28 Kasım 2010 Pazar

"bir bir aklımda söylediklerin, işe yaramaz bu bildiklerim"


Magazinin gözünü çıkartırken;

  • Acun Ilıcalı’nın karısını aldatması şu dünyada şaşıracağım bir haber değil. Kendisinin çoğu insanın dudağını uçuklatacak, muhtemelen benim de hiçbir zaman sahip olamayacağım bir servete sahip olması da şaşırdığım bir hadise değil. Bu ülkede herkes hakkıyla para kazanıyor da, bir Acun Ilıcalı mı bu düzeni bozuyor; bence değil. Ama yani 20 yaşındaki bir genç kızın 1990’lı olmasına epey içerlediğimi belirtmem lazım. Tabi ben buna takırken, ılıcalı’nın büyük kızı da babasının kendisiyle yaşıt sayılabilecek biriyle birlikte olmasına içerliyor olabilir mi bilemeyiz. Medya, para falan derken bir ailenin daha yıkılmasını artık kanıksasak da şu şekilci fikriyatımı da müsadenizle sizinle paylaşacağım.
  • Erkekler olağan flörtükler ve yeri geldiğinde flört edenler olarak ikiye ayrılır. Acun Ilıcalı’nın Acun Firar’da zamanından kalma flörtüklüğünü ve “ben güzelden anlarım” haliyet-i ruhuna hepimiz tanık olduk. Ama fakat ve lakin, bu karşı cinse sürekli çapkın bakan nesil nasıl beceriyor bilmiyorum ama çok çok güzel kadınlarla evlenmek yerine daha normal kadınlarla ( sen ben o gibi) evleniyorlar. Birçok gözlemime dayanarak bunu düşünüyorum ve bir müsait vakitte bu hal ve tavırların sosyolojik veyahut psikolojik gerekçeleri araştırılsın istiyorum.
  • Dsmart’ın mazlum adlı bir deney faresine dair olan reklamını yapanları, hadiseye emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Zevksizliğin, saçmalığın gayet güzel bir örneğini bize sunup, ürünün kalitesini zihnimizde epeyce arttırdıkları  için..
  • Sosyetenin gözde bekarı Derin Mermerci’nin şu yaşına kadar dahil olduğu aşk hikayeleri takdir edilmesi gereken bir başarı. Ama bana göre asıl başarı başkası yaptığında ayıplanacak şeylerin sosyetik ünvanı sayesinde gayet normal kabul edilmesi ve o gözde bekar ünvanının hiçbir şekilde gölgelenmemesi. Bu durumda fatmagül’ün suçu nedir diye sormak haliyle boynumun borcu.
  • Gazetelerden takip ettiğim kadarıyla Ferruh Taşdemir adındaki ex- televoleci yeni yapımcı gündemdeki bir magazin figürü olmak için gerçekten büyük çaba sarfediyor. Özge Ulusoy’lu dalgalanıp durulan psikopatlaşan gönül hallerinden sonra Deniz Akkaya ile beraberlik yaşamaya başlaması, kendisinin 2010 model bir Reha Muhtar (aşk acısı çeken kadınların teselli adresi) adayı olmaya niyetli olduğunu da pekala gösteriyor. ( bknz İlker İnanoğlu sonrası Özge Ulusoy; Efe Önbilgin sonrası Deniz Akkaya)
  • Başak Sayan- Ahmet Hakan ilişkisinde ne olup bittiyse artık kendileri tekrar yan yana görülmüş. Yine anlamadığım bir nedenle Yiğit Karaahmet, Ahmet Hakan’a küsmüş. Aksi takdirde kendisinin Başak Sayan ile fotosu madi clara’da yer almazdı diye düşünüyorum.
  • Bu hafta içinde en güldüğüm magazin haberi Cem Yılmaz’la görüntülenen Ahu Yağtu’nun bir gün sonrasında Serkan Altunorak ile çekilen fotoğraflarının haber yapılma şekliydi. İkisinin birlikteliğinin çok inandırıcı olmadığını anlatmak isteyen magazin camiası, Serkan Bey’e direkt eşcinsel diyemediğinden, kendisinin tanımadığı erkekler tarafından gasp edildiği haberini de fotoğrafın altına not düşerek, aradaki köprüyü kurmayı okuyucuların hayal gücüne bırakmış.
  • Hayal gücüm ve ben bu basit bulmaca için magazin camiasına teşekkür eder, başka bir dedikodu bülteninde görüşmek üzere huzurlarınızdan ayrılırım. 

    ps. başlık şarkısı Sıla- Acısa da Öldürmez

    Hiç yorum yok: