24 Mayıs 2010 Pazartesi

"bizi mazeretlere bağlama"


malumafatrus vicdan mahkemesinden bildiriyor;

Bugün bir iş arkadaşımın bize gönderdiği bir site sayesinde hatırı sayılır bir beyin ve vicdan fırtınası yaptık.

Site, icra yoluyla alınmış gayrimenkullerin satışa çıkarıldığı ihalelerin bilgisini veren ve hatta bu işlemleri sizin için takip eden bir hizmet sunuyor.

Bunlar bir heves, vay anasını falan filan diyerek, gözlerinde dolar işaretine yer açtılar. Bendeniz ise, olağan muhalif tavrımla, icra yoluyla alınmış maldan hayır gelmez diyerek tavrımı ortaya koydum. Hatta bu işlerle uğraşan insanlara sansar denilir halk dilinde diye de uydurdum.

İlk başta bu tepkim arkadaşlarımın içine koca bir soru işareti oturttu. Ama sonra konunun avantajı vicdan azabından daha cafcaflı gözüktü gözlerine.

Öncelikle beni ikna etmeye çalıştılar ki, ben prensip olarak bir kere hayır dediğime evet demediğimden duruşumdan taviz vermedim. onlar da vicdanlarını rahatlatmak için bir başka çareye, diyanete başvurdular. Gerçekten bunu yaptılar. Hangi siteden, nereyi aradılar bilmiyorum ama telefonda bir amca çıktı ve kendisine sorulan soruya çat diye cevap verdi. Hiç düşünmeden cevap vermesi bu sorunun daha öncede kendisine danışıldığını düşündürdü bana.

Ve konunun bilirkişisi, siz almasanız da bunu başkası alacak nasıl olsa, siz kimseye zarar vermiyorsunuz diyerek, caizdir onayını verdi.

Ben gerçekten nasıl böyle düşündüklerini anlayamadığımdan, olayın günah sevaplık kısmı nedir, olay sadece vicdanınızın rahatlığı, siz rahatsanız yolunuz açık olsun diye son sözümü söyledim.

Ama yine de insanlık için bir kuple umudum olsun diye, sizin de fikriyatlarınızı öğrenmek istedim...

Gerçekten, birilerinin haklı veya haksız bir sebepten elinden alınan bir şeyi yok pahasına alırken içiniz hiç mi cız etmez?

ps. başlık şarkısı Malt- Arıza

10 yorum:

varol döken dedi ki...

mülkiyet hırsızlıktır...

hiç kimse bu dünyada haklı şekilde bir mülk edinemez, sonuçta hepimiz birinin hakkından çalıyoruz...

bir dahaki sefere diyaneti değil beni arasınlar, o zavallı vicdanlarını rahatlatamam ama en azından cehaletlerine, mal hırslarına, gözlerine inmiş perdelere bahane bulmalarına gerek olmadığını, zaten herkesin böyle yaşadığını ve hangi evi alırsalar alsınlar toprağa gömüleceklerini onlara bir güzel anlatırım...

Fery... dedi ki...

işte ben bu yüzden ev almıyorum :)

farawaysoclose dedi ki...

serbest piyasa ekonomisi, diyanetci amca doğru demiş, siz almazsanız başkası alacak.
yukarıdaki görüşe de katılmıyorum, neden it gibi çalışıp kazandığım para ile aldığım mülk "haksız" olsun? nedir bu mal mülk düşmanlığı?
"havuzlu villada oturmayacağım" demek mi marifet (hem de oy aldığı kesimin hatrı sayılır bir kısmı villada otururken!! ) , "milletimin refahını arttıracağım, herkesin havuzlu villası olacak" demek mi?
bu da gündeme dair bir çemkirme olsun :))

varol döken dedi ki...

yukarıdaki görüş benim değil kropotkin'in, öyle edebiyat olsun diye değil sanayi devrimi sürecinden sonra insanların mal ve mülk edinme arzusuyla nasıl makineleştiğini görüp bunun olmaması için düşünen yazan insanların görüşlerinin bir devamı...

havuzlu villada oturmanın bir marifeti yok, içindeki mutsuz olduktan sonra bir makine gibi sadece bir önceki neslin devamı olduktan sonra ve havuzu su değil de gösteriş öğesi olarak gördükten sonra...

mal mülk düşmanı değilim, amaçsız ve bilgisiz mal mülk hırsı düşmanıyım... ayrıca bu bokun aynısını hatta daha beterini de yiyorum hatta bu boku reklamcı olarak üretiyorum ama en azından yaptığımın da yediğimin de bok olduğunu biliyorum...

malumafatrus dedi ki...

Aranızdaki bu topa pek girmem istemem ama ancak şunu söyleyeyim, ben mutsuz ve balkonsuz havuzsuz evde oturacağıma, mutsuz bir şekilde balkonlu ve havuzlu evde oturmak isteyebilirim.

Aynı zamanda sahip olduğumuz her şeyin, bir anda elimizden uçup gideceğini de biliyorum, ama bu korkum hortlayınca çok fena hale geldiğimden şu an o derin sorgulamaya girmek istemiyorum.

varol döken dedi ki...

fery ile sana ağaç evler yapacağım deniz kıyısında:) dalları budayıp balkon da yaparım söz:)

bir de kibrit kutusundan bmw fery'e...

Fery... dedi ki...

SAP'ı da hayatımdan çıkar daha da bir şey istemem :))

ohh be huzur :)

barkinturan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
barkinturan dedi ki...

"havuzlu villada oturmayacağım" demek mi marifet (hem de oy aldığı kesimin hatrı sayılır bir kısmı villada otururken!! ) , "milletimin refahını arttıracağım, herkesin havuzlu villası olacak" demek mi?

Bu yaklaşıma epey güldüm. Sanırsın adamın biri durup dururken ortaya çıkıp havuzlu villada oturmam deyip dönüp sırtını gidiyor.

Söylenenin yarısı dikkate alınmış, yarısı anlatılmış, bir de bunun üzerinden gönderme yapılmış. Garip.

Neyse bu yorumun üzerine yukarıda tırnak içerisine alınan ilk cümlenin “geri kalan kısmıyla birlikte” hangi amaca hizmet ettiğini söylemek beyhude olur.

İkinci tırnaklı cümlenin durumu ise daha vahim. Sen o refah artırımını gerçekleştir, her bir insanı önce villaya sonra havuza sok, bırak başbakanlığı o insanlar sana peygamber diye kulluk eder belki Allah diye tapar.

farawaysoclose dedi ki...

ne boş ukalalıklar, bir torba laf yazıp 2 satır orijinal fikir yazamamak, yazık.