20 Mayıs 2010 Perşembe

"ben sana küstüm, alındım, ben sana darıldım "


"Çizdim oğlum seni" Günlük hayattaki ( günlük olmayan hayat ne oluyorsa artık) favorilerimdendir bu cümle . Etrafımda iki kuple insan olmasına rağmen, ufacık bir şeyde yakınlarımın üzerine sözlü çarpı koymaya bayılırım. Aynı şekilde yakınımdakilere dırdır ve vırvır yapmaktan da kendimi alıkoyamam.

Anlayacağınız çoğu fani gibi, tüm kaprislerimi yakınlarımdakine çektirip, elaleme normal insan olmaya çalışırım. Tabi bu gelgit arasında da bazı bazı hangisi gerçek ben diye bir güzel şüpheye düşerim. İsmimin ters manasından da olsa gerek, evde aslan sokakta kedi modeli takılırım.

Bir şeyin fiyatını sormak, biriyle pazarlık yapmak, beğenmediğim yemeği değiştirmek gibi işlerden itinayla kaçarken; etrafımdakilerle dişe diş kana kan tartışır, lafın altında da pekala kalmam.
Ve bu ikilemim yüzünden de, çok yakın olmadıklarıma pek sinirlenemem. Daha doğrusu sinirlenirim de karşı tarafa bunu pek yansıtamam. Yakınımdakilerle açık bir fikriyat alışverişinde bulunmanın getirdiği rahatlıkla hareket ederken, yakın olmadıklarıma "elalem ne der" mantığıyla yaklaşır ve bir güzel susarım.

Bu yüzden, bu yazı vesilesiyle söz konusu konuda fikriyat ve deneyim sahibi olan okurculardan danışmanlık hizmeti rica ediyorum. Bir insanı silmek için gerekli olan şekil şartlar nelerdir bunları bana bir zahmet öğretin. (mesela neye kırılmalı, neye gülünüp geçilmeli, neye yok artık dur orada denmeli.)

Öğretin ki ben de kendime bir çizelge yapıp, bu eziklikten bir şekilde kurtulayım.
Sonrasında da iki karakterli hayatımı yırtıklık alanında bir güzel sürdürebileyim.

Kıssadan hisse; Gölgelerin gücü adına güç kötülük de olacak artık...

ps. başlık şarkısı kara kutu- sözler sezen aksu

7 yorum:

Fery... dedi ki...

affedilmeyecekler listenden bir şey yaptı mı biri üstüne çizik atarsın, canın acıya acıya belki de ama atarsın...

malumafatrus dedi ki...

ya işte şöyleki ben bir süre için çok kızıyorum, kafamda kestirip atıyorum her şeyi, ama işte sonra kızgınlıklarım geçip gidiyor, yoluma devam ediyorum. sorun o arada bir filtreleme yapamamam.

Fery... dedi ki...

çok canın acımamış demek ki...

Aslı dedi ki...

Kızgınlığın geçmemesi yük oluyor insana. Ben öyle bir yük taşıyorum mesela şu anda. Yazılarıma yansıyor. iyi bir şey değil. Boşver unut zaten.

Kimse de sana unutmayacağın bir şey yapmaz umarım.

varol döken dedi ki...

aslan burcu için affetmemek söz konusu değil... bırak canını acıtmayı canını alsa ve sonra öbür tarafta ya canını aldım ama bak bir de sana şeker aldım dese biz yine gülümser, şeker için minnettar oluruz:)

ben o yüzden silmiyorum, duyarsız kalıyorum... tek kıstasım da sıkılıyor muyum sıkılmıyor muyum... çünkü canımı yakan insanlara bakıyorum da eh bu insanlar canıma can da katmış zamanında... bir nevi faiz almışlar işte, almasalar daha iyiymiş de, anapara bende olduğu sürece ne fark eder ki...

tabi bir de bayanların (ahahahahah tamam tamam kadınların) içine işliyor bu tür durumlar, mesela bir erkeğin çizelgesi yoktur böyle... genellemeyi sevmiyorum ama daha rasyonalist ve pragmatistiz biz sanırım, hoş bunun da suçlusu kadınlar ama o kadar derine girmeyeyim şimdi:)

illa somut öneri istiyorsan da kapoeraya başla derim çünkü kapoera hayata karşı en zevkli savunma sanatıdır:)

malumafatrus dedi ki...

şimdi ben birilerine kızınca, ilk anın etkileri ile içimden atıp tutuyor, kesip atıyorum. tüm köprüleri bombalayabilecek gücü de kendimde görüyorum. Ama işte azıcık zaman geçince, kızgınık falan ıvır zıvır kalmıyor bende. Oysa istiyorum ki, şunu mu yaptı direkt çizeyim üstünü, çıkartabileyim hayatımdan. olmuyor olamıyor, ben sadece kendi kendimi gaza getirdiğimle kalıyorum.

kusburnu dedi ki...

en iyisini yapıyorsun, birinin üstünü çizmeye ne gerek var şu fani dünyada.. hem herkes hata yapar ve bir şans daha verilmeyi hakeder.. çizme kimsenin üstünü, bir süre kız sonra unut gitsin..