2 Mayıs 2010 Pazar

"Sanki her şey yaşanmış ya da hepsi yalanmış"


ben bu hafta sonu;

Şaşı, şaşı olduğu içinde acayip sempatik bir kedi,

" içeride alınacak bir şey yok, lütfen camı kırma" notu asılmış bir araba ( kimbilir kaç kere kırıldı o cam),


1 Mayıs sebebiyle trafiğe kapanan yollarda top oynamanın keyfini çıkartan bir çocuk,


kendi almayı unuttuğu margarini kasiyer çocuğa aldıran; "ayy o ucuz değil", "ayy onun markası yok" diyerek hem çocuğu maymun eden, hem de bizi bekletmekten ötürü utanç duymayan bir hanımefendi!!,

2 soru sonrasında şıp diye zayıflama ilacı alan, olsa ola 5-6 kilo fazlası olan bir şuursuz kadın,


Sakinliğiyle şaşırtan bir İstanbul, Gece 1'de Beşiktaş'ta motorsikleti bacaklarını iki yana açarak kullanan bir salak ve onun arkasındaki bir başka salak,

ve bir süpriz klip gördüm...

Peki acaba siz eğlenceli, akılda kalıcı veya şaşırtıcı neler gördünüz?

ps. başlık şarkısı Redd- Sevsen de Sevmesen de

10 yorum:

varol döken dedi ki...

1 DLC sizden, dilediğiniz 1 DLC bizden kampanyamın, Litera'da karşılığını, aynı yerde zamanında onca yardığım ettiğim arkadaşımın adice karşılığını, bütün bir cumartesi günü hiç araba girmeyen otoparkımı, bir tost yiyeyim bari diye çıktığım dışarda gördüğüm binlerce polisi, kendi sokağıma aranarak girdiğimi, işçilerin kendilerini değil ama sesini, bu sesler arasında başkanımız geldi hurraaa tezahüratlarını, herkesin bir şey istediği yerde herkesin havasını alacağı hissiyatını, sokaktan geçen şaşkın turistleri, sokaktan geçen kimseyi dövemediği için üzgün polisleri, kapoerada negreativo hareketini, benden daha yeteneksiz insanlar bile olduğu gerçeğini, istediği zaman kesinlikle türkiye'nin en iyi top oynayan takımı fenerbahçe'mi, votka-nar-red bull üçlüsünün birbirine ne kadar yakıştığını, pazar sabahları erken kalkmanın güzelliğini, eski iş ortağımın, sözde sanat yönetmeni havalı arkadaşımın bile söz çeyiz götürmeye geldiğinde nasıl normalleşip gülünçleştiğini, kedilerin gölge ve sıcak köşeler için kavgasını, alkolü azaltmanın bazı durumlarda ne kadar zorlaştığını ve her şeye rağmen en güzel şeyin, yıkanmış çamaşırlar, temizlenmiş yerler ve silinmiş camlarla huzur bulan bir evde uyuyakalmak olduğunu gördüm...

malumafatrus dedi ki...

Peki camları sen mi sildin?

varol döken dedi ki...

benim evimde benden başkası temizlik yapamaz!

varol döken dedi ki...

bu arada zamanında yaptığım bir 70'liğe pırıl pırıl evler kampanyamız kampanya sahibinin alkol tüketimini asgari seviyeye indirmesi sebebiyle sona ermiştir, ilgilenen, bu fırsatı kaçıran, camlarımı gördükten sonra oha bu çocuk böyle cam siliyorsa yerleri nasıl temizliyordur diyen herkese teşekkür ederiz...

kusburnu dedi ki...

ne yani anlamadım. tamamen mi iptal, yoksa bir 35liğe de fit misin? neyse, tamam, istemiyorum, ben de kendi evimi kendim temizlerim zaten, hıh! hem ben pek daha güzel temizlerim, camı göremezsin, o derece parlatırım.

malumafatrus dedi ki...

Valla Varol, bana göre cam silen bir erkek, sürekli takım elbise giyen bir reklamcıdan daha çizgi dışı. Ne diyeyim nazar değmesin.

Kusburnu; senin ruhunda bir kakılmış var bence, bu yüzden de karma veya secret oldu bulunamadı o temizlikçi:) Bu durumda varol kendi evini, kusburnu kendi evini temizlesin; feri ve malumafatrus da temizlikçilerle çıksın kerevetine...

Fery... dedi ki...

ben bugün burada Varol'a tebriklerimi iletmekten büyük mutluluk duyarım :) yürü be Varol herkese örnek olsun bu cümle :)

her şeye rağmen en güzel şeyin, yıkanmış çamaşırlar, temizlenmiş yerler ve silinmiş camlarla huzur bulan bir evde uyuyakalmak olduğunu gördüm...

temizliğin insanı nasıl mutlu bir şey yaptığının kanıtıdır bu benim bünyede de süper etkileri oluyor :)

varol döken dedi ki...

@kusburnu
camı açık sanıp çarpan kuşların sayısıdır bu işin ölçüsü, bir nevi kuşmetre yani... sayınız bildiriniz, bilime ve tiyatroya olan inancınızı yitirmeyiniz...

@fery
gene hangi kompartımanların hangi camlarının arkasında yolculuktaydın?

kusburnu dedi ki...

tamam, olur da bir gün cam silersem kuşmetre alır takarım, o zaman rakamlar konuşur, bilim konuşur. ama dediğim gibi bir gün silersem ancak, hani içimden gelicek, alcam elime camsili, gazeteyi, açıcam müziğimi falan.. kakılmışın uykudan uyanmasından bahsediyorum :))

Fery... dedi ki...

Coğrafyam İstanbul'dasın dese de inanma iki haftadır ben bende değilim iş güç meslek ekmek parası mesai zorunluluk bıdı bıdı kendimi avutmaya çalışsam da kaldıramayacak noktaya geldim geliyorum işin kötüsü haftaya da devam :(