15 Kasım 2010 Pazartesi

"ters yola saptık koptu şamata"

İyi bir sinema izleyici olmadığım malumunuzdur. Ben deniz daha çok mevsimsel sinema izleyicisiyim ve bu havalar bir türlü kış ruhuna bürünmediğinden de filmsel aktiviteler de bulunamıyorum.

Ama geçen hafta, trafik ve tesadüf münasebetiyle sinemaya yolumuz düştü ve ben de Ali Atay etkisiyle oyumu Vay Arkadaş’tan yana kullandım, hiç de pişman olmadım.

Film için tüm vizyonsuzluğumla teknik yorumlar yapmaya çalışsam, bir Guy Ritchie filmi çakması olmuş diyebilirim sadece. Bununla beraber baz noktalarda da Organize İşler alıntılarını olduğunu vurgularım. Bir de çok resmi bir dayanağı olmasa da bana Tarık Akan’ın küçük kardeşi için hırsızlık yaptığı filmi andırdı.
Anlayacağınız filmin pek bir orjinalliği yok. Kaldı ki filmin de öyle bir derdi yok. Yani öyle olsa filmin en kötü oyuncularından Mustafa Üstündağ’ın “muro” sahnesine referans vermesine yer olmazdı. Mustafa Üstündağ gibi mete Horozluğu’nun da oyunculuğu bence kötüydü, keza Pamela da gereksiz bir rolde ve oyunculuktaydı.



Ama peki ne oldu? Peki ya ne oldu sayın okur?

Ben bunca negatif kritere rağmen filmi pek sevdim.  Hatta şöyleki şu an filme tekrar gidelim mi sorusuna hemen evet diye atlayabilirim. Şahsen Ali Atay etkisi mi argo etkisi bilemiyorum ama ben çok güldüm filmde. Fırat Tanış’ın da ayrı bir efsane olduğunu belirtmem gerek ki “"siz daha önce boru tesisat işi falan yaptınız mı?" ve “az daha çarpışıyorduk” replikleri halen aptalca gülümseme nedenimdir.

Yani sayın okur; bayramda yapacak bir şey yok ama izleyecek de film yok gibi bir derdiniz olursa, vay arkadaş’a şans tanıyın derim.  İyi bir filmden ziyade, gülüp eğlenmek keyif almak için iyi bir tercih olduğunu düşünüyorum.  Özellikle film fragmanında soyadı yanlış yazılan Ali Atay’ı sevenlerin mutlaka izlemesi gerektiği bir film olduğu notunu düşüyor, bayram sezonunda yayınlanacak tv filmleri ile sinemacı bayramı yaşamayı planlıyorum.

ps. başlık şarkısı Vay Arkadaş- Multitap

2 yorum:

varol döken dedi ki...

gitmezdim, gitmedim... ama onun yerine new york'ta 5 minare verseler, bir giderim, sabaha kadar yatsı ezanına kadar izlerim...

malumafatrus dedi ki...

ben de new york'a gider, beş minareye gitmem ve fırsatını bulsam tekrar vay arkadaş'ı ayıla bayıla izlerim.