1 Ağustos 2010 Pazar

"mişli geçmişde sorunlar saklanır"


"Baba olmak, insanın hayat hakkındaki fikirlerinin değişmesidir. Kızlar, henüz üç yaşındayken ellerine bir oyuncak bebek alarak anneliğe hazırlanıyorlar. Erkekler öyle değil. Bir adam, çocuğu doğduktan sonra sersemleşir, aptala döner. Bu, kaçınılmazdır. Çocuk, babanın dünyasını yönetmeye başlar ve onun hareket kabiliyetini kısıtlar. Hayatın, bebeğin minik ellerindedir. Bizim kuşağın ebeveynleri, çocukların okuyup büyük adam olmasını isterlerdi. Biz ise çocuklarımızın süper kahraman olmasını istiyoruz.

Öte yandan, onların üstüne titriyoruz. Sokağa çıkmalarına izin vermiyoruz. Prizlere otomatik kapak, dolaplara, otomatik kilit uyduruyoruz. Emniyet kemerleri evrenin yetişen çocuk, sahiden güçlü olabilir mi?

Sanırım, annelik de babalık da asla hakkıyla yerine getirilemeyecek görevler: Mission Impossible. Hakikatleri, budalalığımızın verdiği enerjiyle abartıyoruz. Çocuklarla ilişkimizde içtenliğin kar etmeyeceğiniz sanıyoruz. Çünkü nasıl ki kendimizi tanımıyorsak, haddimizi bilmiyorsak, bilincimizin çarkları oksitlenmişse, dilimiz dua ederken bile yalandan başka şeye dönüşmüyorsa...çocuklarımızı da sevmekten aciziz. Körkütük köleliğimizi ve/ya da uçsuz bucaksız vurdumduymazlığımızı onlara dikte ediyoruz.

Dolayısıyla her çocuk, bir anne- babaya ait olmanın bedelini ödüyor. Ya da yetişkinler tarafından kuşatılmaktan kaynaklanan travmayı yaşıyor."
Murat Menteş- Korkma Ben Varım 30 Ocak'ta şuursuzca aldığım bu kitap o kadar şaşırttı, o kadar mutlu etti ki beni; tatil öncesi ideal tatil kitabım yok derken, en şahanesi ile bitirdim tatilimi.

KORKMA BEN VARIM- MURAT MENTEŞ

Murat Menteş, eğlenceli ve zeki bir dile sahip. Bu yüzden de bu kopyaladığım kısım sadece bir başlangıç, daha şunu da kopyalamalı bunu da yazmalı diye bakıyorum sayfalara.


Gerçi eğlenceli bir dile sahip diyip, böyle derin sosyolojik gözlem satırlarını kopyalamak tuhaf bir ön yargı oluşturabilir ama ben sanırım kitaptaki en ciddi paragraflardan birini kopyaladım, bundan sonra kopyalayacaklarım daha eğlenceli daha hınzır cümleler olacaktırın garantisini verebilirim.

Açıkcası ben kitabı okurken bolca güldüm, sizin de bir müsait vakitte alıp aynı tebessümlere sahip olmanızı gönül rahatlığı ile öneririm.

ps. başlık şarkısı Bozburun- Bülent Ortaçgil

2 yorum:

farawaysoclose dedi ki...

Hamilelik ve doğum ve çocuk büyütme sürecinde en zor, en sıkıntılı, en yıpratıcı vazifeleri hep anneler yerine getirdiği halde, sanki annelerin bunu yapmak doğasında varmış gibi, sanki "3 yaşından beri" buna şartlanmış ve kodlanmışlar gibi davranıp kendi beceriksizliklerini yücelten baba tiplerine sinir oluyorum.

tam annenin işini kolaylaştırmaları, işe yaramaları gerektiği zaman sersemleyip aptala dönüyorlar!!

Fery... dedi ki...

"her çocuk, bir anne- babaya ait olmanın bedelini ödüyor."

ne doğru....