22 Şubat 2010 Pazartesi

"oysa yarı iletkenim biraz içim dışımda"


Erkek fatma hallerim 1 yaş büyük bir ağabey ve kısmen sokaklarda geçen bir çocukluğun hediyesidir bana. Abimin peşinden futbol maçlarına gidip kaleci olduğum günleri, okul vaktinde askılı eteğimle atari salonuna gittiğim günler izledi. Sonra işte doğa, ergenlik, şekil ve şartlar mı demeli metamorfoz mu demeli bilmiyorum süslü bir hatun kişisiyle karşılaştım bir gün aynada.

Ama her şekil ve şartta erkeklerin mahallesi olan spora ilgi ve alakam her daim yüksekti ( bazı bazı abarttığım oldu sadece) Hiçbir gazetenin gelmediği bir okulda her Salı kantinciye rica minnet Fanatik Basket getirtmekten, bir gün Fanatik Basket ekibini okula getirtmeye kadar çeşitli faaliyetlere de heves edince hiçbir zaman “ya bak ben aslında bu işi senin kadar biliyorum”u anlatmak gibi bir derdim olmadı. ( bugün aslında bunu yapıyorum o ayrı)

Bu yüzden bu gösterişe giren (ofsaytı da bilirim, premier ligin fikstürünü de) hemcinslerime hep bir şüpheyle yaklaştım. Şahsen erkeksi olmak adına sürekli küfür edenleri de bu sebeple bir “acabaladım”( bu değerli kelimeyi googlamak’tan türettim) Mesela hala ben rakı kadehini gururla elinde tutan kaç kadın gerçekten bunu keyif aldığı için içiyor, kaç tanesi o iş masasında sert görünmek için alıyor tahmin edemiyorum. (sevmek zorunluluğu ile başlayan bir kanıksama hali) Bir kadının hem erkeklerin ilgi alanı olabileceği konulara merak salabileceğini hem de kek tarifi verebileceğini düşünüyorum, en azından benim tanıdığım örnekleri olduğundan ( hayır yine kendimden bahsetmiyorum, ben kek tarifimi annemden alıyorum) herkesi kendi gibi olmanın rahatlığına davet ediyorum.

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;


  • Fanatik Basket örneğini de hep veriyorum ama adamlar arşivlerinde olmayan bir sayıyı isteyen okur için benden gazete istediler, bu yüzden manasız manasız, yılda 2-3 kez böbürlenirim okur, lütfen kusura bakma.

  • Bu yazıyı yazma sebebim de Cumartesi akşamı izlediğim ufacık tefecik (dokunsan kırılır ki o hissi veren) Jehan Barbur’un performans sırasında rakı içmesini beynimdeki resme bir türlü oturtamamamdır.

  • Benden selam söyleyin; Ghetto’daki akustik Mor ve Ötesi konserini 50 TL yapan fayda/fiyat performansından habersiz organizatörlere/mekan sahiplerine.

edited by kusburnu.

ps. Başlık şarkısı da aslında başka bir yazı konusu. Siz şimdilik Sakin'in yeni şarkısı olduğunu bilin, çok güzel olduğunu bilin, dinleyenlerin çok şanslı ( evet o benim) olduğunu bilin.

ps.2. Resimlerin adresi otomatik pilota bağlandı.

2 yorum:

Fery... dedi ki...

benim mahalle-i spor ile ilgili sorularımın muhattabı olmanın sebebidir bu durum :)

bir şeyleri gereklilikten sevmek ya da sevmek değil de kanıksamak... daha şık durur diye daha güçlü gösterir diye şu diye bu diye kalıplar kalıplar kalıplar... bunaltıcı şeyler, her biri demir parmaklıklar... sıkıldım yazarken bile... Aslına dayanmak nasıl hesap et...

varol döken dedi ki...

bu konuyu içinizde halletmenizi tavsiye ediyorum:)