3 Nisan 2010 Cumartesi

"senle ben en yoktan zamandık"


  • İnsanlar güzellik yarışmasına neden katılır?
  • Sadece ünlü olmak için mi, yoksa gerçekten güzelliklerini tescillemek için mi?
  • Gerçekten güzel olan biri, bunu bir yarışma ile tescillemek ister mi gerçekten?
  • Peki yurt dışında yaşayan birinin sırf Türkiye Güzeli olmak için ülkesine dönmesi ironik değil de nedir?
  • Bir insan çocuğuna peki ama neden Döndü ismini koyar?
  • Yarışmalarda yarışmacı numaraları neye göre belirlenir, kuraya göre mi? Bu durumda 10 numarayı kapmak, dereceyi garantilemek değil midir?
  • Boy ortalaması 1.80'e yakın olan bir ekipten en kısa sayılabilecek kızlardan birini 2. güzel seçmek, jürinin kendi ile çelişmesi değil de nedir?
  • Hıncal Uluç, Onur Erol ne zaman güzellik yarışması jüriliğinden emekli olurlar?
  • Hıncal Uluç'un güzelden anladığının kanıtı nedir?
  • Moda, bazen güzelim kızları çirkinleştirme sanatı değil de nedir?
  • Bu ülkede Uğurkan Erez'den başka kareograf yok mudur?
  • Yarışma kampları neden 10 gün olur? Öğretilecek o kadar çok şey varken, ortamı nazi kampına dönüştürme sebebi nedir?
  • Burcu Esmersoy'un o manasız kıyafetlerle kendini çirkinleştirme hakkı var mıdır?
ps. başlık şarkısı Bodrum- Hande Yener

3 yorum:

pinkpowder dedi ki...

kendime çok yakın hissettim seni. ben de bir soru sormak istiyorum :)
neden birinci olan bu güzeller ünlü markaların yüzü olamaz olsa da satışları artıramaz da kate moss gibi ideal ölçüde olmayan ama kişilikli birini seçmek zorunda kalırlar??

malumafatrus dedi ki...

hem güzel hem de karizmatik olmak pek fazla faniye nasip olan bir şey değil bence ve o küçücük kızların bir karizmaya sahip olması da pek muhtemel olmuyor.

ps. güzel hissiyatların için teşekkür ederken, benim de pembeye karşı ayrı bir yakınlık duyduğumu belirtmek isterim:)

kusburnu dedi ki...

ben de sporda denk geldim bu yarışmaya ve kafamdan geçen soruları sen yazmışsın. bu ne aptal bir olaydır ki yıllardır devam edebiliyor. of ki ne of.. ayrıca kızların hepsinin bacakları bıngıl bıngıl sallanıyordu, hıh!