26 Nisan 2010 Pazartesi

"gel bana var bana melodim"


Rutin bir hayat faaliyeti olarak Kenan Doğulu konseri;

İşim gereği bizim şirketin sunduğu sosyal imkanlardan pek yararlanamam. Zaten ömrü hayatım boyunca davetiye usulü katıldığım organizasyon sayısı da bir elin parmağını geçmez.

Ama Kenancığım tüm istikrarımı sarstığından kendisinin konser haberini duyunca, şirkette bu işlerle haşır neşir olan arkadaşa “ acaba mı” diye sordum. Sağolsun o da beni “bir şey rica ettiğime pişman etmedi ve 2 kişilik davetiyemi bir telefon ile halletti”. Ama işte bendeki muhteşem zamanlama yeteneği ile bu davetiye bağış amaçlı yapılan bir konsere aitti. Kendimi zaten tüm biletler satılamamıştı diye avutsam da, yetim hakkı yediğim gerçeğini de bunun vicdan azabını da göz ardı edemiyorum.


Kenan uğruna bu ayıba da katlandıktan sonra yeni metro hattını da kullanarak Tim yollarına düştük ama sanayi mahallesine kadar giden metro, neden Darüşafaka durağına yetişememiş o kısmı pek çözemedik.


İtiraf ediyorum bu konserde farklı bir şey olacağını düşünmüyordum. Kenancığım tarafından bu farklılık olmadı ama bizim büyük patron da konseri maaile izlemeye geldiğinden o gece benim için epey farklı oldu. Kendisini göz markajına alabilecek bir konumda olduğumdan bir Kenan’a bir ona baktım desem yeridir. Ve zaten hayran olduğum kişinin bir de insan yanını görmekten dolayı mutlu oldum.

Kenancığımı yakından görmenin etkisinden midir bilinmez epey yaşlandığını da idrak ettim. Hatta ve hatta abisinin kendisinden daha karizmatik durduğunu da düşünmeye başladım.

Bununla beraber yine ve yeniden çok güzel vakit geçirdik. Öksürüğüm ve boğaz acımla şarkılara pek eşlik edemesem de Kenancığımla geçen vakit her daim olduğu gibi güzeldi. Ama yeni bir albüm çıkartana kadar bir konsere daha gidersem bayabilirim, bunu da itiraf etmeliyim.


Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

  • Bunca Kenan konserinden en güzel yere ise bu davetiye sayesinde sahip olmam da işin ironisi oldu.
  • Vurgunum Sana’dan vazgeçtim, Etme’yi de söylemedi ne yazık ki.
    Hafta içi sosyal olmak ne kadar zor bir şey her seferinde tekrar idrak ediyorum. Sinema da olsa, konserde olsa fark etmiyor ki, bir de 22.00’den sonra başlayan konserler var ki, onlara ne demeli bilemiyorum.
  • Bu zorluk münasebetiyle hafta içi yapılan konserlerde bis ısrarı da olmuyor ki bence asıl olmaması gereken konserdeki aralar. Ben organizatör olsam non-stop konser yaparım bunu da belirteyim.
  • Beceriksizliğimden ötürü de patronla kulis şansımı da bir başka organizasyona erteledim.

ps. başlık şarkısı Kenan Doğulu- Gelinim

ps.2. Blog resimleri teknik imkanlara kavuştuğum vakit

4 yorum:

Aslı dedi ki...

Seninle çalıştığımız yerler aynı gibi gelmeye başladı bana :)

malumafatrus dedi ki...

Olsa ne komik olurdu aslında düşünsene:) Ama geçenlerde işten eve yürüyerek gittiğini okuduğum için pek şans vermiyorum bu duruma ne yazık ki.

Aslı dedi ki...

evet sen de bayağı uzak bir yere gidiyorsun ama yer olarak değil de grup olarak, patron falan aynı gibi :)

varol döken dedi ki...

keman doğulu...

sürekli gıy gıy aynı ses:)