28 Ekim 2010 Perşembe

"dünyayı yağlamak lazım paslandı düzgün dönmüyor"



IDO maceraları yaşamaktan yorgun düşsem de, dertlerimi yazı konusu yapmaktan vazgeçmeyeceğim sayın okur.

Bir Bandırma seferim de maalesef beklenenden daha yorucu ve daha uzun sürdü, haliyle de bana IDO ve hava muhalefetine küfretmek düştü.

IDO yazılarından bıkan okur; “ee kardeşim bu kadar nefret ediyorsun deniz otobüsünden, neden karayolunu tercih etmiyorsun diye sorabilir.” Ben de kendilerine karayolundan fevkalade sıkıldığımı aslında 2 saatlik yolculuğun hepsinden nefret ettiğim için IDO’yla mecburi bir aşk ve nefret boyutunda bir ilişki yaşadığımı itiraf ederim.

Sabah telefonumun alarmı çalmadan önce IDo’nun "iptal oldu senin sefer malumafatrus hnm” msjının geleceğini düşünüyordum ama öyle olmadı. Kalktım, hava kontrolümü yaptım, ido’nun sitesini kontrol ettim, hava normal gibi gözüktüğünden bir msj da gelmediğinden hazırlanıp, sabahın körü dizim Ihlamurlar Altında’yı izledim. Sefer iptal olacak diye biraz daha beklersem geç kalırım diye yollara düştüm, şansıma Dikilitaş’ın en yaşlı ama en şirin taksicisi ile Yenikapı’ya gittim. Yenikapı’nın oradan ağır ağır yürüyordum ki, anons sesiyle yüzümde oluşan saçma bir tebessümle geri döndüm. 

Beklediğim olmuştu ama işte IDO basiretsiz bir şirket olduğundan biraz gecikmeli olmuştu.
Seferden yarım saat önce  Yenikapı’da olmamızı salık veren IDo, bu noktada bir seferi de sefer saatinden en geç 1 saat önce iptal etmesi gerektiğini düşünmediğinden 7 seferini 6.22 de sadece sefer yerinde anonsla duyururken, sefer yolcularına 6.33’de msj yoluyla iletmeyi de becerebiliyor.

Kendimi bu gidişata hazırladığımdan, valizim de pek hafif olduğundan dangalak bir taksiye atlayıp Beşiktaş’a geçtim. Oradan da güzergah olarak Üsküdar, Harem, Ataşehir falan derken yola çıktım. Bu noktada benim işe gitme saatim olan saatlerde insanların pek sokakta olmadığını da idrak etmiş oldum.

Sonrasında da yağmur, uyku, baş ağrısı, yandaki yolcuya gıcık olma derdi falan derken evime ulaşabildim. Bandırma’yı görünce İstanbul’dan yola çıksaydık bile Bandırma’ya yanaşamazdık alimallah diye düşünüp halime şükrettim ve bugünkü yorgunluğumu gidermek için kendimi aile huzurunun kucağına attım.

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

  • Bu havalarda çalışmak zorunda olanlar, evsiz barksız olanlar bir yana bir de benim minik kediyi merak ediyorum ama o zaten sokaklara yaşamayı öğrendiğinden, bu mücadeleden de kurtulur diye umut ediyorum. 
ps. Başlık şarkısı Redd- Bahçelere Daldık

  

2 yorum:

Aslı dedi ki...

Yarın sabahki İDo seferimiz iptal oldu. Hay bin kunduz!

malumafatrus dedi ki...

Geçmiş olsun Aslı ama yine de bana göre şanslı olduğunu söyleyebilirim:)

Çünkü benim seferimin iptal olduğu haberi de seferden yarım saat önce değil de bir gece önceden gelseydi, ne bu isyanım olurdu, ne de yorgunluğum.