5 Mayıs 2010 Çarşamba

"insanlara bahar gelmiş bendeki bu kış daha hafifçe"


Arabacı şirketinde çalışsam da vazife&ilgi ıvır zıvır gereği araba işlerinden hiç anlamam. Hem bu sebepten hem de şirketteki küçük dağlardan biri ben olmadığım için, arabacı şirketinde çalışan birinin sunacağı avantajları da bünyemde barındıramam. Bu sebeple, birilerinin bana " şimdi araba alırsak seni mi arayacağız" mealindeki tüm takılmalarından ürkerim. Bu takılma gerçek bir ricaya dönüştüğünde de ürkmem mahçubiyete dönüşür. Yardımcı olmak için elimden geleni yapsam da, hiçbir şekilde "bana ne kadar olur" mealinde sorular soramam. Kaldı ki bu soruyu hayatımın hiçbir alıveriş noktasında da beyan edemem.

Tek başına alışverişe çıkmam bütçemde pimi çekilimiş el bombası etkisi yarattığından genelde bu hadiseden kaçar, mecbur kaldığımdaysa keyfini sürerim. Bugün de o günlerden biriydi. Çok şükür yinede aldıklarımın amacıma uygun olduğunu düşünüyorum(kendini kandırabilme becerim; 10 üzerinden 10 ). Tek sorunum- ki bazıları için avantaj da olabilir- ilk girdiğim mağazadan alacağımı almam. Çünkü bendeniz bir yerde bir şeyler deneyip sonrada yok almıyorum diyerek çıkamam. Yani bunu demem için gerçekten beğenmemem gerekiyor ki, arada kalmam durumundaysa kaderim her daim almaktan yana olur.

Bu kadar yazdığıma göre, bugünkü alışverişlerimin de aynı seyirde ilerlediğini anlamışsındır. İkizler burcu olmadığım için aslında çok da aklım kalmadı bakmadığım diğer mağazalarda. Zaten bir şeyi aldıktan sonra "bak burada daha ucuzmuş görüyor musun" eziyetini kendine çektirmek için başka mağazalara da bakanları hiç anlamam. Ama yine de bugün azıcık sabret, önce bütün alternatifleri gör, sonra al diye de annemin yerine kendi kendimin kulağımı çektim.

Bugünü benim için farklı kılansa muhabbet kuşu olmamdı. Belki çok net bir kararla yola çıkmadığım için bolca sohbete yöneldim. Arkasında yatan nedeni bilmesem de, ayakkabı denerken olmayan modeller için " ayaklarım travesti gibi olduğundan"; gözlük denerken "kafam biraz kocaman olduğundan" türünde özgüven patlamasında beyanatlarda bulundum. Bununla da kalmadım, iki yerde de arabadan açılan konulardan ötürü ya işte ben de şurada çalışıyorum, araba istiyorsanız şuraya gidin, buraya bakın türünden girişimci reklamları yaptım. Hatta kendimi o kadar kaptırdım ki, bir ara kartımı versem mi diye bile düşündüm.

Çok şükür kendime çabuk geldim de, alışveriş sempatikliğimi elime yüzüme bulaştırmadan mağazalardan çıktım. Günlük harcamalarımı bir listede tutma fikriyatımı da haliyle Pazartesi'ye ötelemeye karar verdim.

Kahrolsun içimdeki pazarlık yeteneği bile olmayan tüketim canavarına...

ps. başlık şarkısı Mütemadiyen Ağlıyorum- FD

8 yorum:

Aslı dedi ki...

Ah ah ben de ne pazarlık yapabilirim ne de alışverişin akıllısını.
Bu arada sana şekerkamışı mevzusu için adresi aldım. Bahsettiğim yerin adı: Sculpture, Nişantaşı'nda.
Herhangi bir zararı yokmuş. Cilt tipine göre 3-6 gün arası dayanıyormuş. Denersen haber ver :)

malumafatrus dedi ki...

en kısa zamanda arayıp detayları alıyor, sonra ayrıca da çok teşekkür ediyorum Aslı.

kusburnu dedi ki...

seni bir başına bırakmayacaktım deseneee.. almadan mağazadan çıkmak bana da çok zor geliyor ama genelde zaten hiçbirşey alamadığım için bu duruma alıştım. çenen düşmüş dün, travesti ayağı nasıl bir benzetmedir, deli misin nesin?

varol döken dedi ki...

sayın blog sahibesi,

ayaklarınızın neye benzediği konusunda bir fikrimiz yok ama bizim ayaklarımızı ava gardner'ın ayaklarına benzetmek için ne paralar döktüğümüzü bilseniz bu benzetmenizden utanırsınız... kötü niyetli olmadığınıza inandığımmız için bu seferlik sizi bir köşede sıkıştırıp louis vitton çakması çantalarımızla dövmüyoruz, bir dahaki sefere durumu gözden saçlarınızı da elden geçirebiliriz... saygılarımızı sunarız...

internette boşbeleş vakit öldüren travestiler adına esmer bomba hamdiye

farawaysoclose dedi ki...

"arabacı şirketi" hahahaha :D tüm otomotiv endüstrisini kan ağlattın!!!

malumafatrus dedi ki...

sayın hamdiye;

siz ve arkadaşlarınızla aramdaki iyi niyet duvarları; gündüz gözüyle hemcinsleriniden!! işittiğim ağır bir küfürle yıkıldı. Bu yüzden çakma çantanızdan pek korkmadığımı bilmenizi isterim.

Bazılarınızın incecik, narin olduğunu gözlemlesem de, ayak konusunda birbirimizden pek farkımız olmadığını düşünüyorum. Size de bu gerçekten kaçmak yerine, mevcut durumu en iyi nasıl çözebiliriz ona odaklanmayı öneririm.

malumafatrus dedi ki...

faraway, sadece kendi sektörümü değil, tüm sektörleri bu kelime oyunu ile ağlatabilirim, iddialıyım.9

Aslı dedi ki...

umarım memnun kalırsın, hadi bakalım.