16 Eylül 2010 Perşembe

"telafi edilemez inkarsın"


Bir bilenden sıfır kilometre fatura işleri çilesi;

Sayın okur, bakmayın böyle edebiyat yaptığıma sıkıntılı bir günü atlattıktan sonra kendimi çabuk toparlıyorum. Mesela 4 devlet dairesi dolaştığım o şanlı Salı gününün üzerinden çok zaman geçmiş gibi geliyor bana şimdi. Acılarımdan ders çıkartmak gibi de bir misyonum olduğundan bu ev işleri ile münasebet kuracak birileri için su doğalgaz ıvır zıvır hallerinin nasıl hallolduğunu tarihe not düşmek , değişeceğinden pek umudum olmasa da eleştirmek istedim.

Öncelikle şunu belirtmeliyim 10 yıldır ilk defa bu fatura işleri ile uğraştığım için halime şükrediyorum. Yani daha önce oturduğumuz iki evde de hep bir başkalarının üzerine açılmış su elektrik ıvır zıvırı gül gibi kullanıp, ayrılırken de parasını son kuruşuna kadar ödemiştim. Ama bu sefer, her şeyi üstümüze almak için yollara düşmek şart oldu. Bu yüzden değerli ev sahiplerinden ricam, elektrik su hadiselerini kendi üstlerine yapıp, borçların ödendiğini de düzenli takip etmeleri, son dakika gollerini de depozito ile önlemeleri. (Kiracıysak mahkum değiliz diye bir halk isyanı başlatmaya dersiniz kiracı okur?)

Ev sahibiniz dediğim dedik, çaldığım düdükçü çıktıysa veyahut siz zaten mal sahibi iseniz, bu işin en güzel yolu vekalet usulüyle işi devretmek. Tabi bu vekil olacak kişinin bir anne bir baba olması pek şahane olur, öbür türlü herkes göreve hazır bir gönülseveri nasıl bulabilir bilemiyorum.

Bu ihtimallerin hepsi çöpse ve size yollar mecburen gözüküyorsa, önceliği IGDAS’a vermenizi şiddetle öneririm. ( Tabi ben bu önerileri Avrupa yakası Beşiktaş çerçevesi için veriyorum, Anadolu yakasında durumlar farklıdır bilemem) İşlemlerin uzun sürmesinden ziyade, sıranın çok olması burada önemli bir etken. Benim işin 5 dakikada bitti ama 5 dakikalık iş için önümde 30 kişi varken 1 saat beklemek zorunda kaldım. Bu da günümün en şükredilesi isimsiz kahramanının bana elinde fazladan olan bir numarayı vermesinden kaynaklandı. Yoksa ben yola direkt önümde bekleyen 60 kişiyle 2-0 mağlup başlayacaktım. Igdas’in önce yapılması, gaz açtırma süresinin 1 haftayı bulması açısından da şahsımca önemli.

İkincil öncelik önerim en kötü devlet dairesi adayım da olan ISKI olacak. Beşiktaş’ın bağlı olduğu ISKI’nin İstinye’de olması zaten olayın ne kadar şahane olduğunu anlatıyordur kanımca. Orada bulunan Müşteri İlişkileri Şefi işleri bitirmek için çabalasa da, o kalabalığın işinin o kadar az kişiyle ve o yavaşlıkla çözülmesi ve insanların memnuniyetle oradan ayrılması pek mümkün gözükmüyor. Orada yaşadığım diğer absürdlükler de zaman aşımından mütevellit hafızamın derinliklerindeki yerini aldı. Sadece önemli bir bilgi olarak, Kemal Kılıçdaroğlu’nun başına gelenler bizim de başımıza gelmesin diye!! Artık nüfus dairelerine gidip adresimizi kaydettirmemiz lazımmış. Anlayacağınız ilerleyen zamanda ikametkah hadisesi iyice yalan olacak. Özellikle İstanbul’da ikametgahı olmayanların bu nedenle sıkıntı yaşayacağını belirtmem lazım.

Güzide ülkemizin en değerli firması olan Telekom da bu sıralamada benden eksi not alan kurumlardan oldu. 25 kişilik sıra için 1 saate yakın bekletilme becerisini orada da yaşadım ve elimde avucumda bir şey olmadığından iş yapanları izlediğimden de yavaşlıkları karşısında, özelleşen Telekom bu Telekom mu diye kendime sordum.

Koşturmamın başladığı Bedaş ise, günün kolay olabileceği yanılsımasına kapılmama neden olacak kadar çözümodaklıydı. Belki erken gittiğim için belki de gerçekten her şeyi bir noktada toplamadıklarından, işim 7 dakikada bitti. Bununla beraber, vizyon misyon olarak bildiğimiz devlet memuru zihinyetinden daha farklı genç çalışanlar da gördüm. Yani eğer bu işleri biriyle bölüşecekseniz, siz Bedaş kısmını seçin derim ben.


Benim maceram bu seyirde ilerledi. Belki başka gün gitsem daha farklı fikriyatlarım olurdu, emin değilim. Ama bu işler şans kader kısmet ve lojistik destek isteyen işler. Ona göre yola çıkın, bu zorlu maratonda ruhunuzu devlet ve ev sahipleri güçlerine teslim etmeyin.


İmza; yeri gelince muhalif olan popüler kültür kurbanı.

Bu yazıdan çıkartılmayacak maddi sonuçlar;

  • Bu işlemlerin her birisinin bir depozit hali de takdir edersiniz ki mevcut. En düşük depozit gözümün nuru Bedaş’tayken (31 TL), en yükseği normal de Igdaş’ta (240 küsür). Ama fakat ve lakin merkezi sistem bir eve taşınıyorsanız o tutar 51 TL’ye düşüyor. En beceriksiz Iski ise sizden 126 TL depozit alıyor. Kapattırma işlemlerinde ise o günün rayici olan depoziti geri alıyorsunuz. Igdaş faturaya taksitlendirdiğinden nakit ödeme gereksiniminiz olmuyor. Bedaş’ın böyle bir durumu yok sanırım. İski ise size kredi kartı ve nakit opsiyonlarını sunuyor.

ps. başlık şarkısı AThena- Sakla Beni

2 yorum:

Fery... dedi ki...

offf son 4 yılda 3 kere bunları yapmış biri olarak bu sayıyı 4 çıkarmayan sevgili ev sahibimize buradan selamlar :)

varol döken dedi ki...

bildiğin bayağı faydalı blog bu...

ama 4 sene önce neredeydin ey blog sahibesi diye sormak da, apartmanda bütün faturaları üstüne almış tek kişi ve hatta bu yüzden de sorumluluk sahibi sıfatıyla yönetici yapılmış bir birey olarak benim hakkım...

tabi şu bilgilerden sonra sanırım bir ömrümü 35 m2de geçireceğimi, şuradan şuraya kıpırdayamayacağımı bilmek de sana ne kadar faydalı olur bilemiyorum:)