4 Mart 2010 Perşembe

"Dünde ne vardı unuttum geldim"


Bir tutarsızlık örneği olarak gözümüzün nuru Eurovision...

  • Biz aslında millet olarak Eurovision'u hi önemsemiyoruz...
  • Ama aslında biz Eurovision'da başarılı olmayı ciddi ciddi istiyoruz...
  • Biz aslında Eurovision modası geçmiş bir yarışma diye düşünüyoruz...
  • Ama aslında biz Eurovision'a her sene o dönemin popüler grup veya şarkıcılarını gönderiyoruz...
  • Biz aslında o değil de bu yarışsaydı kesin çok başarılı olurduk diye düşünüyoruz...
  • Ama aslında biz kimin katıldığına pek önem vermiyoruz...
  • Biz aslında şarkı İngilizce olsa daha başarılı olur sanki diye düşünüyoruz...
  • Ama aslında biz şarkıyı beğendik mi beğendik mi diye uzunca fikriyat belirtmeye de bayılıyoruz...
  • Aslında biz Eurovision'un oylama sistemine laf ediyoruz...
  • Aynı zamanda biz MTV müzik ödüllerinde her sene bir Türk şarkıcıyı birinci yapıyoruz...

Şarkıyı bir kere yarım yamalak dinledim, güzeldir çirkindir diye yorum yapamam. Ben Eurovision defterini Shake it up şekerim ile kapattım. Mor ve ötesi, Athena veya Manga'nın eurovision'a katılma nedenini anlayamıyorum. Ama hadise o kadar millileşiyor ki, kim nasıl hayır diyebilir onu da idrak edemiyorum.

Bu yüzden çok rica ediyorum;

  • Eurovision'un bu ülkenin yumuşak karnı olduğu artık kabul edilsin.
  • Manga da Manga gibi şarkı söylemeyecekse neden Eurovision'a katılıyor bana bunu açıklasın...
ps. Benim eurovision adayım ise yıllardan beri değişmiyor...

ps.2. Başlık şarkısı Sıla- Bana biraz renk ver

8 yorum:

Fery... dedi ki...

valla Fransa adına 2009'da Patricia Kaas katıldısa Eurovision'a demek ki tek önemseyen bu ülke değil hayır yani Fransa bile önemsiyorsa Türkiye'nin bunca hazırlığı yersiz değil...

Sen bu yazıyı yazmış olsan da destekle :))

( f ) ( k ) ( h ) dedi ki...

müzik bilgimin ya da zevkimin doruklarda olduğu söylenemez ama bu şarkının yürovizyonu kazanma şansı çok az gibi.. ilk 10 a girer ama ilk 5 hayaldir..

bunları söylerken üzüldüğüm için mi söylüyorum?? tabiki hayır.. türkçe şarkı ile katılmadığımız hiç bir yarışma umrumda değil şahsen! çok mu abrtıyorum acaba diye sordum kendime; az bile yanıtını aldım :\

ayrıca sütlü mercimek çorbasını denemeden verdiğin yargı için seni kınıyor yemeye davet ediyorum!!!

bitti

varol döken dedi ki...

erovizyona şiirle katılalım...

şiir aşağıda, 12 desibellik sesim duymak istediğiniz her yerde, eğer avrupa'yı sallayıp kendine getirmezsem adam değilim (bknz. mr. attaleia, nereye bknz. tabi boşverin bakmayınız, o resimler bir utanç vesikası olarak bir ömür boyu bende o gün sahnedeki animatörlerde kalacak)

mr. and mrs. smith
i know you
from the books
but now i see you
from where i look
to be honest
i must say
fuck you
now let's say together
fuck you
oh yeah
come on
one more time
fuck you
mr. smith
never go to school again
fuck you
mrs. smith
please be a fool again
hello europe
fuck your votes
hello sweden
your mind is frozen
hello bulgaria
you have distopia
hello france
you hate immigrants
hello spain
bulls will give one day a big pain
hello netherlands
be neverlands
hello ireland
your women are coming from uglyland
hello turkey
hello papa
hello mama
haydi hoppa (şiirin burasında dansöz girer kanon eşliğinde göbek atarız)

bitti...

Fery... dedi ki...

darbuka ve dansözle tam olmuş bu ya, çok beğendim... birinci olamasak da çok ses getiririz :) seneye senle gidelim eurovision a :))

varol döken dedi ki...

sen darbuka ben dansöz olacaksam istemem:)

arkada kanon yapabilir misin? bak şöyle...

hello sweden
fak yu fak yu fak yu

kanonu özledim... i missed canon... ingilizcesi kanon mu bunun...

kafam çok karışık fery, birinci olmak istiyorum... malumafatrus bunları şu an okuyup gülüyor biliyorum...

gül ve seninle gülsün dünya, ağla ama yalnız ağla...

hüzünlendiniz değil mi, işte öyle insanı kahkahalardan gözyaşlarına salındırırım...

salıncak gibi adamım...

kanon ver...

hello great britain
you can never be great again

Fery... dedi ki...

ben darbukatör de olurum dansöz de olurum amaç Türkiye'yi temsil etmek değil mi :)

çok yakın bir zamanda bir karaoke faciam var buna şahit olmadığın için kanon öneriyorsun bana, ülkemin uluslararası arenadaki karizmanısını !!! yerle bir etmemek adına ben dansöz olmaya karar verdim :))

hello great britain
you can never be great again....

varol döken dedi ki...

the next is turkiye (burda çeşitli türk bloglarından görüntüler verilir, masa başında boş boş yorum yazan adamlar işi gücü bırakıp blog açan kadınların üstlerinde en büyük türkiye ulan yazılı tişörtleriyle gülücüklü bürümcüklü pozlarından ve en sonunda koşarak birbirlerine sarılmak için hareketlerinden ağır çekimde sahneye geçeriz)

mr. and mrs. smith

lyrics: varol döken
music: yok sana müzük
dansöz: fery
blog:malumafatrus
rep: emeğe saygı beyler

yazdıktan sonracuma varol döken kafasında takke şapka, çiftkaplanlar beyaz don ve fanila ile sahneye çıkar... şiiri okur, 1.30da sahneye giren fery sol kolunda çantası, çiçekli basma uzun entarisi ve tek topuğu kırık ayakkabısı ile dansını yaparken varol döken önündeki tabladaki rakısından bir yudum çeker ve dizlerine vurarak eşlik eder daha sonra ortamda çalınan darbukalı müziğe dayanamayan her türk genci gibi göbeğini titreterek ve allahhh diyerek dansözle karşılıklı göbek atar entarinin kenarına yeni tl sıkıştırır fery de ben merkez bankası mıyım dümbük bu para burda geçmez diyerek ortama renk katar... şovun sonunda alkışlamayan ve sahneye şaşkın şaşkın bakan seyirciye biraz ilerleyelim, arkada yer kalmadı ulan diye çemkirilir... zero points tu törki anonsunu her duyduğumuzda senin anan zero lan diye bağrılınır, fery sunucu kızın saçlarına asılır, varol döken bardağı kafasında kırar (dilini burup ısırırak) yayın kesilir, oğlum adamın gol diyor deriz, gol olur...

oldu mu?

malumafatrus dedi ki...

Varol bence seni Eurovision kesmez sana başka bir yarışma bulalım, olmadı kendimiz organize edelim. Benim blogum sponsor olsun, yarışmanın reklamlarını sen yap. Canlı yayın riskini alacak bir ulusal kanal bulmamız biraz düşük bir ihtimal olduğundan, onu da internetten yayınlarız.

fericim, sen yine de Varol'a uyup , dansöz neyim olma. İbrahim tatlıses'in dansözü Didem pek şahane ama Ayşe Özyılmazel'i de bu şahane şova bir şekilde dahil etmemiz lazım.

(f)(k)(h); Ön yargım ve ben soruyoruz; Mercimek çorbası başlı başına gayet güzel bir çorbayken, içine süt katma gereksinimini neden?