21 Şubat 2010 Pazar

"şimdi tahammülsüzüm tecrübeyle sabit meseleler bunlar"


Hayatla derdi olan biri Ece Temelkuran. ( Ya da ben kendisinin yarattığı bu yansıtmayı doğru kabul ediyorum) Sadece kendi için değil, bu dünyadaki "diğer" için de bir şeyler yapmaya çalışan biri Ece Temelkuran.

Birçok yazısı ile bu niyetini başkalarına da bulaştıran ya da en azından "bir şeyler yapmak lazım ama ne" dedirten bir köşe yazarı.

Ama iyi bir köşe yazarı olmak hatta bazı bazı araştırmacı gazeteci olmak iyi bir yazar demek değildir. Güzel denemeler yazabilmek bir roman yazacağının garantisi değildir, şahsen ben bizzat bu kitapta bunu gördüm.

Yani çok şey anlatmak isteyen, farklı bir tarzı denemek isteyen Temelkuran belki okurlarında yüksekçe bir beklenti oluşturduğundan pek de başarılı olamamış. Açıkçası kitabın 1. kısmı "bir şeyler olacak ama ne?" haliyle gayet heyecanlı gidiyordu, ama 2. yarı benim için tam bir aşure halini aldı. (Tabi ben kitap bitecek diye epeyce hızlı okuyup, hikayenin ve Beyrut'un detaylarına inememiş de olabilirim.)

Gerek yoktu tabi ama bir başarı kriteri olarak değerlendirmek için söylüyorum, ben Beyrut'u Ece Temelkuran'ın sevdiği gibi sevemedim.

Kısacası ben altı çizilesi bir çok satırlar dolu bu kitabın içine pek giremedim. Bu sebeple de size ikinci kez kupleler demeti sunuyorum size kitaptan.

"Kadında zaman geçmez. sakın günün birinde iyileşmek için zamana güvenme."

"İnsanın bu kadar kıymetli olmasında, öyle sayılmasında bir yanlışlık vardı. İNsanı ezen bir şiddet. Hiç kimse olmama konforu yoktu. Herkes birbirinde ya da hayat içinde erimeyecek kadar katı haldeydi.

"Bütün bu hayat için, bu güvenlik ve güvence için neleri kurban ettiğimizi düşünüyorum. İkimizin...Benim kurban ettiklerimi...Düşünüyorum... Biri olmak için neleri veriyoruz... Bir hikayemiz yok ve olmaması için elimizden geleni yapıyoruz. Yerimizden hiç kıpırdamıyoruz ki her şey olması gerektiği gibi olabilsin"

ps. Ve yüzeyselliğimden olsa gerek nedenini/ niçininin anlasam da Muz Sesleri'nin de bir kitap ismi olarak da kötü bir tercih olduğunu belirtmek istiyorum.
ps.2 Başlık şarkısı Gülşen- İade

4 yorum:

farawaysoclose dedi ki...

affına sığınarak konuyla ilgisiz bir yorum giriyorum: Meryl Streep'in "its complicated" filmini izledim. müthiş yemekler yapan birini canlandırıyor yine. filmden sonra resmen "çikolatalı kruvasan" aş erdim! harika bir film, çok eğlenceli, tavsiye ederim :))

malumafatrus dedi ki...

faraway senin tavsiyelerine her daim açığım. değerli tavsiye defterime bu filmi de not ediyorum ve muhtemelen o filmden sonra artık bir yemek kursuna yazılıyorum:))

Fery... dedi ki...

offf ben hemen okuyayım bu kitabı; roman beklentim yok benim zaten ama Ece T. tadı vardır muhakkak...

Bir hikayemiz yok ve olmaması için elimizden geleni yapıyoruz.

varol döken dedi ki...

muz sesi acaba muz ortanın havada kavis yaparken çıkardığı ses midir?

lütfen güney amerikalı yazarlar dışında kimse kitabının içine muz koymasın!

muzlu süt çekti canım...