24 Eylül 2010 Cuma

"mantıktan bir haber yok yine bana"


Kova burcu olmasam da, hem her şeyin doğrusunu bildiğimi iddia eder   ( bknz. nickimin doğru hali) aynı zamanda da işime karışılmasından hiç hoşlanmam. 

Mesela, işim İstanbul'dan da öte bir yerdeyken bana göre merkezi olan bir semtte oturduğumu duyanların ilk tepkisinin, "ay neden işine daha yakın yerde oturmuyorsun, zor oluyordur her gün o yollar" olmasına deli oluyorum. Ama yine de "işim dağ başında diye ben de mi dağ başına sürgün olayım?; işimle bir ömür boyu mutluluk hayallerim yok ki benim, önümüzdeki güzel maçlara bakıcaz gün gelecek. Ayrıca bu zamanda işe güvenip de hayatının yönünü değiştirir mi insan?"fikriyatlarımı kendime saklıyorum.

Böyle hadsizlikleri gördükçe de "aman çeneni tut malumafatrus, boğmak istediğin insanlar gibi olma" diye kendimi dürtsem de ara sıra bazı bazı yol gösterici olmak adına, hayatsal müdaheleleri de gerekli görüyorum.

Başkalarının hayatına müdahale konusunda kendimi frenlemeye çalışsam da, ara sıra bazı bazı yol gösterici olmak gereksinimi ile de dolup taşıyorum.O zamanda bolca, "bence" ve "bana göre"li cümleler kuruyor ve bunları yaparken de fevkalade sıkıcı oluyorum.

Ama  o sıkıcılığın boyutu ne olmalı işte onu şimdilik tam bilemiyorum. Yani sizin yol göstermeye çalıştığınız kişi karşınızdaki o yolların hiçbiri ile ilgilenmiyorsa, nereye kadar gitmeli, ne kadar ısrarcı olmalı sorusunun cevabını bulamıyorum ben. 

Karşınızda küçük bir çocuk yoksa ve siz bir öğretmen değilseniz, iyi niyet çerçevesinde gerçekleştirdiğiniz bir eylemde fevkalade antipatik bir hal alabilirsiniz. Ama işte o noktada pes mi etmeli yoksa devam mı etmeli, bunun belirleyici noktası nedir sayın okur?

Sonuçta koca koca insanlar ne olursa olsun kendi hayatlarını ve tercihlerini mi yaşamalı da diyebilirsiniz, ben elimden geleni yapayım da o anlamak/yapmak istemezse istemesin de diyebilirsiniz. Ben ısrar sevmediğimden fikriyat belirtmenin, tavsiye de bulunmanın da bir iki deneme sonrasında bırakılması gerektiği taraftayım. Ama idealistlik denilen şey de böyle olmuyordur herhalde.

Yani şahsen nedir bu işin doğrusu bilemiyor ve çocuk büyüten, özellikle ergenlik sürecindeki gençlerle haşır neşir olan herkese bol şans ve sabır diliyorum.  

ps. başlık şarkısı Athena-Çöküşlerdeyim

Hiç yorum yok: