27 Haziran 2010 Pazar

"tesadüfen yalnızsın gerçeklerin farkındasın"


based on a true story vol 16;

bir akşamüstü bitmek bilmeyen yorgunluğumdan ötürü tv karşısında yattığım güzellik uykusundan, çalan ev telefonu münasebetiyle uyandım. Aslında telefonda blg ile konuşuyordum ama pek uyandığım da söylenemezdi.

Bu sebeple odanın kapısından geçen kedinin konuyla ne alakası olduğunu o halde anlamam pek mümkün olamadı. Sadece blg.'ye kedi gördüğümü söyleyebildim ve kedi gerçeği ile yüzleşmek için kendisinin gelmesini bekledim. Tabi ki o ana kadar salondan başka bir yere adımımı atamadım ve kedi ile odamı baş başa bıraktım.

Hızır kedi servisi olarak gelen blg ve fuhrerschein'ın eve girişi ile olay mahalini kendilerine bıraktım ve odamda bekleyen canavarı kovmalarını bekledim. Ama odamda ne canavar ne de kedi yoktu. İki alternatif vardı, ya kedi geldiği gibi odamın camından geri çıkmıştı; ya da ben uyku sersemliği ile kedi gördüğümü sanmıştım.

Açıkçası 1. katta olan evimizin camında parmaklık olması ve 3 senedir bir kedinin bile evimize teşrif etmemesi nedeniyle uyku sersemi bir şizofren olma ihtimalim çok daha yüksekti. Yine de tedbiri elden bırakmadım ve yaz günü camımı kapatmayı tercih ettim.

Ama işte insan alışkanıklarından kolay vazgeçemediği için Cuma sabahı camımı açık bırakarak çıktım. (Daha doğrusu çıkmışım) Eve dönerken tam şizofrenim üzerine iki kelam ediyordum, bizim evi görür görmez, camımın önünde bir kedi gördüm. Aynı kediyi blg.de görüyor mu acaba diye kendisine sordum ve ondan da aldığım evet cevabı ile şizofreniye bye bye dedim.

Kedinin içeride bizim dışarıda olması sebebiyle gördüğüm bir canavar değil, davetsiz misafirdi. Ve camdan gördüğüm kadarıyla, tasması olan evden kaçmış ve ne yapacağını da bilemeyen bir yavrucaktı.

Yine de kendisine kucak açamazdım. Kedi kovma timi olarak birimiz eve girip, kediyi usul usul camın içinden dışarı çıkardı. Anladığımız kadarıyla edepli kedi şansımıza tam biz eve yol alırken içeri doğru meyletmişti.

Temiz aile kedisini misafir edemeyeceğimizi kaba bir şekilde beyan etmiş ve acilen bir sineklik yaptırmamız gerektiği gerçeği ile yüzleşmiştik. Açıkcası odamın camı kedilerin piyasa mekanı haline gelse de, yaşadıklarımın rüya olmadığını görmek içim rahatlatmıştı.

Başka bir yazıya konu olacak diğer maceralarımızdan sonra sıra uyku vaktine gelince, kapalı olan camımda duyduğum bir sesle, "yok artık" diyerek perdemi açtım ki, bu seferde 1 numaralı hikayemin kahramınıyla yüzleştim. Karanlıkta büyüyen göz bebekleri ile yeniden canavar halini alan kedi, camın kapalı olduğunu anlasa da, geri dönmeye hiç niyetlenmeyince yaptıracağım sinekliğin sağlam olmasının birincil şart olduğunu da idrak ettim.
An itibariyle kediler dışarıda, aklım yerinde, camım kapalı bir halde yeni maceralara hazırlanıyorum.

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;


  • Mahallenin ladası da yerinden oynadı ve hatta ben kendisinin sahibini de gördüm bu hafta itibariyle.
ps. başlık şarkısı Yalnız Şarkı- Mor ve Ötesi

3 yorum:

kusburnu dedi ki...

kediler sineklikleri parçalayabiliyor, demedi deme.

malumafatrus dedi ki...

dün akşam şahane 3 kedi ile tanıştım, kedileri camımda değil odamın baş köşesinde besleme ihtimalim daha da perkinleşti, o yüzden varsın yırtsınlar sinekliği:)

Fery... dedi ki...

iyi ki 3. katta oturuyorum :)