24 Mart 2010 Çarşamba

"sonsuza sürermiş, bir aşk masalıymış"


Bir münasebetsizin ahlak bekçiliği;

Damarlarımda akan magazinel ruhun, Tuğba Erbil- Mehmet Ali Erbil ayrılığına dair iki çift laf etmeden rahat etmesini beklemiyordunuz değil mi?

Satırlarıma başlamadan önce, Ayşe Arman'ı böylesine şahane asistlerle bizi başbaşa bıraktığı için tebrik etmek istiyorum. O sormasaydı da eteğinden birçok inciyi dökerdi Tuğba Erbil ama AA'nın bilinçli olarak tarafmış gibi sorular sorması; Tuğba Hanım'ı daha da açık sözlü olmaya itmiş gibi düşünüyorum. ( evlilik sözleşmesi 1. kuralı; boşanma süreci ve sonrasınde AA'ya röportaj vermek yok)

Yazının sonunda söyleyeceğimi şimdiden yazayım; ben kim olursa olsun bir çiftin, hele ki ortada ömür boyu ebeveynlik yapacakları bir çocukları varken, birbirleri hakkına böyle ağır ithamlarda bulunmalarına çok üzülüyorum. Kızgınlıkları 3 ay sonra geçecek olsa bile bu yaşananların hepsinin yıllar sonra bile bir tıkla karşılarına çıkacak olmasına,- gereksiz işlere bayıldığımdan -onlar yerine üzülüyorum.

İkinci peşinen beyan edeceğim fikriyatım; ne Mehmet Ali Erbil'i ne de Tuğba Erbil'i severim.

En nihai kanım; Bu ülkede elalemin donunu indirip, sayısız skandallara imza atıp hala Tv'lere çıkabilen, değer verilen bir Mehmet Ali Erbil karşısında Tuğba Erbil'in mağdur edebiyatının işe yaraması beklenemez.

ve Tuğba Erbil, ettiği her lafla bu süreçte Mehmet Ali Erbil'in ekmeğine yağ sürer.

Nasıl sürmesin ki?

Buyrunuz birinci çinko; " Kimse de sormuyor, bu kadın neden kiralık ev tutuyor diye". Tuğba Erbil' e acı haberi vereyim, bize de kimse neden kiralık evde oturuyorsunuz diye sormuyor. Kiralık evde oturmak sıradan ölümlülerin çoğu için bir hayat ritüeli.

İkinci çinko; " yeni kanun, “Evlendikten sonra edinilen malların yarısı eşindir” diyor." Herkes Tuğba Erbil kadar bu ülkenin yasalarına bağlı olsa, mahkemelerin iş yükü yarı yarıya azalır bence. Kanun böyle diyor diyen Tuğba Erbil arada vicdanının sesine de kulak verir mi acaba? Evliyken kazanılan mallarda benim payım ne kadardır diye kendine sorma cesaretini gösterir mi? Yoksa ben ona mutlu ve huzurlu bir yuva sunarak başarısında büyük rol oynadım diyerek, yine kendini mi haklı çıkartır?

Tombala; "İnsanları anlamıyorum, ne istiyorlar? Çocuğumu alıp Ankara'da ailemin yanına mı döneyim? Bu mu? Ya da 3 bin liralık ev mi tutayım? Ayrıca ben bekarken de ablamla Ulus'ta oturuyordum. Mağdur olup sokaklara düşsem, mutlu mu olacaklar?"

Birinci soru; Tuğba Hanım'ın ablasının Ulus'taki evi kendisininmiymiş yoksa kiralıkmıymış? (Ayrıca bu Ulus İstanbul Ulus mu Ankara Ulus mu, o da önemli.) Kiralıksa benim için Ulus'ta olmasının bir anlamı yok onu belirteyim:) ve sonra asıl sorumuza geçelim, Tuğba Erbil'in değerli mesleği ve MAE öncesi kariyer gelişimi nedir acaba?


İnsan bazen yalanlara sarılmak ister ve bu kesinlikle çok insani bir tavırdır. Ama Tuğba Erbil'in MAE ile evlenirken aldatılmayacağını düşünmesi için modern zamanların ve 7.000TL'lik kiralık evlerin olduğu dünyanın Polyannası olması gerekir.

Geliyoruz düz mantıkların en şahanesi ve röportajın altın golüne "Her gece kumarda 100 bin lira kaybeden adamın, ayda çocuğuna ve karısına 40 bin lira vermesi çok mu?" Değil tabi, neden çok olsun. Kanun yarısı senin hakkın diyorsa, bence kaybettiği tutarın yarısını da almalı bence Tuğba hanım.

Kavganın "abim üsnü'yü(h bilerek yok) dövdü" halini almasına sebep olan cümle ise bu röportaja cevaben MAE'den geliyor. " Bir kadının kaç gözlüğü olabilir. Tam 25 tane Louis Vuitton marka güneş gözlüğü var. Her birinin değeri 2 bin TL. Hepsini verdim. Niye onları saklamadım o zaman?"

ve ben bu şahane beyanatlar sonrasında, cebimdeki harçlığı çıkartıp yarısını Tuğba Erbil'e vermek, 2009 yılının en şahane kocası olarak da Mehmet Ali Erbil'i aday göstermek istiyorum.

Blog uğruna bu işlere böyle burun kıvırıyorum diye başıma daha beterleri gelecek korkumu yenmek için de kader defterini elinde tutanlara ve Murphy'ciğime de selam ediyorum.

ps. başlık şarkısı FD- Bir varmış bir yokmuş

5 yorum:

varol döken dedi ki...

benim empatiyi bırakma ve küfür dünyanın en güzel şeyidir dediğim nokta ne yani 3.000 liralık evde mi oturayım noktasıydı...

10 sene içinde 3.000 liraya muhtaç olacağını bildiği için bu parayı istemesi normal...

farawaysoclose dedi ki...

evvelki hafta diğer Ayşe, Tuğba Erbil'in mahkemeye verdiği "tazminat talebi" dilekçesini yayınladı ve kıyamet ondan sonra koptu.
M.A.Erbil'in bu dilekçeyi elden ele dolaştırmasını geçtim, bunun gazetede yayınlanması suç değil mi?? mahkemeye verilen dilekçenin gizliliği yok mudur?? bir tutam tuzum var diyene koşa koşa giden Ayşe Ö. daha doymadı mı? taşmadı mı? Haşmet Ayşe Ö.nün arsızlığını gördükce kafasını dağlara taşlara vurup "ben mi yarattım onu" demiyor mudur?!! :D

(illa taraf tutacaksam, aslan gibi boylu poslu delikanlı kocalarını silkeleyip silkeyip ipe dizen Seda Sayan'dan yanayım! Seda abla bizi de gör, yol yordam öğret!! hahahahhaa :)) )

malumafatrus dedi ki...

Faraway sen diyince düşündüm, cidden hiçbir kocası Seda Sayan'In arkasından konuşmadı. Büyük türk düşünürü, Nihat Doğan atıp tutmuş olabilir ama o da kocası olma şerefine nail olamadı.

Paragöz değilim, pinti de değilim ama sanırım ünlü olursam ben evlilik sözleşmesi yaparım. Aşk paranın yanında koca bir yalan olacaksa, bunu yapmakta fayda var diye düşünüyorum. en azından bunun için haklı sebepler ediniyorum.

Varol; sabah sabah asabiyet yapmayasınız diye magazin yazılarını azaltmakta fayda görüyorum. Ama magazin haberlerine nasıl kulağımı ve ilgimi kapatacağım onu bilemiyorum:))

Fery... dedi ki...

fery: 3 bin liralık ev mi tutayım? Mağdur olup sokaklara düşsem, mutlu mu olacaklar?Edit
xyz: - what is this ya ? soyle bisi de ekleseymis "3 bin liralik ev mi tutayim, yer yataklarinda mi yatim napim?"
fery: - gerizekalı ya bu ülkede brüt 729 TL ye geçinmeye çalışan insanlar bu cümleyi okuyup kapısına dayanmıyorsa otursun şükretsin...
abc: - ama magazinle televoleyle ilgilenirseniz boyle kizarsiniz iste...
xyz: - televole her yerde ama : ) tepkisiz kalmak imkansiz!25 Mar
abc: - bak burda goresiye kadar habersizdim bende, gordum, kizdim.. viral televole..
efg: - ya hayır ben bu ülkedeki insanları anlayamıyorum. koca parası ile ya da bayan eşinin parası ile kariyer, mevki sahibi olduğunu sanan insanların ahkam kesmeleri hakikaten insanı çileden çıkarıyor.
fery: - kesinlikle ya bir de evlendikten snr edinilen mallar ortakmış hangisinde çaban var acaba diyeceğim taraflardan biri Mehmet Ali Erbil onu da sevmem :))
wqr; - niye tutar belirtme geregi duymus ki direk sokakta mi kalayim deseydi de anlardik biz..ona gore bircogumuz sokakta kalmis ya da kalma asamasindayiz demek ki:))
fery: - hepimiz mağduruz :)Edit
efg: - bence sonraki adaylara beklediği hayat standardını belli etmiş.
fery: - bunu kabullenen erkek varsa hemcinslerini sorgulayacaksın o zaman:)

malumafatrus dedi ki...

artık "yok artık" dedirten magazin hallerine kafa yorup bir de sizin sinirinizi bozmayacağım.

bundan sonra 3. sayfa haberleri okuyarak, yok artık dedirtmeyi tercih ediyorum:)

ama birkaç ahlak bekçiliği yazısı fikriyatım daha var, en azından onları da yazıp tuğba erbillere, demet şenerlere öyle veda edeyim