8 Mart 2010 Pazartesi

"bir kadın nasıl döner köşeyi nasıl engeller aşar?"


Bir gayrimenkulün özellikle evlerin değerini arttıran bileşenleri tek başına değerlendirmek pek mümkün değil. Hepsini bir arada bulmaktan ziyade ona sahip olmak işin zor kısmı olduğundan da; biz ölümlüler ev tercihlerinde fırsat maliyetinde ince eleyip sık dokumak zorunda kalır. Merkezi olan evde güzellik aranamaz, müstakil olan evde şehre yakınlık aranmaz, güvenlik aranan evde site hayatı da tercih edilmek zorunda kalır etc.

Çok şükür gelişmiş inşaat sektörümüz de her türlü talebe göre evi biz fanilerin hizmetine sunar.

Hafta sonu amaçsız bir piyasa araştırmasından mütevellit internetten güzide mahallemizdeki evlere baktık. Ev almakla uzaktan yakından alakamız olmasa da tercihimiz satılık evlerden yana oldu. Bu sayede de emlak sektörünün yükselen yıldızı Dikilitaş'ımızdan ve buralara ev yapan inşaat sektöründen resmen nefret ettik.

Şimdi kendi semtim diye demiyorum ama Dikilitaş'ın bir ruhu yok. Merkezi olmak dışında da hiçbir artı değeri yok. Mahallede yemek yemek, oturup bir şeyler içmek falan zaten büyük bir ütopya. Bildiğiniz yurdum delikanlıları hala bizim mahallede sokaklarda amaçsız takılır. Geri kalan nice şahane özelliklerini de anlatmaya devam ederim ama gerisi hayal gücünüze kalsın, mahallemizi de siz tasavvur edin istiyorum.

Güzide mahallemizde, eski apartmanları yıkıp fransız balkon yapınca modern ev yaptığını düşünen paragöz inşaatçılar sayesinde emlak fiyatları resmen dudak uçuklatıyor. İşin daha da fenası bu fiyatlar güzel bir ev için de istenmiyor.

Ve yurdumun güzel insanları, nasıl kazandıklarını bilmediğim paralarını sorgusuz sualsiz o evlere yatırdıklarından kimseler de bu inşaat tayfasına "ne yapıyorsun ey aslanım" diyemiyor.

Evlerin birçoğunun boş olması en büyük tesellim ama yine de 70 metrekarelik doğru düzgün güneş görmeyen eve 500.000 TL isteyen zihniyete de o evi almayı düşünenlere de küfretmeye devam edeceğim.

onlar battığında da "ben size demiştim uşağım" demek için ilk sırada yer alacağım.

Batmazlarsa da o evlere sahip olanların camlarını taşlamak için benim gibilerle aynı çatı altında buluşmayı hayal ediyorum.

ps. Başlık şarkısı "Bir kadın nasıl döner köşeyi?"- Deniz Türkali

8 yorum:

varol döken dedi ki...

seçimlerde oyumu ahmet özal'a verecektim nerdeyse...

sırf istanbul'u yıkıp yeniden yapacağım dediği için...

varol döken dedi ki...

14 katlı apartmanı 6 ayda çıkıyorlar bu ülkede...

14 saniyede yıkılınca kimse timsah gözyaşı dökmesin!

varol döken dedi ki...

buralar eskiden dutluktu yavrucuğum (mecaz değil harbiden dutluktu, ağacından düştük de söylüyoruz:)

Fery... dedi ki...

offf offf bisiklet için kırmızı rugn ayakkabılarımdan vazgeçirten ailem size sesleniyorum neredesiniz ev bak biz de destek olalım dediniz şimdiiii uzaaakklardaaasııınnn gönül hicranla dolduuu... Bir minik sanayi şehri Ereğli'de yaşayan sevgili anneciğim babacığım rakamları duyunca toz oldular olan benim güzel fiestama oldu vazgeçtiğimle kaldım ühühühühüh :(((

varol döken dedi ki...

fery sana kartondan ev kibrit çöpünden bmw yapcam söz...

Fery... dedi ki...

içlerine de bir fery yerleştir ama Varol; o zaman tam süper olur :)

varol döken dedi ki...

onu da yufkadan yapayım...

ama kendini yersen karışmam!

Fery... dedi ki...

insan ne yaparsa kendine yaparmış Varol :))