6 Mart 2010 Cumartesi

"okunmuyor adı artık yıldızlarda"


Ön yargı:0 Malumafatruş:1

".. bir insanın, iyi kötü, ortaya bir eser koyması ne kadar zor, ne kadar takdire şayan bir gayrettir bilemezsin."

"ben ne koyuyorum ortaya albayım?" diye çekinerek sordu hikmet.

"kendini koyuyorsun evladım; daha ne koyacaksın..."

Bildiğiniz üzere tiyatro vizyon ve misyonumun yok. Tek başıma biletix'e bakıp şu oyuna gideyim gibi planlarım olmaz. Genelde referans üzerine bir yol gösteren sayesinde yola çıkıyorum... Tabi bazı bazı o yol göstermeleri de kulak ardı ediyor ve ön yargımın da kurbanı oluyorum.

Düne kadar tek kişilik bir oyun izlemişliğim yoktu. Bazı kuşlar da, tek kişilik oyun, oynayan kişi kim olursa olsun epey zorlayıcı ve sıkıcı olabilir dediklerinden bir tek kişilik oyunu izleme cesaretim de yoktu. Bu sebeple merve'nin uzun süre "bu oyunu izlemelisin bence" önerilerini kulak ardı ettim.

Eşeklik etmişim, dün gecikmeli de olsa idrak ettim.

Tehlikeli Oyunlar'la Erdem Şenocak, benim gibi dikkat dağınıklığı olan bir bünyeye bile zaman meftumunu unutturarak, hikmet vasıtasıyla bütün ön yargılarımı yok etti. Oğuz Atay'ın Tehlikeli oyunlarını okumak için ne kadar geç kaldığımı da bir güzel yüzüme vurdu.

2.5 saat nasıl geçer ki korkumu bir güzel unutturduğu için Erdem Şenocak'ın oyunculuğuna ne kadar övgüler sunsam az kalır. Ses tonunu ne kadar şahane kullandığını, size tek bir kişilik oyunda olduğunuzu hiç hatırlatmadığını anlatmaya çalışsam da başarısız olurum. Tek tavsiyem, ön yargılarınızı bir kenara bırakıp bir müsait vakitte Tehlikeli Oyunlara bir şans vermeniz.

İnanın bana pişman olmayacağınıza dair çok sağlam kanıtlarım var.
....

"olmadı, kismet degilmis albayım, mutfak temizliğiyle olmuyormuş. Uyanınca boynuma sarılmıştı uykulu kollarıyla. ben de bütün iş bundan ibaret diye sevinmiştim, tabakların suları bile akmadan onları kurulamıştım, beni azarlamıştı, çünkü kurulama bezleri hemen ıslanmıştı, ondan azarlamıştı, beni bu kadar seven ve ikide bir kollarını boynuma saran kadın neden böyle önemsiz bir mesele için beni azarlamıştı? iyi niyetlerle iyi eserler verilemeyeceğini neden hatırlatmıştı? neden neden neden albayım?"
....

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar:
  • Tehlikeli Oyunlar vesilesi ile dün gerçekleşen bir tanışmanın detaylarına tanışmanın tarafları kendileri anlatsın diye hiç girmiyorum.
  • Şimdiki nesil pek şuursuz diye haklarında atıp tutuyordum ama dün tiyatroya bu kadar ilgili üniversite gençliğini görüp, kendi üniversite hallerimi düşününce bazı noktalarda pek de şuursuz olmadıklarını farkettim.
  • Seyyar sahnenin Mayıs ayındaki oyununu da merakla beklediğimi ayrıca belirtmeliyim.

Benden selam söyleyin; Pırasa saçlarına bakmadan, omuzlarının da aşağısına kadar saçını uzatan genç heveslisi çocuk, kimse söylemiyor olabilir ama saçlarının durumunun berbat olduğunu bilmeni isterim.

ps. Başlık şarkısı Gripin- Durma Yağmur Durma

5 yorum:

( f ) ( k ) ( h ) dedi ki...

sen:1 ben: şimdilik susuyorum..

bir şans vereceğim şu tehlikeli oyunlara hadi hayırlısı...

farawaysoclose dedi ki...

Gripin'in yeni şarkısını nasıl buldun?

nakarata kadar çok güzel, nakaratı sıkıcı geldi biraz.

malumafatrus dedi ki...

ben emre aydın'la beraber neden aynı çıkış şarkısını seçmişler sorusunda kaldığımdan, şarkıya pek vakıf olamadım...ama "çok şahane" hissiyatım oluşmadı pek, onu söyleyebilirim :)

varol döken dedi ki...

kitabı oyundan önce okumalı mıyım okumamalı mıyım?

oyundan sonra kendimi tren raylarına atmalı mıyım atmamalı mıyım?

yoksa ben selim ışık mıyım?

malumafatrus dedi ki...

kendini hikmet'e yakın hissediyorsan git ama yok ben selim ışık'ım diyorsan yanlış oyuna gidiyorsun demektir:)

ben oyundan sonra okumaya niyet ettim, ama sorduğum 3 yerde de klasik bir şekilde bulamadım. yayınevleri malumafatruş oyun izlesin de kitabı merak etsin diye düşünmüyor tabi.