23 Ağustos 2010 Pazartesi

"varsin ömrümü takvimlerden çalsin yillar"


Bir vakitler, şöyle bir şey demiştim; kadınlar erkeklerin hep iş aleminde hemcinslerinden ötürü torpilli olduğunu düşünür ama kadın yöneticiler de genelde erkeklerle çalışmayı tercih eder. Hala aynı fikriyattayım. Kadınlar erkeklerle, erkekler de erkeklerle çalışmayı tercih ediyor. İtiraf etmek gerekirse ben de artık bu güruhtanım. Daha açık konuşmak gerekirse kadın yöneticilerle çalışmaktan yorgun düşmüş haldeyim.

Aslında şunu kabul etmem gerek, bu işin kadın erkeği yok. İnsan yönetimi çok az insanın sahip olacağı bir özellik. Ama biz de yöneticilik kıdemle elde edilebilecek bir şey gibi düşünüldüğü için, bir yerden sonra yapamayan yönetir mantığıyla herkes yönetici oluyor. Ve eğitimciler kusura bakmasın ama takım olma eğitimleri, falanlarla filanlarla o eksik sıfatlar insanlara belli bir yaştan sonrada kolay kolay enjekte edilemiyor.

Aslında amacım iş aleminden konuya girip, kadın kadının düşmanıdır felsefesinin altını yine ve yeniden çiziktirmek. Siz diyin Aslan burcu olmaktan, ben diyim küçük çocuk olmaktan, hayat desin sen olmaktan ötürü; ben “benim dediğim olsuncuyumdur”. Ama fakat ve lakin, bunu kabul etmeyenlerle, hayır benim dediğim olacak savaşına girmem, ya da bilinçli olarak girmekten kaçarım.

Açıkcası benim istediğimin olmasını bir şımarıklık olarak görürüm, bunu bir ego savaşı olarak değerlendirmem, bunu böyle değerlendirenle de aynı dili konuşamayacağımızı bilir, kendi yoluma bakarım.

Ama işte kadın kadının kurdudur durumunda bu "herkes yoluna " felsefesi pek varlık gösteremiyor ve yollar bir şekilde birbiriyle iç içe geçiyor. Çünkü kadınlar unutmuyor, çünkü kadınlar önemli olmak istiyor, çünkü kadınlar anlayış beklerken anlayış göstermeyi unutuyor.

Mesela nasıl oluyor bilmiyorum ama araba kullanan kadınların hepsi kendi dışındaki tüm kadınların kötü araba kullandığını düşünüyor.

Mesela benim de dahil olduğum büyük bir çoğunluk, kadınların iyi yönetici olamayacağını düşünüyor.

Mesela kadınlar, hedefe giden yolda hemcinsinin kuyusunu gönül rahatlığı ile kazabiliyor

Anlayacağınız kadınların bitmeyen iç savaşı, dışarıda da dinamizmini bir şekilde koruyor...

Muhtemelen bu yazı da benim hemcinslerim tarafından aforoz edimle yazım oluyor.

ps. başlık şarkısı Unut Gitsin- Nilüfer

13 yorum:

varol döken dedi ki...

aforoz edilirsen aslan burcu erkekleri olarak altın günümüze bekleriz:)

malumafatrus dedi ki...

Aslan burcunun dahil olduğu gün organizasyonda altından daha değerli bir mücevherat olmasını beklerdim. Nerede kaldı aslan görgüsüzlüğü, lüks düşkünlüğü...

Bir de erkek adam, altın günü yapmasın, yapacaksa usd, euro, tahvil falan günü yapsın dersem, o grubun kapısını da açamadan kapatmış olur muyum?

kusburnu dedi ki...

Bir kadın yorumcu olarak yorum yazmak boynumun borcu. Öncelikle bayan yerine kadın dediğin için seni tebrik ediyorum ve seni aforoz etmiyorum. Etsem de umursamazdın zaten, yanlış mı? :) Bence de kadınlardan yönetici olmaz, iyi kadın yönetici erkeksi olur zaten. Kadınlık bir cinsiyetten öte bir ruh halidir. Kadın gardiyanlar vardır mesela ama kadın demeye bin şahit ister.

Bence kadınlar sadece kendilerini önemser,diğer kadınları kıskanır. Ve her kadın bir diğerinin .ötüne bakar. Bu da benim tezim.

Bir tek araba konusunda itirazım var, ben mesela benim dışımdaki tüm kadınların benden daha iyi araba kullandığını düşünüyorum, ya da umuyorum diyelim. Ama erkeklerin benden daha iyi kullanamadıklarından eminim.. nihohahahah!!!!

Nuray dedi ki...

ben hem bi çok erkekten hem de bi çok kadından daha iyi araba kullandığımı düşünüyorum :) nolucak şimdi???

varol döken dedi ki...

benden iyi araba kullandığınız kesin...

sıkıyorsa motosiklete gelin!

blog sahibesine not: euro günü yapıyorduk bir zamanlar tavukçuda:)

varol döken dedi ki...

kadınlar birbirini sevmiyor... çok açık ve net... yani tabi o kadar açık ve net olmayabilir ama böyle yazınca etkili oluyor... biz kadınları onların birbirini sevdiğinden çok seviyoruz, aynı şeyin tersi erkek için geçerli mi onu da siz söyleyin, yanlış tespit yapıp eleştiri bombardımanına tutulmak istemem... ama karşılaştığım çok örnek var... mesela üniversitede can ciğer olan 4 kız arkadaşın 4ü de birbiriyle zinhar konuşmuyor şu an... sanırım sizin ortak paylaşmanız gereken nesneler daha çok... biz erkeklerin öyle büyük problemleri yok ondandır belki... bu genelgeçer doğru olma ihtimalleri yüksekler hayatın her alanına yansıyor tabi... bir de oturup neden aşk-ı memnuyu tartışıyorsunuz ya, yapmayın bunu, izlemeniz bile yeterince büyük bir cezayken ertesi gün tüm diziyi tartışmayın, ne olur, lütfen... bu arada erkek olan hangisiydi bihter mi behlül mü?

kusburnu dedi ki...

behlül kaçar.. so, behlül..

malumafatrus dedi ki...

peki ama yarım saat önce maçı canlı canlı izlemişken, bir de özetini izleyen erkeklere ne demeli varol döken?

varol döken dedi ki...

varol kaçar:)

Fery... dedi ki...

muhabbet çok tatlanmış sonlara doğru :) kuşburnu cevabına bayıldım :) behlül kaçar... so, behlül :)))

sevgili blog sahibi yaptığın tüm bu eleştirilere kadından yönetici olmaz kısmı dışında da kendini katıyor musun merak ettim?

ben de şimdiye kadar üniversite ve iş hayatında hocalarımın ve yöneticilerimin kadın olmasını istemedim çünkü erkek olmasında risk %50 iken kadında %70 kabul ediyorum ama bu kadar veryansın fazlasıyla haksızlık bence...

Hemcins dayanışmasını öldürmemek lazım... bugünün dünyası zaten erkeği el üstünde tutup tüm yönetim kademelerine erkeği yakıştırırken kadının zaten başka görevleri de var derken siz yapmayın bari ya...

Heee kadından kuaför ve jinekolog olmaz o ayrı ama erkekten de... ulen erkekten her şey oluyor galiba ya :P

Fery... dedi ki...

heee bence ben de iyi araba kullanıyorum ama benden iyi kullanan kadınlar da var farz-ı misal nuray :P

malumafatrus dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
malumafatrus dedi ki...

araba konusu malumunuz, zaten şu yaşa geldim hala yerim sürücü koltuğunun yanı, bu saatten sonra araba kullanmaya başlamak en iyi olmak için yeterli olmaz!!

Önemsemek konusuna yazıda da değindim, ben zaten şımarık ve hep bana hep banacıyımdır, o konuda kendime ayrımcılık yapmam.

Yöneticilik konusunda zaten erkek de olsam, "sevilen ve iyi bir yönetici" olacağımı düşünmüyorum.

Unutmak konusunda da şahane hafızamdan ötürü gönül rahatlığı ile katır gibiyimdir diyebilirim:)