13 Mayıs 2010 Perşembe

"ürkekliğim inançsızlığımdan; içimde kötü bir his var"


  • Havalar hamam moduna gelse de, bu vakitte bu nasıl hava, daha dün donuyorduk bugün ne bu hal diye isyan etmeyeceğim ve böyle böyle nankörlük halimi yavaş yavaş terk edeceğim.
  • Dedikoduyla da arama mesafe koymak gayesindeyim. Artık onun, bunun ve şunun ne yaptığıyla da ne yapmadığıyla da sadece o, şu ve bu ilgilensin istiyorum.
  • Bir de insan hallerinde, birinin üstünü çizmenin fırsat maliyetini otomatik olarak hesaplayacak bir aletin ivedilkle Tübitak ilgilileri tarafından üretilmesini talep ediyorum. İkili ilişkilerde kestirip atmak bu kadar da zor olmamalı diye düşünüyorum.
  • Bu aralar her şeyden ama her şeyden sıkılıyorum. Bazen insanları o kadar zorlama dinliyorum, o kadar zorlama cevaplar veriyorum ki, karşıdaki nasıl oluyor da idrak etmiyor bunu anlamıyorum. Anlıyordur ama belli etmiyordur belki diye düşünüyorsanız, anlıyorsa hala niye konuşmayı uzatıyor ki o zaman derim.
  • Bunu demek için detaylı bir gözlem yapmadım ama sanırım sigorta (bireysel emeklilik de dahil) reklamları ortalamada güzel ve kaliteli reklamlar.
  • Kaan Sezyum'un geçen Cumartesi yazdığı yazıdan eçcinseller neden ve niçin etkilendiler anlayamıyorum.
  • Ama artık ben kesin ve mutlak olarak siyah sandığımız rengin bile başkaları için siyah olmayabileceğini anladım. sanki hepimizde gözlerimize özel bir gözlük var. Ve o gözlükleri gözümüzden çıkartıp, başkasıyla değiştirme cesareti göstermedikçe kendimizden başkasını anlamamız mümkün değil. O gözlükler yokken, "seni çok iyi anlıyorum" lafları da büyük bir palavra galiba.
  • Bir sonraki bölümü merakla beklenilen bir dizide oynasam senaryo hakkında ipucu vermeden nasıl çenemi tutabilirdim bilemiyorum. Sırf bu sebeple de bana gelen o büyük dizi senaryolarını elimin tersi ile itiyorum.
  • Ve bir gün ketum olmayı da, herkesin işine burnuna sokmamayı da öğrenebileceğimi umut ediyorum.
ps. başlık şarkısı FD- İz

1 yorum:

varol döken dedi ki...

kapoeraya gel:)