31 Mayıs 2010 Pazartesi

"hala güzelsin, genç olgun arası"


malumafatrus eski dostu tozlu parkelerden bildiriyor;

koca bir yıl ders çalışmayıp sınav vakti durumu kurtarmaya çalışan öğrenciler gibi, bütün sezon sadece bir basketbol maçına gitmişken final serisinde Fenerbahçe'nin şampiyonluk ihtimalini gerçeğe dönüştüreceğini düşündüğüm maça koşarak gittim. (coming soon; Aslında koşarak gitmedim ama o başka bir yazı konusu olacağından fazla detaya girmiyorum şimdi.)

itiraf etmek gerekirse; bir Abdi İpekçi alışkanlığı olarak korsan bilet almaya alışığım (korsan; takımın davetiye olarak bedelsiz verdiği saha içi biletlerini parayla almak). Ama daha önce Ayhan Şahenk'te korsan bilet girişimim hiç olmamıştı. Zaten çekinik bir insan olduğumdan, süzme gibi ben bilet arıyorum diye bir duruş sergileyerek korsancıların yanıma gelmesini sağlar, korsancıları bulup da bana bilet verin diyemem.

Dün de böyle bir hadise pek tabi benim başıma geldi.
Tam gişeye yöneliyordum ki, bir adam bak daha ucuza şöyle böyle bilet diyerek beni iki dakikada katakulliye getirdi. O arada fuhrerchein da olmadığından ve sonsuz bir kararsızlık belasına tutulduğumdan hemen karar verdim ve olur diyerek biletleri aldım. Tribün insanı markoyla karşılaşmasam, biletlerin koparıldığını farketmezdim sanırım. Bu işte bir yanlışlık var hissi, bana bileti satan ve biz geçiririz sizi içeriye diyen adamın da yok olmasıyla iyice arttı ve yavaş yavaş ben bir de normal bilet alayım da salaklığıma doymayayım bari diye düşünmeye başladım.

Tek umudum, salona girmiştik ama çıkmak zorunda kaldık senaryosundaydı ama bu senaryoda da ben hayatta bu senaryoda başrol oynayamazdım. beni korsancılarla bir başıma bırakan fuhrerchein gelince, gayet karizmatik bir şekilde kazıklanışımı anlatıp daha sonrada uygulamamız gereken yolu kendisine çizdim. Ardından kendinden emin dut yemiş bülbül rolüme büründüm ve içeri girdiğimiz vakitte korsan bilete tövbe ettim.

Bu büyük engeli aştıktan sonra, bir de göstermelik önlem engelini aşmamız gerekti. Dolaylı bağış olarak bozuk paraları bırakmanın yanında parfümü ve deodrantımı da numaralandırmak suretiyle girişe teslim ettim. Bu arada teslim almadıkları için
çakmağından tamamen vazgeçmek zorunda kalan bir çocuğun, "abi onun manevi değeri çok büyük ben bırakamam burada" ısrarlarına ve çaresiz hallerine tanık oldum. sadece meraktan sorduğum içerideki kafede bozuk para alınca ne olacak peki soruma da, klasik "ben bilmem beyim bilir" mantalitesinde "biz sadece bize söyleneni yapıyoruz" cevabını aldım.

Uzun zamandır salonlardan uzak kaldığımız için olsa gerek, Efes kızlarının pota arkasında değil de, direkt saha çizgisinde beklemelerine epey şaşırdık. Ve en fenası, Efes Pilsen'in baştan sonra önde götürdüğü bir maçta Fenerbahçe'nin farkı kapatmasına rağmen kopma noktasını getirememesine tanık olduk.

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

  • Fanatizm'in her türlüsünden sakındığım için, fanatik taraftarı olmayan ve ev sahibi takım olduğu için daha çok yeri olan Efes Pilsen tribününde maçı izlediğimizi belirtmeliyim.
  • Efes Pilsen'in en sevdiğim oyuncusu olan Sinan Güler'in de sert basketbolla pis basketbolla arasındaki sınırı çizdiğini görüp, gayet üzüldüm.
  • Ender Arslan'ın eşinin bizim markagillerden bir arabada (isminin yer aldığı plakasıyla) görünce kısmanmadım, hafif kıskanmaya yazdım.
  • Maçta kati kararımı da verdim, Ergin Ataman'ın benim için basketbolun Fatih Terim'idir. ( ikisinin İtalya geçmişini hesaba katmaya bile gerek görmüyorum) Ufuk Sarıca'yı severim o ayrı.
  • Karamsar öngörü; Bu maçı da kaybedersek, son maçı oynamamıza hiç gerek kalmaz, şampiyonluk da Efes Pilsen'in olur,tarih de şahane şekil de tekerrür eder ki, o da apayrı.
ps. Başlık şarkısı Malt- Doldur

2 yorum:

varol döken dedi ki...

bunca yıl onca maç geçti hala ahım, o halamın hediye ettiği içinde küçük bir akrep bulunan anahtarlığı (o kadar hafifti ki birine zarar vermesi için akrebin canlanması gerekirdi) alan polistedir...

çıkışta bul beni demişti, hala bütün çıkışlarda o polisi arıyor gözlerim...

kusburnu dedi ki...

çok duygusal bir yorum olmuş.. üzüldüm valla..