13 Mart 2010 Cumartesi

"dört işlemden ibaret parmak hesabıyla bütün hayatım"


Öngörüm hafif bir sapmayla da olsa bir gün sonra gerçek oldu. Oray Eğin, Veda filmine yaklaşımı konusunda NTv'yi suçladı.

Öncelikle şunu söyleyelim;

Oray Eğin, Zülfü Livaneli'yi sevmez ama kendisi Mirgün Cabas'ı hiç sevmez.

Hakkı Devrim'i ise daha çok homofobisinden ötürü suçlamayı tercih eder.

Sabahın köründe Saba Tümer'le Zülfü Livaneli'yi izliyorum ve açlık dışındaki hissiyatlarımı anlatmak için kelimelerim kifayetsiz kalıyor.

Bir kez daha Oray Eğin'le aynı noktaya gelmenin bedbahtlığında olsam da Zülfü Livaneli'yi süper antipatik buluyorum. Hep söylüyorum bir eser için çok emek veriş olmanız, beni kimse eleştiremez zırhını size giydirmez.

Herkes her şeyi beğenemez. Herkesin beğendiği bir eser yaparsanız, durup bir düşünmeniz gerekir " ben nerede yanlış yaptım diye". Ayrıca bir filmde ağlamak ne zamandır filmin güzel olduğunun göstergesi oluyor onu da anlayamıyorum.

Bundan da vahimi; geçen hafta Başbakan köşe yazarlarının parasını sen vermiyor musun dediği vakit tepki gösteren medyanın; Zülfü Livaneli'nin Ferit Şahenk'e Mirgün Cabas ve Hakkı Devrim'i şikayet etmesine bu kadar sessiz ve de sakin kalıyor. Saba Tümer, o beyanata ilişkin aptal kahkasından başka bir tepki göstermiyor. Zülfü Livaneli'yi ve Veda'yı eleştiren herkes art niyetli olduğu için ben de kendimdeki art niyet nedir onu arıyorum.

Ayrıca Oray Eğin'in spiker diye bahsettiği insanın bir ismi olduğu (Gülay AVşar) ve ntv'de haber sunmaktan ziyade program yaptığını bir zahmet öğrenmesini; programı da tekrar izlemesini öneriyorum. Çünkü Zülfü Livaneli'Nin görüşü o programa sabah pazar'da latife hanım'ın akrabalarının yorumu yer aldığı için alınmak isteniyor. Amaç film nasıl gidiyoru sormak değil zaten; film "siz bu görüşlere ne diyorsunuz"u öğrenmek.Bu noktada da ben filmi izlemedim, o yüzden bu gazeteyi haftaya kadar bekletelim demenin de çok rasyonel olmadığını düşünüyorum.

Yani ben eleştiriye tahammül göstermenin gerçekten çok büyük bir erdem olduğunu gün geçtikçe daha iyi anlıyorum.



- ZÜLFÜ LİVANELİ HAKLI: 'Veda' filmine medyanın önyargılı yaklaştığı, sürekli yermeye yönelik yayın yaptığı doğru. Mirgün Cabas'ın yanına, Livaneli'ye kişisel takıntısı olduğu yıllardır bilinen Hakkı Devrim'i alıp sadece filmi kötülemek için isimler toplayıp program yapması taraflı yayıncılıktır. Bir başka programda NTV spikerinin filmi izlemeden telefon söyleşisinde 'Sizin filminiz beğenilmiyor' diye ilk soruya girmesi kasıtlı ve kötü niyetlidir. Zülfü Livaneli kızmakta, öfkelenmekte haklı. NTV'nin kendi çalışanı Can Dündar'ın yaptığı 'Mustafa' filmine kayıtsız şartsız destek çıkmasıyla 'Veda'yı abartılı bir şekilde yermesi de kasıt ve motivasyon konusunda soru işaretlerini çoğaltıyor.

- ZÜLFÜ LİVANELİ HAKSIZ: Ne olursa olsun, kim ne derse desin, kim ne yazarsa yazsın, istediği kadar sinirlensin, hoşuna gitmesin onunla hesaplaşma yöntemi patronlar üzerinden değildir. NTV'nin yayınlarından duyduğu hoşnutsuzluktan dolayı 'Ferit Şahenk'e çağrıda bulunuyorum' demesi yakışık almıyor. Böyle deyince koskoca Livaneli dinci basından medya patronlarına seslenen tetikçilerle aynı kayığa binmiş oluyor. Mücadele alanı patronlar katı değildir. Livaneli bu gibi durumlarda soğukkanlılığını korumalı, istiyorsa yanıtını köşesinden vermelidir. Muhatap almayabilir, görmezden gelebilir de. Ancak son yıllarda her türlü eleştiriden fazlasıyla inciniyor.

ps. başlık şarkısı Gripin'in Üç ve Dört'ün devamı olan şarkısı Beş

Hiç yorum yok: