7 Mart 2010 Pazar

"akreple yelkovan dönüyor nedensiz"

  • Bir insanın ismini sokağa vermek gerçekten kendisine ödül vermek midir bilemiyorum. Yani basın ekspres yolu yerine benim adım kullanılacaksa iyi hoş güzel bir mahallenin ara sokağına adımı vereceklerse, ben daha somut ödüllendirme methotlarını tercih ediyorum.
  • Ayça Şen, resmen radyo aleminin jokeri oldu. Virgin mi adam edilecek Ayça'yı gönder; Eksen'e popülerite mi kazandırılacak ( ki eksenin kemik dinleyicisi aslında bunu istemiyor) Ayça'yı gönder.
  • Bugüne kadar düşünmemiştim ama son transferle beraber Bay J ile Geveze'nin her daim aynı radyoda olduğunu idrak ettim. Bir de tabi bu transfer sayesinde Bay J'nin nur cemalini gördüm. Ben bu berbat sesimle radyocu olamazdım ama olsaydım da, yüzümü mümkün mertebede saklardım. Bir yerden sonra popülerite deşifre olma gereksinimi doğursa da, radyonun gücüne güvenip, dinleyici ile yüz göz olmamayı tercih ederim.
  • Ömrümüzün bir 8 Mart'ı daha geçip gitti. Tamamen uyduruyorum ama hissiyatım üst yönetiminde kadınların yer almadığı şirketlerin bugün kadın çalışanlarına çiçek dağıtmayı tercih ettikleri yönünde. Kadınlar gününe inanmıyorum. Ayy kadınlar günümüzü kutladın/ kutlamadın diye kimseye dırdır etmiyorum ama yine de illa bir şey dağıtılacaksa bu lütfen kırmızı gül olmasın diyorum. her şeyin modası geçen tüketim toplumunda kırmızı gülün tahtını bu kadar sağlam yapan nedir, onu da bulamıyorum.
  • Dünya Kadınlar Günü sebebiyle bayan ( evet evet bağyann)üyelerimize şu kadar indirim yazan mantığı da ilgili makamlara havale ediyorum.
  • Apartmanların üzerinde yapılan koca koca reklamlar billboardlar gibi kolay değiştirilmediğinden; vizyona girip 2 gün sonra unutulacak filmler için bu tür reklamların kullanılmamasını ısrarla rica ediyorum.
  • Güzide memleketimde en nefret ettiğim kurumu, Hıncal Uluç'un önerisi üzerine Kıvanç Tatlıtuğ'u siyah şeritli araçlarından ötürü emniyete çağırmış. Tabi Hıncal Uluç yıllardan beri özel şöförle trafiğe çıktığından ve dikkat çekmeyi zaten sevdiğinden Kıvanç Tatlıtuğ'un insanların mal gibi bakmasından rahatsız olmasını anlayamaz, bunu geçtim. Ama yani ben bugün bir köşe sahibi olsam ve şöyle de böyle diye bir şey yazsam, yarın o adamı emniyete mi davet edecek bu polis ahalisi? Ruhlarını rüşvete satmış bu insanlar masada oturup, Hıncal Uluç'un doğrularına göre polisçilik mi oynayacaklar?
  • Tabi o arabanın sahibi değerli sweatheart'ı Ece Gürsel olsa; Hıncal Bey'in tepkisi ne olurdu onu da bilahere sorgulamak isterim.
  • Gündüz Türkiye'nin en zengin 100'ü listesini okuyup, üzerine yazılacak çok şey bulmuşken; şimdi baktığımdan ilgili haberi bulamadığımdan satırlarıma burada son verirken;müjdeli bir haber olarak da Pazartesi'nin bittiğini hatırlatmak isterim.
ps. başlık şarkısı için Yağma Yağmur- Ezginin Günlüğü

1 yorum:

varol döken dedi ki...

ayça şen'e şiir yazmıştım ben... benim gönlümün i-pod'u senin demişti ama i-pod'u i-pod'a şiir yazan biri kazanmıştı ki onu da tam göndermek üzereydim...

ya biraz geç kaldım ya biraz erken geldim...