9 Haziran 2010 Çarşamba

"yüklem mi özlem mi sakladığın şey her neyse beni üzer mi?"


Based on a true story; vol.8

Mekan: Bizim mahalle

Zaman: Sabaha karşı 4.00 ( uyanmama 2 saat varken)

Başrol: Bizim çürümeye bırakılmış sahibi meçhul Lada

Soundrack: Lada’nın Korno sesi

Yan Roller: Uykuları kaçan mahalleli

Aranan Rol: Arabanın sahibi

Filmin süresi: Takriben 25 dk.

Uykumun en güzelin duyduğum sesleri rüyadan sanma huyum çoktur. Bu sebeple duyduğum korna sesini de ilk vakitte reel dünyaya ait olarak düşünmemiştim. Ama baktım ki, rüyanın sınırlarını bile zorlayacak bir ses, dur ben camdan bir bakayım dedim. (Tabi önce kafamdaki bigudileri çıkardım)

Hiçbir şey göremedim, sadece o şahane ve aralıksız kornayı duydum. Önce mal gibi bir süre arabaya bakıp, sahibininin ortaya çıkmasını bekledim. Gelmedi, gelmeyince “acaba ben bu sesi uyduruyor olabilir miyim” diye şüpheye düştüm ama baktım başka apartmanlardan insanlar da bakma faaliyetime eşlik ediyorlar, o zaman dedim bizim köyde şenlik var.

Sonra baktım ki arabanın sahibi ben bakıyorum diye gelmeyecek, en azından uyumayı deneyeyim. Boşuna bir çaba imiş, bunu da birkaç başarısız deneme sonrasında anladımL Bu arada evimizin dibinde gerçekleşen bu hadiseyi duymayan ev arkadaşımın da hayatından şüphe etsem de, kendisini uyandırmaya yetlenmedim.

Uyku sersemliğim geçtikçe, durup dururken bir arabanın kornası nasıl bozulur onu düşündüm, sonra o saate bu derin düşünce niye ki diyerek sesten kurtulmak için tv’yi açtım.

Ve en sonunda apartmanımızın en meraklı ailesinin reisi sokağa çıktı. Zavallı araba da ilgi beklediğinden midir bilinmez, iki gıdım olan taakati de meraklı aile reisi sokağa inince kesildi. Sonra normal insanlar için uyuma fasla yeniden başladı.

Ama zaten 2 saat sonra uyanacak ben deniz, tv’de maçı da görünce pek uyuyamadım. Bir ara kalkıp kendime kahve mi yapsam diye düşündüm. Sonra yine manyaklaşma diyerek, murat kosova ve kaan kural fon müziği ile uyumaya çalıştım.

Sonuç olarak bugünü 2 sağlam kahve ile şu saate kadar getirdim.

Sabah işe giderken de, elimdeki şemsiyeyi arabanın camına patlatmamak için kendimi zor tuttum. Ama bundan sonra o arabanın başına geleceklerin garantisini veremem. Birinin çekici çağırıp arabayı götürmesine ise ancak alkış tutarım.

Kıssadan hisse; sahip olamayacağınız hiçbir şeyi almayın, aldırmayın, milleti de gece yarısı manyak yapmayın.


ps. başlık şarkısı Sertab Erener-Bir Damla Gözlerimde

3 yorum:

kusburnu dedi ki...

bu, babanın farkettiği ve senin de her gün yerinde duruyor mu diye kontrol ettiğin araba mı oliy?

malumafatrus dedi ki...

aynen kendisi oluyor... yakın zamanda da benim arabam olmasına karar verdim. Tek eksiğim bir arabanın kapısını açacak çilingir:)

varol döken dedi ki...

ben satın alayım mı onu?

gençlik hatırası olarak saklarım:)