30 Mart 2010 Salı

"takvimin üstünden Tanrı “yorgunsun” dedi.”


Kişisel tarihimin tekerrürlü serzeniş halleri;

Farkındaysanız uzun zamandır uçuk ve göz konularında serzenişlerde bulunmadım. Uçuk malumunuz dengesiz bir vücut tepkisi, ne zaman nereden geleceği belli olmuyor.Bu aralar birbirimizi aramıyor, sormuyor bunun eksikliğini de hissetmiyorum.

Göz kuruluğu da çektiğim onca sıkıntıdan sonra restasis sayesinde epeyce geçip gitmişti sağolsun. Ama işte beni çok özlediğinden geçen hafta çat kapı geri döndü. Aslında suç bende, asayiş berkamal diye göstermem gereken normal özeni hiç göstermedim. üstüne kitaptan ve pc.den de kopmayınca, yine ve yeniden acılarımla buluştum. Size bu acının tarifini yapmayı inanın çok isterdim. ne yazık ki böyle bir tasvir yetisinden yoksunum. Sadece şunu söyleyebilirim, gözümün içine krem sürebilirsem, belki rahatlarım diye hayal ediyorum.

Bu ileri saat uygulamasına da hala alışamadığımdan pestilin bir sonraki boyutundayım. Bahar gelmeden beni bir güzel çarptığından; gez göz arpaçıktan mütevellit hayattan iznimi rica ediyorum.

Bir yolunu yordamını, iksirini bulup en kısa sürede baharla kaynaşırım. Ama o zaman kadar benden ve yazılarımdan hayır beklemeyin.

Çünkü sizin de yakın zamanda olacağınız üzere ben an itibariyle bahar mağduruyum.

Ve çok ama çok yorgunum...

ps. başlık şarkısı Emre Aydın- Bu Yağmurlar


4 yorum:

kusburnu dedi ki...

ben de hep yorgunum, her daim yorgunum, uykum var, çalışmak istemiyorum, durmak istiyorum sanki sadece.. baharla bu duygulanımların nasıl bi ilgisi olabiliyor, nası bi bünye bu insanınki. hiç anlamıyorum :(

Fery... dedi ki...

ben de çalışmak istemiyorum ama uyumak da istemiyorum hava güzel olsun biz buluşup kahvaltılara gidelim istiyorum, blog sahibi fenerbahçe zanziebar kahvaltı yaz programa ek kısa zamanda :))

varol döken dedi ki...

ben çalışmayı seviyorum, uyumak da istemiyorum, bir şeyler yapmak, yürümek, durmamak istiyorum...

çok değiştim diyorum kimse inanmıyor:)

malumafatrus dedi ki...

Varol ben sana inanıyorum ve sana haftada bir gün benim bir gün kusburnunun bir gün de feri için çalışmanı öneriyorum. Hafta sonları bizim yerimize çalışsan diyeceğim ama gün yetmiyor, olmadı bir akşam mesaiye kalırsın artık:)

Biz de o arada güzel kahvaltılar keşfetmek için uzun uzun yürüyüşler yaparız...