6 Haziran 2010 Pazar

" sözlerini sakla sen öteye beriye"

....

"İnsan doğanın verdikleriyle yetinemeyen bir varlık. Doğa insanı eksik bırakmış. İnsan kaplumbağanın sağlam kabuğuna, bir aslanın pençelerine sahip değil; birçok hayvan türünde olduğu gibi doğar doğmaz yürümeye başlamıyor, uzun yıllar bakılması gerekiyor. İnsan bedeniyle aklı arasında problemleri olan, doğanın vermediğini de isteyebilen, tutkuları olan, aklının sınırlarının doğa tarafından belirlenmediği bir varlık. Dolayısıyla insanın bu kadar olmayışı insanı insan kılan çok temel bir özellik. İnsan, bu kadar olmadığını anlayan ve bu kadarlığını aşmaya çalışan bir hayvandır diyebiliriz (Nitekim Aristoteles, insan akıllı bir hayvandır demişti). İnsan bunu sanat, teknoloji, bilim ve felsefe alanlarında yapıyor. İnsan sürekli kendini aşmaya çalışan ve umutlarının peşinde koşan bir varlık olarak görünüyor. Bu da geçmişten devraldığıyla yetinmemesini sağlıyor ve hakikaten her çağda insan farklı yüzleriyle görünüyor.


İnsan zaman zaman hayatın bu kadar olduğuna inanmaya başlıyor. Teknolojinin getirdiği konformizm içinde kendini güvencede bulduğu ortamlarla yetinmeye kalkıyor. İşte o zaman büyük kokuşma meydana geliyor. Ve içindeki enerji buna isyan ettiği için mutsuz oluyor; savaşlar çıkıyor, sahip olduğu değerler bozulmaya başlıyor, nihilizmin tamamen içine giriyor; kötü bir dünya oluşturarak mutsuz bir yaşam bataklığında çırpınıp duruyor.

Bir 'hesabi insan' kavramlaştırmanız var. Kimdir hesabi insan?

Hesabi insan, kendini aşma olanağının farkında olmayan insandır. Hesaplayamadığı hazinelerin farkında değildir. İnsan olmasını gerçekleştiremeyen bir varlıktır. Bir anlamda hesabi insan, insanın yüz karasıdır. Ama hesap, yaşamaktan korkan insanlar için çok büyük bir güvence. Çünkü kendinizi aşabilmeniz, 'hayat bu kadar değil' demekle olanaklı. 'Peki ne kadar?' dediğiniz zaman serüvene girmeniz gerekir. Yani artık keşfedilmemiş ülkelere, yelken açılmamış denizlere gideceksiniz. Ama orada büyük fırtınalar, büyük canavarlar karşınıza çıkabilir ve yok olabilirsiniz. İşte insan kendini güvence altına almaya çalıştığı anda hesap yapıp kendi kendini tüketmeye başlıyor. Bunu ikili insan ilişkilerinde de görüyorsunuz. Dostlukların, aşkın yaşanamamasının ardında da böyle küçük hesaplar yatıyor. "

AHMET İNAM- YAZI, İNSAN, YOK


ps. başlık şarkısı Bilsen- Birsen Tezer

3 yorum:

varol döken dedi ki...

şu kadar güzel getirip sonra aşka dostluğa bağlanınca deliriyorum ben insanlığımdan çıkıyorum...

aşk ve dostluk da diğer şeyler gibi insanın kendisinden, kendisini oluşturan özden kaçışıdır... iyi ya da kötü demiyorum ama gerçek değildir, yanılsamadır... hesabi kitap demiş satırların sahibi işte o hesaptır...

edebiyat, insanın kendisiyle yüzleşmesi arasındaki en güzel ve en büyük engel...

malumafatrus dedi ki...

bugünkü tüm yorumlarını okuyunca "solundan mı kalktın?" lafı çok yetersiz kalıyor varol döken:)

varol döken dedi ki...

yazdıklarımı yeniden okudum... abarttıklarım olmuş, öfkeme yenilip gerçekleri kaçırdığım yerler olmuş ama genel olarak düşüncelerimden çok da uzakta kalmamış...

sadece bu sabah bunları sahiplerine geri bırakıyor ve herkes istediği gibi takılıp düşünsün diyorum...

ve yağmur dünkünden beter yağıyor, asabiyetimi havaya vereceksiniz şimdiden bildireyim:)