20 Temmuz 2010 Salı

"güzel günler mi geçti, yoksa biz mi çirkinleştik?"


Bir süredir, 17 yaşında şeklen büyük, manen minik kuzenime emanet ebeveynlik yapıyorum. Bu vesileyle de içimdeki küçük Hitler'in devleşmesini izleme şansı buluyor, kendimden bir güzel nefret ediyorum.

Veli malumafatruş aile saadetinin göbeğinden bildiriyor;
  • Genelde kuralcılıkla histeriklik arasında gidip geldiğimden can sıkıcı olmaya pek yakınımdır, ama kendimi hatalarımla sevmeyi sevdiğimden de bu can sıkıcılığımı sarıp sarmalarım.
  • Öncelikle şunu belirtmeliyim, emanet çocuk bakmak kendi çocuğuna bakmaktan her şekilde daha zor bir şey. Bu yüzden Allah bakıcılara da, anaokul kreş vb. çalışanlarına da kesinlikle kolaylıklar vermeli.
  • Çocuk sahibi olmak daha öncede söylediğim gibi ehliyete tabi olması gereken bir karar, bir kariyer basamağı diye, yapılacak her şey yapıldı sıra ona geldi diye olacak bir şey değil. Hadi oldu diyelim, nasıl olur da bunun doğru yolu bulunur, var mıdır bir doğrusu onu merak ediyorum.
  • Bir insan evladı, nasıl çocuğunun üzerinde hak iddia etmez, nasıl "onun için her şeyin iyisini ben bilirim" felsefesinden kurtulur, nasıl o şuursuz yavruya güven duyar, nasıl kendi ayakları üzerinde yürümesine sabreder ben şu anlık anlayabilmiş değilim. Yani özgür, hür irade dediğimiz şeyler iyi hoş güzel de, koruyup kollama güdüsünü nasıl kontrol edebiliyor ebeveyn dediğimiz güruh?
  • Veyahut belli bir bilince ulaşana kadar, onunla arkadaşlık etme, şunu dinleme, bunu giyme demekten nasıl alıkoyabiliyor, bir zamanlar tamamen size bağlı olan miniciğin kendi ayaklarım üzerinde duracağım isyanına nasıl sabır gösterebiliyor idrak edebilmiş değilim.
Gün gelir gerçek bir ebeveyn olursam idrak eder miyim bundan da şüpheliyim...

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;
  • Gün gelir bir gün Sibel Arna haklıymış derim diye,
  • Çocuğum olursa isyankarın teki olur ve elektrik çarpmış saçları, piercingleri ile cool cool takılır diye,
  • Herkesi ve her şeyi bu kadar eleştirirken, tüm eleştirilerim junior malumafatruşta karşıma çıkabilir diye,
  • Biz böyle değildik üstadım diye karşımdakini anlamayan empatiden uzak bir "çok bilmiş" olurum diye,
  • Saçını süpürge ettiğim çocuğum, gün gelir nankörün teki olur diye,
  • Yanlış yolda olduğunu düşündüğüm vakit, hayatına karışmamak adına susmak zorunda kalırım diye,
gerçekten korkuyor, bu ebeveynlik hadisesinin üstesinden alnının akıyla çıkmış herkeslere de tebriklerimi sunuyorum.

ps. başlık şarkısı İNtegral- Bülent Ortaçgil

ps.2. Konuyla ilgili Ayça Şen fikriyatı için buyrunuz.

3 yorum:

varol döken dedi ki...

ben de dünyada bu kadar yasak, kural, yasa varken hala hamileliğin nasıl serbest olduğuna akıl erdiremiyorum...

kusburnu dedi ki...

neyse ki 13-14 yaşlarında bir ergen kuzene analık etmedin furuş hanım. onlar daha bir fena geliyor bana :)

Fery... dedi ki...

kendini bu kadar acaba lara ve nasıl ya lara kaptırmasan bak nasıl da güzel hayat :)