28 Aralık 2010 Salı

"renkler müşkül durumda ressamlar şaşkın"


Malumafatrus arsız kız çocuğu kimliğiyle bildiriyor;


Kılık kıyafet konusu ile kafayı bozmuş bir bünye olarak geçen seneden beri büyük bir “ara palto” arayışındayım. Modacıları bilmem ama benim için ara palto, siyah gibi genel kullanım dışında kalan gri veya kahverengi gibi sadece kendine özgü renklerle uyumlu olan dışında kalan fonksiyonel bir model.
Aslında vakti zamanında gayet geniş seçeneklerim varken böyle bir arayışım yoktu. Ama sonra yeni almak için eskiyi vermek şart mantığının gazına gelerek kendilerini bıraktığımdan, apaçık ortada kaldım. Markaların ara palto konusunda bu kadar beceriksiz olduğunu bilseydim elimdekinin değerini daha iyi bilirdim diyeceğim ama asıl hadisenin elinde olmayanın cazibesi olduğunu bal gibi biliyorum. Bu noktada da alana kadar ara palto hevesi ile yanıp tutuşacağımı ama sonra yeni bir sportif palto da gerekecek diyeceğim.
Ara palto seçenekleriyle gönlüme gayet hitap edeceğini düşündüğüm İpekyol’a girersem, cüzdanı da orada bırakmaktan korktuğum için kendisi ile buluşmamı ötelemeye çalışıyorum. Ama diğer mağazalardan eli boş döndükçe sevenlerin arasına girmeyin uleyn diyerek denize düşüp takside sarılmam da kişisel tarihim için pek şaşırtıcı olmaz herhalde.
Modayı pek takip etmesem da, Türk modasının pek vizyoner olmadığını düşünmekteyim. Biz buna kısaca taklitçi zihniyet diye de çamur atabiliriz sanırım.  Yani misal, bendeniz geçen sene her yerde gri çizme aradım ama karşıma çıkan sadece 2-3 model de kahverengi kıvamında gri oldu. Bu çaresizlik içinde bulduğum içime sinen gri çizmeye de saçma bir para vererek moda olmayanı istemenin bedelini ödedim. Ama bu sene bakıyorum, her yerde bir gri çizme bir gri bot.
Gri spor ayakkabı kısmına ise vakti zamanında yeteri kadar kelime harcadığımdan  hiç girmiyorum.
Anlayacağınız modamızın tek tip hallerinden fevkalade muzdaribim. Herkesin aynileşmesi ticari açıdan maliyetler düşünüldüğünde çok mantıklı gelse de, bazı ruhlar haute couture doğar ve üniformalara bürünemez.
O nedenle farklı olan, farklılaştıran benim gözümde kazanır. Tabi ben kılık kıyafete bu kadar para yatırırdıkça pek kazanmaz, daha çok kaybederim ama onu da başka bir yazıda dert edelim artık.

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;
  • Modadan anlamaz biri olarak ben chanel no 505 oje neden ve nasıl meşhur oldu. İlk kim bu modeli sürdü de vay çok şahane dedi, merak ediyorum.
  • Saçları siyaha yakın olup da kahverengi giymekten mutlu olan insanlar var mıdır acaba? Ben şahsen hiçbir zaman kahverengiyi kendimle örtüştüremediğimden, kırk yılda bir siyahın değerini daha iyi anlayabileyim diye giyerim kendilerini. 
ps. başlık şarkısı Sen-Ben ve Bülent Ortaçgil

4 yorum:

Fery... dedi ki...

ara palto?? böyle bir tanım var mı senin yarattığın bir isim mi?

kusburnu dedi ki...

Valla ferycim,ben de soracaktim ama cahilligin beni olduruyor damgasini bir kez daha yememek icin sormaya cesaret edemediydim. Bu vesileyle soruyorum;nedir ara palto furus hanim? Boyu ne uzun ne kisa palto mu?ne kalin ne ince palto mu?nedir yaw?

malumafatrus dedi ki...

öncelikle ara paltonun en önemli özelliği renginin ara olması:) yani siyah veya krem olmayacak mümkünse de karışık bir renk olacak ya da her renge uyma becerisi gösterecek.

Çok kalın olmaması tercih sebebi ama boyuna karışmam, herkesin ara paltosu kendisine.

meraklılara not: Bu arada yazı mı dürttü, şans mı tesadüf mü bilinmez, dün gönlümün ara paltosu da bulundu. Yeni yıla gözüm açık girmeyecek en azından:)

malumafatrus dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.