4 Mart 2010 Perşembe

"karla örtülü hala gün gelip izleri silecek"


Aslında beklenmeyen bir son değildi,

Sadece tahminimden de erken oldu,

Ve değerli şirketim sosyal medya ile münasebetini ayrı bir mesai olarak akşam 17.00'den sonra yap evladım diyerek blog alemine de bir güzel setini çekti.

Açıkçası işveren olsaydım aynısını yapacağımdan pek laf etmiyorum:) Sadece gündüz açıklarını kapatmak için akşam mesaisini daha da hızlandırma gerekliliği gözümü korkutuyor:)

Anlayacağınız söz konusu blog sahibesi, bundan böyle gündüzleri takipçi, akşamları yazarcı yorumcu olacaktır...

Yani yorumlarınızı okusam da cevaplarım gecikmeli olacaktır, (takip ettiğim blogları da şimdilik okuyabiliyorum), fikriyatlarımı sunmak biraz gecikmeli olacaktır, bu durumda vefalı okurun yapacağı bu blogu gündüzleri kurda kuşa yem etmemektir ...( ki biz buna güzel Türkçemiz'de duygu sömürüsü de diyebiliriz)

fery'ye not; "Azıcıkben"i boynu bükük bırakmamak" kampanyası adına gündüz aklıma gelen fikriyatları senin bloğunda mı yayınlasak?

kusburnu'na not; Muhalefetimi ortalara sermemek için senin yazılarına yorum yapmayacağım derken, ne kadar ciddi olduğumu anlamışsındır:)) Ama istersen ben sana fikriyatlarımı gönderirim, sen bilinmez bir kişilik olarak yorumumu kamuoyu ile paylaşırsın.

ps. başlık şarkısı Sonu Belli- Mor ve Ötesi
ps.2. Resim adresinin de sonu başlık şarkısı gibi belli.

11 yorum:

Fery... dedi ki...

iyi fikir :)

mailleşmek de yasak değildir sanırım :))

ben bu duruma çok sinir oluyorm, bazı müşterilerde iznimiz olmuyor bizim inanılmaz sinir bozucu ulen iki dk keyif yapma hakkım olsun di mi?

şunu dene bir belki çalışır; bir çok yerde çalışıyor..

normalde http:// olarak başlayan adresi https:// olarak değiştir gir kuzum...

muhtemelen çalışacaktır ;)

kusburnu dedi ki...

yok yok, gönderme, iyi böyle, mutlu mesud yaşasın blogum :) ben girebiliyorum IT olduğum için ama benim de yazı girecek zamanım yok, bu oglen yazayım bari. sen de istediğin zaman girebilirsin benim makineden. hazırla yazıları burdan gönderelim. yorum kısmı için bişe diyemiyorum :)

varol döken dedi ki...

ben kimlik karmaşası yaşıyorum... blogu içten içe sahiplendiğimden sanırım yazayım mı yorumlayayım mı miras mı alayım şaşırdım...

o kadar da şaşırmadım ama:)

( f ) ( k ) ( h ) dedi ki...

beni de şaşırtmadı bu karar :) çünkü hızına yetişemiyordum itiraf ediyim..

artık akşam mesaisinde kalma durumları olur sende. akşam yazıverirsin..

varol döken dedi ki...

yalnız ben de hızına yetişemiyordum diyordum ama eksik kaldı şimdi bildiğin...

ben ki en çok bilmediğim...

kusburnu dedi ki...

blog yorumlarında inceden bir kurtulduk oh be seziyorum furuşcum, sen gel de benim makinemden gönder bak, buralar sevinçle doldu taştı haaa..

Adsız dedi ki...

ben de aynı hissiyattayım nedense...herkes ohh be kıvamına geldi. siz de en sonunda benim gibi nankör oldunuz bilmem farkında mısınız sayın okur.

böyle kusburnu aracılığı ile yorum yazınca, varol da oralarda bir yerlerde gülüyordur şeklinde ölmüşüm ve yukarıdan sizi izliyorum gibi yorum yapınca kendimi hayalet gibi hissediyorum ya hadi neyse...buna da alışırım pek tabi...
imza:malumafatruş

varol döken dedi ki...

bunu da sen yazdıktan 30 saniye sonra okuduğuma göre el mi nankör bey mi nankör görelim...

bey dedim fery ağzıma kırmızı biber sürecek...

biber diye şarkı mı yapsam?

Fery... dedi ki...

süper alakasız bir biçimde şu an içimi buraya dökmek istiyorum günlerden Cuma saat 16:35 olmuşken bu yoğunluk neden, neden neden neden???

varol döken dedi ki...

süper alakasız olur mu içinde süper olan her şey çok güzel olur... ben sana süper diye bir şarkı yazayım bak süper gelir...

kırmızı pelerinim
sarı işçi çizmelerim
oryantal küpelerim
süperim ben
aksini söyleyeni de
süper döverim ben

süperim süperim
şu fery e bakıp da
süpersin demeyene
söverim
söverim

(nakarat her tekrardan sonra en az 2 kere alınız)

malumafatrus dedi ki...

kırmızı pelerin, sarı işçi çizme ve oryantal küpeler??? bu nasıl bir karakter, bu nasıl bir hayal gücüdür ya?