13 Haziran 2010 Pazar

"daha anlamazsan zaman tercüme eder "


Pazar depreyonunu işle beraber edinenlerden değilim. Orta okuldan beri kendisi ile bazen dalgalı bazen de seviyeli bir ilişkimiz olmuştur. Bugün de sağolsun yalnız bırakmamıştır beni. Bir ay içinde yapılacak değişik bir planım varsa, gün kavramım epey sapıtıyor. 2 haftadır tatile gideceğim haftayı karıştırıyorum mesela.Oysa ki bütün yaz için planlanmış organizasyonlarımın yer aldığı ajandamı da her daim yanımda taşıyorum. Yani anlayacağınız hem yaşlanmaktan korkuyor hem de günleri erken erken aklımda yaşıyorum.

Bu yüzden de vakitsizce yaşlanıyorum sayın okur. Bu sabah bir arabanın camından kendimi görünce bunu daha iyi kavradım. Zaten şu aralar kendime olan sevgim yerleri süpürüyor, bu yaşlılık çöküntüsü de bir güzel tuz biber oldu derdime.


Saçımın saçma sapan bir rengi var, bahar geçti yaz geldi ama saçlarımın her yere dökülmesinin bir sonu gelmedi, kepek şampuanını terk etmek sigarayı bırakmaktan daha beter olduğundan Neşe kadar olmasa da bir de kepek derdim var, cildimde 28 yılda çıkmayan sivilceler çıkmaya devam ediyor, güneşle beraber bir de lekeler pörtler yakında, ee spora güvendik ama bu yaza da sibelcan usulü kollarla girdik falan derken kendimi ne kadar sevdiğimi varın siz düşünün değerli okur...

Velhasıl yine ismimin mana ve derinliğinden ötürü, milletin kışın girdiği depresyona yaz başında selam ettik ki, bir tatile gidersem sonra bir başka tatile de gidersem belki kendime gelirim diyor, bunun için harıl harıl plan yapıp plan bozuyorum.


Ve blog resmine istinaden soruyorum;

Hayat bana photoshop yapar mısın?

bu yazıdan çıkartılmayacak sonuç;

  • peki ama neden bana sürekli sen Karadenizli misin diye soruyor tanımadıklarım? Yoksa bir de burun derdim mi olmalı mı?
ps. başlık şarkısı Ego- Sertab Erener

3 yorum:

kusburnu dedi ki...

ben seni seviyorum, takılma kendi sevgine :)

malumafatrus dedi ki...

peki ben yine de kahkül kestirsem mi kestirmesem mi?

varol döken dedi ki...

no kahkül no vitamin!