3 Ekim 2010 Pazar

"ben hiç böyle suskun kalmadım"

Daha önce de bahsettiğim yetenek, sabır hallerimden ötürü annem ve babam taşınma sürecimizin başından sonuna kadar bizimleydi. Muhterem ev arkadaşım da, taşındıktan sonra gurbet yollarına düşünce eve alışma sürecim biraz farklı oldu. Yani ben sanki bu evde blg ile değil de, ailemle yaşıyorum gibi yanılsamalara kapıldım, aileci hallerimden ötürü de buna hiç itiraz etmedim.

Ama işte “her güzel şey bir çırpıda bittiğinden” mütevellit annemler de evlerine döndüler ve bendeniz yeni evimizle gerçek bir tanışma sürecine girdim ve pek tuhaf oldum sayın okur.

Kocaman evde yalnız kalmama mı üzülsem,

Anne baba konforundan mahrum kalmama mı hüzünlensem,

Yeni evin alışma sürecinin çok da kolay olmayacağını idrak etmeme mi gıcık olsam bilemedim.

Üstüne bir de haftanın en antipatik vakti olan Pazar akşamında “deprem oldu” haberlerini sınavda boş kağıt vermeye karar verdim.

Ama yine de, depremi hissetmediğim için haliyet-i ruhuma şükrediyor ve Pazar depresyonumla seviyeli birlikteliğimize devam ediyorum.  

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

  • Deprem haberinin benden ziyade şehir dışındaki annemi korkutmasına ise ebeveynlik diyoruz.

ps. başlık şarkısı Milat- Yonca Lodi

2 yorum:

Fery... dedi ki...

ben de hissetmedim ya, evim yeni olmasa da deprem olduğu söylenen bir pazar akşamı ve gecesinde ben de yalnızım üffff :(

kusburnu dedi ki...

ben hissettim, mutfakta tencereler kımıl kımıl kıpraştı. ne güzel di mi?