13 Mart 2010 Cumartesi

"anlattıkça bölmüşüm, umutlarımı duvarlara çarpa çarpa"


En bayıldığım!! insani özelliklerin başında eziklik kompleksi pintilikten sonra ikinci sırada yer alır.

Bu yüzden de İclal Aydın'a derin duygular beslerim.

Yıllar boyu tüm hissiyatlarını tüm kırgınlıklarını gayet şeffaf hallerde bizimle paylaşan Aydın, Tuna Kiremitçi sendromundan sonra nispeten "artık değiştim ben" hallerine bürünse de bugünkü yazısı ile artık değişmediğini de ispatlamış oldu.

Kendisi geçirdiği sayısız sıkıntıda bir kez dahi arayıp sormayan Selahattin Duman'ın dün yazdığı yazı sebebiyle eteğindeki taşları bugün bir güzel dökmüş.

İşin fenası Selahattin Duman'ın dünkü yazısında demek istediğini bir nebzede olsa anlamadığını düşünüyorum.

İşin fenası Taksim Meydan'ı gibi köşesi lafını tartışma noktasının kendi gazete köşesi olmadığını düşünüyorum.

İşin fenası, gazetede her gün nerede yazdığının belli olmamasının bu yazıya konu edilmemesi gerektiğini düşünüyorum

İşin fenası, insan ilişkilerinin gazete köşelerinde değil yüz yüze tartışılması gerektiğini düşünüyorum.

İşin fenası bu kadar ilgi delisi olmanın, o aradı bu aramadı şu şunu dedi ile hayatın çok yorucu olacağını düşünüyorum.

İşin fenası kızı doğduğu zaman dert edindiği lafı şimdi söylemesinin çok büyük bir kincilik olduğunu düşünüyorum.

İşin fenası o kadar laftan sonra "Sen kelimelerin efendisi kal güzel abim, ben kıroların kraliçesi..." fevkalde popülist bir cümledir.

ve bu ülkede popülistler her zaman kazanır...

ps. başlık şarkısı Beş- Gripin

2 yorum:

varol döken dedi ki...

selahattin duman'ın yaptığı da iclal aydın'dan az popülistlik değildir...

kelime kökenleri falan önemli değil, önemli olan hissiyet, hassasiyet...

ben bayan kullanımına karşı değilim ama hitap edeceğim kişi karşıysa söylemeyecek kadar da beyefendiyim...

gerisi de okunma kaygısı, tiraj, tıraş!

barkinturan dedi ki...

o değil de tubiş iki link de selahattin'in yazısının linki. haberin olsun.