14 Temmuz 2010 Çarşamba

"gizli bir savaş belki ayrılıklar sonrasında"


Yatılı okul serüvenimle beraber bavul ticaretim de başladı. Otobüsten okulun önünde iniyorum diye Al lah ne verdiyse taşıdım okula...Ev yapımı poğaçalar, börekler yetmezmiş gibi kutu kolalar, paket biskuviler falan filanlar. (daha öncede sağlıksız beslenmenin kitabını yazabileceğimi söylemiştim) Bugün bile Bandırma- İstanbul seferlerimde utanmadan yiyeceğin her türlüsünü taşıyorum.

Kıyafet konusu ise malumunuz. 2 gün için bile koca bir valizi 5 dakikada hazırlıyabilirim. Yani ne yazık ki hafif bir valiz taşımak benim literatürüme bir türlü yer bulamadı. Spor yolunda da hatrı sayılır bir çanta yüküm olduğundan, olağan hamallığımı hayatımın her alanına yaydığımı itiraf etmeliyim.

Birde "kendi işimi kendim yapayım" ekolünden ötürü birilerinden yardım dilemem, elalemden gelen yardım tekliflerini ise direkt olarak reddeder(d)im.

Pazar günü, iki kolumla dünyayı taşırım faaliyetlerim kapsamında market dönüşü hatrı sayılır poşeti eve taşıdığım vakit, tüm bu sürece bir dur demeye karar verdim. Olağan karamsarlığımdan mütevellit kısa süreli olacağını sandığım parmak uyuşukluğum bir türlü sona ermeyince, "işte dedim, gitti benim parmak". Sonrasında çileli Türk kadınları arasında yaptığım bir araştırma sonucunda, bunun bir nevi-i pazar sendromu olduğunu ve zamanla geçeceğini öğrendim. kendisinin hissiyatsızlığına da kabullendim.

Şimdi B12 vitaminim ile kopan bağlarımı adam etmeyi ve küçük paketlerle de hayatımı minimalize etmeyi öğreniyorum.

ve sakarlık denilen şeyin tedavisi var mıdır bir de bunu araştırıyorum.

coming soon; bu hafta başıma gelen diğer şansızlıklar

ps. başlık şarkısı Kolpa- Seni Bana Bağlayan

2 yorum:

galaxy dedi ki...

keşke ben de 5 dakikada valiz hazırlayabilecek kadar pratik olsam:)rahat 1 saat ayırmam gerekiyor:)

bana da beklerim.
http://kuyruksuzyildiz.blogspot.com/

Fery... dedi ki...

kadınlar hayatlarını hafifletmeye çantalarından başlamalı başlıklı blog yazımı ölmeden yazacağım söz :P