15 Ekim 2010 Cuma

"belki karşılaşırız aptal bir barda, belki de dönüp bakmazsın"

  • Ne kadarınız duydu bilmiyorum ama bugün Münir Özkul için ömrü hayatında bir kez daha vefat etti asparagası yapıldı. Ben asparagasın ömrünün sonuna yetiştiğimden konunun ciddi olabileceğini düşünmeye fırsat bulamayıp, daha çok “bu ne biçim şaka” isyanlarına tanık oldum. O zamanda twitter’da “bunca yıllık yazılı ve görsel medyaya şüpheyle yaklaşırken, sosyal medyaya “dediğim dedik” muamelesi yapmak nedir minvalinde şakıdım.
  • Hadise bittikten sonra bakıp da ahkam kesmek işin en kolayı ama gerçekten insan, böyle bir şeyi duyduğunda da bir sorgulamalı be sayın okur. Yani ihtimal verdiğiniz bir haber olsa dahi, bir durup düşünüp acaba demez mi insan? Hepimiz hayatımızda bir kez yalan söylemedik mi, hepimiz hayatımızda bir kere konuyu abartarak anlatmadık mı? Bu durumda kulaktan kulağa yayılan bir haberin de böyle olması ihtimali hiç yok mu? Bugün Ricky Martin yaşıyorsa, Münir Özkul’un da yaşaması o kadar doğal bir olay değil midir?
  • Bu ülkenin şu gün baktığımızda Altın Portakal’dan daha önemli bir film festivali ve Kral Tv müzik ödüllerinden daha kabul görünen bir müzik yarışması yok. Bu sebeple, ben de Altın Portakal’a günlük ve özellikle paçoz kıyafetleri ile katılan sinemacılara kılım bu da kayıtlara geçsin lütfen sayın okur.
  • Engin Altan Düzyatan, ses ve karizmasıyla (bir de tabi solak olmasıyla) takdire şayan bir insan evladı olsa da, o sakasız haliyle nasıl fena olmuş öyle.
  • Yani Radikal’e dair pek meraklı pek hevesli değilim, kaldı ki tahmin edeceğiniz üzere neyleyim ben Ayça Şen’siz Radikal’i. Ama ve fakat, bugüne kadar bir gazetede yazmayan ( en azından benim bildiğim) ve eski radikal’e bolca eleştiride bulunan Cüneyt Özdemir’in Radikal’de yazacağını öğrenince şaşırmadım desem yalan olur. Bakalım, yetenekli bay Cüneyt Özdemir’in gazete macerası hangi yönde ilerleyecek.
  • Cüneyt Özdemir diyince aklıma ego geldi, ego diyince de Altın Portakal’da ödül alırken ekibim diyen filmin yöneticisinin gerçek bir ekipten bahsediyorsa “ekibimiz” kelimesinin çok daha yerinde olacağını belirtmek isterim.
Bu arada da şunları merak ediyorum;
  • Erkan Özerman, best model seçmekten ne zaman vazgeçecek acaba?
  • Bu ülkede başarılı bir organizasyon ne zaman olur acaba?
  • Bu sene yaşanılanlardan sonra Altın Portakal seneye de düzenlenir mi?
  • Yapı Kredi ve İş Kuleler muhitindeki sandviççi teyze halen oralarda mı iştigal etmekte acaba?
  • Bir boşanma davası bir türban hadisesinde karşımıza çıkan Kezban Hatemi hukukun hangi alanında uzman acaba?Hukukun her alanında uzman olmak mümkün müdür acaba?
  • Atilla Dorsay’ın Altın Portakal finalinde ödül verirken söyledikleri, Erol Büyükburç’un “ben saksı mıyım” tepkisinin daha üsluplusu değil de nedir acaba?
ps. başlık şarkısı, Aylin Aslım; Güzel gözlü güzel çocuk

2 yorum:

FKH dedi ki...

"Bu ülkede başarılı bir organizasyon ne zaman olur acaba?"

> sanırım insanlar sanatı ilk kez görmedikleri bir şeymiş gibi algıladıklarında! o da zor gibi..

varol döken dedi ki...

altın portakal için bknz:

http://varolmayansovalye.blogspot.com/2007/09/skma-portakal.html