12 Haziran 2010 Cumartesi

"benim de bundan aşağı kalır yanım yok"


....

"Birini hayatınızdan uzaklaştırmanın en güvenilir ve temiz yolu, o kimseleri yok saymak. Kayıtsız kalmak. Kavga kavgayı doğuruyor, öfke de uzun vadede insanın kendisine zarar veriyor. Dolayısıyla kötülüğünüzü isteyen (böyle durup dururken kötülük yapmak isteyen hasta ruhlular olduğuna inanmazdım ama harbiden varmış) insanların hırslarına, hasisliğine, varoluşsal harisliğine, varoşsal gıybetlerine değer vermemek için, o kişileri yok saymak.
En güzel yol bu. Ama bu da kolay değil.

Bir insanın yaptığı sizi etkiliyorsa çünkü, belli ki o pis huydan sizde de var.
İşte bu tip bir ortamda faydacılık çok işe yarıyor. Bizim bu işten kârımız ne olabilir? Cevap veriyorum: Bizim bu tip ortamlardan kârımız, bu ortamlara sinirlendiğimiz anda kendimizi yakalamamız, öfkemizin tepkiselliğini üzerimizden atmamız için intikamın soğuk yenen bir yemek olduğunu hatırlamamız, en güzel intikamın da, senelere yayılmış bir soğukluk ve kayıtsızlık olduğunu bilmemiz, ne olursa olsun tahriklere kapılmamamız ve bu durumu yaratan gişi/gurum ve guruluşları hayatımızdan vampirmişler gibi uzak tutmamız gerekiyor. Bu belki ilk etapta iki yüzlülük gibi dursa da, bu tip insanların potasına girmemek, onların oyun alanında sektirdikleri top olmamak gerekiyor. Eğer öfkelenirseniz bilin ki bu kimsenin suçu değil. Bu muameleyi görmemek sizin sorumluluğunuzda. Hayatında bol miktarda topa ihtiyaç duyan insanlar vardır, sektirmeyin kardeşim kendinizi. Bu kadar net.

Mobbing bir tek iş yerinde değil, hayatın her yerinde. Bunu da unutmayalım, kimsenin psikolojik şiddetine, şirretine maruz kalmayalım, kendimizi sevelim, daha da önemlisi, sayalım hojam.
Adamlar boşuna peygamber olmuyor; kötülüğe iyilikle cevap vermeler, yanağı çevirmeler, kötülüğe kötülük kadar ancak daha da iyisi kayıtsız kalmalar felan; bunlar boş yere denmiyor biladerler. Sabır iyidir, sabır ürkütücüdür, sabır eğiticidir. Sabır bir de, öfke kontrolünde çok önemli olduğundan, çocuk yetiştirmede de çok önemlidir. Etrafınızdaki kötü yüreklilerin en büyük garibanlar olduklarını düşünerek bakarsanız o zaman ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Vahhh, yazıııık, düşünsenize, kötülükle besleniyor, anâââ işi ne kadar zor.
Kıyamam kıyamam, bilinçaltı safi vicdan azabıyla kendi hayatından intikam almak. (Burada kötülerin yanaklarını sevgiyle sıkıp öpüyoruz.)
İşte bu kadar. Hadi anca gidersiniz deyyuslar siziii (kötüler yani, ehe.) "

imza: Twitter aracılığı ile 1 Nisan'da evlendiği haberini aldığım, mutluluğu ve huzuru bulsun istediğim güzel insan Ayça Şen-Deyyus Kötüler deyu deyu

ps. başlık şarkısı Alain Delon- Sıla& Ozan Doğulu

11 yorum:

Aslı dedi ki...

Sabır, haklısın. Tutamadığım zamanlar, hep sonra daha mutsuz olacağım şeyleri getiriyor. Geçrekten kayıtsızlık en güzel tepki aslında. Çocuklar sırf ilgi görmek için azar işteceklerini bile bilseler; azarı, ilgisizliğe tercih ediyorlar. Aynı şey büyükler için de geçerli.
Kayıtsızlık bir insana verilecek en güzel ceza.

farawaysoclose dedi ki...

aaa ayça şen evlenmiş mi?? kimle?

malumafatrus dedi ki...

ne yazık ki konuya dair başka bir bilgiye vakıf değilim. Memo'nun babasıın fotoğrafını bile daha geçen hafta gördüğümü düşünürsek, bu konuda bilgi sahibi olmam epey zaman alabilir:)

varol döken dedi ki...

haydar piknik tüpü örtüleri sundu...

varol döken dedi ki...

ayça şen benim şiirimi sevmişti ama hakkaniyetli olmak adına oy kullanmadı...

varol döken dedi ki...

ya varol yine kendi kendine deli deli ne konuşuyorsun ne anlatıyorsun deme, herkesin kendince bir derdi var... ayça şen bir kere en güzel şiiri yazana i-pod veriyordu radyoda, ben ona yazdım çok beğendi ama şimdi bana yazılmış şiire i-pod vermem doğru olmaz dedi... ben zaten i-pod istemiyordum, beni sevsin, şiirimi sevsin istiyordum, o zaman sorun nerede, aaa sorun yokmuş ne güzelmiş... bak kendim bile ancak yazınca anlayabiliyorum konuyu...

malumafatrus dedi ki...

şiiri sen yazmışsın ama ayça'yı başkası kapmış, ona ne diyorsun peki?

varol döken dedi ki...

ayça'nın kendisini değil tavrını seviyorum...

ayşe özyılmazel ayça gibi akıllı olsaydı keşke:)

malumafatrus dedi ki...

konuya neden ayşe özyılmazel karıştı yine?

AYşe Özyılmazel'in ayça gibi akıllı olma ihtimali, senin kahküllü saç sevme ihtimalinden daha düşük bence..

malumafatrus dedi ki...

hayat tesadüflerden ibaret olduğu için blog sahibesi son yorumunu yazdıktan takriben 1.5 saat sonra ayşe özyılmazel'le aynı organizasyonda bulunur ( sosyetik oldum ben okur), üzerine ortam da ozan doğulu çalar...
where am i? coming soon...

varol döken dedi ki...

valla ister ayça kadar akıllı ister ayşe kadar benim tipim olsun kahkül varsa ben yokum arkadaş, kutuplara giderim, tek başıma balık avlarım ama no woman no kahkül, selam sana bob marley, seni çok özledim biliyor musun...