7 Mart 2010 Pazar

"ismin söylendikçe içim fena titriyor"


  • Dün konuya değinmeyeceğimi söylesem de bugün iliklerime kadar donduğumdan mütevellit, uzun zamandır işine karışmadığım meteorolojiye "bu nasıl bir hava yahu" diye isyan etmek istiyorum. Yalancı bahar, kış güneşi artık sorumlusu hangisi bilmiyorum ama bugün yüz felci, kısmi zatüre vb. gibi bilumum tehlikenin kenarından teğet geçtim ama yarın boğaz ağrısı veyahut öksürük ile güne başlarsam da pek şaşırmayacağım.
  • Zülfü Livaneli'nin Ntv hafta sonundaki çıkışı benim için haftanın en manasız tepkilerinden biri oldu. Kim olursanız olun; "beni tebrik etmek, kutlamak için aramıyorsunuz, eleştirmek için arıyorsunuz" derseniz bu ülkenin başbakanından bir farkınız kalmaz. Üstüne facebook'da bu film için gruplar oluşturuluyor, Türkan Şoray bu filme 8 kere gidiyor türünden filminizin iyi olduğunu anlatmaya çalışırsanız fazlasıyla da gülünç duruma düşersiniz. Programı canlı izlediğim için Gülay Afşar'ı konuyu idare edişinden ötürü de ayrıca takdir ediyorum. Ve tanık olduğum bu saçmalıktan ötürü de filmde Sinan Tuzcu ve Ezgi Mola oynamasına rağmen artık filme gitmeyeceğimi biliyorum.
  • Latife Hanım'ın yeğeninin "Ben Latife'yi Ezgi Mola'nın oynadığını da bilmiyordum. Latife teyzem, 1.55 cm boyunda, incecikti, o tombul" beyanatını ne kadar trajikomik buluyorsam, Zülfü Livaneli'nin bu ülkede bir Atatürk filmini yönetmenin bakış açısı ile gerçeğinden farklı olarak yazabileceğini düşünmesini de komik buluyorum.
Bu asabiyetimi de dün de bugün de hava münasebetiyle ( dün havanın kötü olması sebebiyle herkes sinemalara koştu, bugün hava güneşliydi, güneşli havada sinemaya gidilmezdi) bir film izlemeden geçirmeme bağlıyorum.

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;
  • Oscar'ın en iyi film kategorisindeki en kuvvetli iki adayın yönetmenlerinin eski eş olması; yarınki sonuç ne olursa olsun Türkiye'de atılacak başlıklarınne olacağı hakkında gayet büyük ipuçlar veriyor bana. ben olsam farklı bir başlık mı atardım, pek tabi ki hayır...
ps. Başlık şarkısı Ezginin Günlüğü- Gözüm Senden Başka

4 yorum:

varol döken dedi ki...

kadının fendi erkeği yendi mi?

varol döken dedi ki...

veda filmi için:

http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ardic/2010/02/27/kaliteli_musamere

varol döken dedi ki...

soğuk havalar için:

http://intoxicologist.files.wordpress.com/2009/01/absolut_vodka_1liter_lys_hi.jpg

malumafatrus dedi ki...

kadının fendinin erkeği yenmeme gibi bir senaryo mevcut olabilir mi?

Veda için de hissiyatlarıma tercüman olmuş sağolsun Engin Ardıç.

Ama votka hadisesi sabahın köründe servis beklerken biraz zor olur sanki?