11 Nisan 2010 Pazar

"Kaldığı yerde aynı hevesler"


Hafta sonları saatlerce gazete okuyan insanlardan değilim. Hafta içi Tv haberlerini ise sporda izliyebildiğim kadar izliyorum. Kısacası haberler içli dışlı değilim.

İnternet gazeteciliği olmasa dünyadan bihaber olmam kuvvetle muhtemel olurdu.
Ama ne yazık ki internet gazeteciliği var. Kendileri sayesinde ülkenin de dünyanın da geleceği hakkında endişe ve umutsuzluklarım gün geçtikçe artıyor. Tabi şimdi buradan; " dünya yıkılsaydı ama benim haberim olmasaydı" türünden bir tercihim olduğu fikri çıkabilir ki, buna da pek yalan diyemem ( en azından eskiden demezdim)

Sanırım ben yaşlılık ve hayatın gerçeği bunalımına girdim sayın okur ( ergenlik için geç, olgunluk için kısmen erken). Yani bir insanın gayet sıradan saydığı bir günde hayatının yönünün tamamen değişmesi, hatta hayatının son bulması kader/olasılık formülünün son zamanlarda dengeden iyice çıktığının bir kanıtı gibi geliyor bana. Bu kadar bilinmez ruhumu sarsıyor. Bir ailenin kimileri için bir akşam yemeği olan tutarlar yüzünden dağılması, nice hayaller kurduğunuz çocuğunuza 18 yıl bitkisel hayatta bakmak, aile içi şiddet, aile içi ensest, trafik katliamları falan hayatımızın normal seyrinin pamuk ipliğine bağlı olduğu gerçeğini daha sıklıkla yüzüme vuruyor.

Gazetelerde okuduğumuz, hep başkalarının başına gelir sandığımız şeylerin bir gün kendi gerçeğimiz olur endişesi ile biraz daha devam edersem ruh sağlığımın ruh sağlıksızlığıma dönüşmesi yakındır. Bu yüzden iyi düşünelim iyi olsun diye kendimi kandırma stratejisini yürürlüğe sokuyorum ve siz de ne demek istediğim gayet iyi anlıyorsanız size yol arkadaşlığı teklif ediyorum pek hissiyatlı okur...

ps. başlık şarkısı Bunları Boşver - ferhat göçer

3 yorum:

Aslı dedi ki...

Ben gelirim seninle zira diğer yol yol değil. O zaman gerçekten yaşamanın hiç bir anlamı olmadığına kanaat getiriyor insan.

Fery... dedi ki...

okuduğum, izlediğim, şahit olduğum, her seferinde inanamayıp nasıl bir dünyada yaşıyoruz biz soruma cevap veren kimse olmadı, yoksa bunun cevabı seve seve iyi düşün iyi olsun...

varol döken dedi ki...

hiç değişmeyen bir dünyada yaşıyoruz... önce bunu bir kabul edelim... yani çağlar değişiyor, kavimler değişiyor, aletler, kurallar, giysiler, mekanlar değişiyor ama insanın içindeki ilkel benlik, sahip olma arzusu, iktidar hırsı, güç tutkusu aynı kalıyor...

o yüzden kimse insan değişir masalına inanmasın... insan değişmez ama değiştirebilir...

her şeyi ama kendini değil...