15 Nisan 2010 Perşembe

"daha durmam boşluklarında ben unutuyorum"


  • Eve erken gelmek benim için bir lüks. Erken geldiğim evde hiçbir şey yapmadan oturmak ise tamamen bir hayal. Ama bugün uzun zamandır planlayıp da yapamadığım bazı işleri halletmiş olmanın huzuru içindeyim, bu yüzden de "vay anasını yine ne çabuk geçti yahu zaman" konusuna girmemeye dikkat edeceğim.
  • Denizbank'ı bir reklam için gerçekten Karayiplere (bir değil iki kez) gitmek gerektiğini ikna eden reklamcı benim gözümde gerçekten iyi reklamcıdır ve bu ikna kabiliyeti ile sırtı da yere gelmez.
  • Secret konusunda çok az bilgim olsa da, düşünme gücüme fevkalade inancım var. Misal 2 gün önce, spor sonrası güzel de bir rüzgar yerken; "bak koca kış geçti, hiç grip falan olmadım maşallah" diye kendi kendime aklımdan geçiriyordum ki; bir sonraki gün güzel bir boğaz ağrısı ile buluştum.
  • Eskiden de basketbol maçı izleyeceğim diye okuldan başım ağrıyor diye izin alırdım, sonra gerçekten başım ağrımaya başlardı. Yani doktorlar sebebini bilemedikleri hastalıklar için psikolojik derken, bir bildikleri var diye düşünüyorum.
  • Sedef Avcı, tv aleminde hep karşılaştırılan Kenan İmirzalıoğlu ve Kıvanç Tatlıtuğ'la da dizide oynama şansına sahip olmuş -yanılmıyorsam- tek kişi. Tabi manken gibi (gibisi değil bildiğin manken) kocası olduğu ve kendi kendilerine bir hayat sürdükleri için bu konular magazin eklerinin diline pek düşmüyor.
  • Onlar için varsa yoksa öpücükler. Misal dün Aşkı Memnu ekibini giydiren ( bir de manasız Ariel reklamında oynuyorlar) alışveriş danışmanları (bu mesleği de bilahere ele almalıyım) Saba Tümer'e katılmıştı. Kızlar konuyu binbir hevesle anlatıyorlar, Saba Tümer de araya konulan yastıkları da siz mi seçiyordunuz diye bir değil bir kaç kez sorarak şahane kahkahasını duymamız için kendine malzeme çıkartıyor.
  • Tabi asıl kahkaha meselesi bugün 5N1K'daydı. Gündemin en önemli konusunda; yarış atları cinsi belli olmayan bir cins atla cinsel münasebete girdiği için zarara uğradığını anlatan çiftlik sahibi Cüneyt Özdemir'i kahkahalara boğdu. Ama ben daha çok atların gözlerinin siyah şeritle kapatılmasına ve tecavüz demeyelim karşılıklı bir olay (bahar utansın) ama benim rızam olmadan beyanatlarına karşın nasıl bir tepki göstersem bilemedim.
  • Bu arada şizofrenim ve magazinci ruhum; Nefise Karatay ve Cüneyt Özdemir çiftinin ilişkilerine bir süre ara verdiklerini ama şu an kaldıkları yerden devam ettiklerini söylüyor. Kendime göre haklı gerekçelerim de var ama onları yazarsam bana deli diyebilirsiniz, o yüzden siz şimdilik bu dedikodu ile yetinin diyorum.
  • Ev işi denilen hadise bitmek bilmediğinden de asli görevlerimi yapmak üzere huzurlarınızdan ayrılıyorum.
ps. başlık şarkısı Emre Aydın- Hoşçakal

Hiç yorum yok: