20 Şubat 2010 Cumartesi

"kimbilir nerede fişlendik?"


Bu ülkede internet gelişiyor falan deseler de internet haberciliğinin iki gıdım ilerlediğini düşünmüyorum. Gazetelerin internet sitelerinin ise, ünlülerinin babaları ne iş yapıyor, unutmak istediği fotoğrafları, yükselen burçları türünden magazin ağırlıklı haberlerini tıklatarak elde ettikleri başarı ile mutlu ve mesut olduklarını düşünüyorum.

Malumunuz ülkenin politik gündemi sürekli değişiyor ve ben haber izlemeye tahammül edemiyorum. Bir şeyler öğrenmek için yapacağım en iyi şey bir şeyler okumak. Gündüz az çok haberdar olduğum şeyleri, akşam okuyup anlayabilmeyi umut edip, bu olayın kökü nedire inmeye çalışıyorum. Ama ya ben aptal olduğumdan ya da internet sitelerinin olayı zaten herkes biliyor üslubundan hiçbir şey anlayamıyorum.

Önümde iki seçenek kalıyor ya babamla uzun bir telefon görüşmesi yapıp konuların detaylarını almak ya da ekşi sözlükte binbir görüşü okuyup, kendi filtremi kullanmak. Aslında Nazlı Ilıcak'ın ve Yiğit Bulut'un olmadığı bir tv programı da izleyebilirim konuyu anlayabilmek için ama herkes konunun ortasından hadiseye girdiğinden ben giriş ve gelişmenin bir kısmını bir türlü anlayamıyorum. ( dizinin 13. bölümüyle konuya girmeye çalışıp," o kim bu niye öyle dedi"cilere dönüyorum.)

Sorun zaten haberciliğin anlayışı. Ne yazık ki benim haber almayı umduğum sitelerde flash flash mantığından içerik detaylarına girilmiyor.

Benim gibi özetten tümevaran insanlar için keşke Selim Atalay gibi birkaç haberci daha olsa. İtiraf ediyorum dünyada neler olup bitiyor'u en çok onun twitleri ile öğreniyorum. Kısa kısa türkiye gündemini özetleyen haber siteleri varsa ve ben kaçırıyorsam da paylaşmanızı rica ediyorum.

Bununla beraber;

  • Oda Tv'nin komploculuğundan,
  • Medyatava'nın tembelliğinden ve taraf olma hallerinden,
  • Haberturk'un haber sitesi mi gazete sitesi mi tv sitesi mi olduğuna karar verememesinden ötürü çok yorulduğumu da belirtmek isterim.

ps. İnternet gazetesi editörlüğünün de fevkalade vasat olduğunu da düşünüyor, bunun için her gün haklı sebepler ediniyorum.
ps.2. Twitter'dan okuduklarını haber yapanların da basın emekçiliğine şapka çıkartıyorum.
ps.3. Resim adresini de kapı komşusu yaptık.
ps.4. Başlık şarkısı Hayko- Hangimiz Masum

5 yorum:

Fery... dedi ki...

yazı değil de başlıkla ilgili yorum yapabilir miyim?

Bugün bir alışveriş yaptıktan sonra tam da ödeme esnasında TC kimlik no nuzu alabilir miyim diyen kasiyer hatuna uzun uzun bön bön bakıp neden diye sordum, yasal zorunluluk dedi, dedim şaka yapıyorsunuz herhalde devlet artık aldığım şeye kadar mı takip edecek beni...

Şoke... Böyle bir şey olabilir mi ya?

malumafatrus dedi ki...

nasıl yani? verdin mi peki? ben vermem, aldığımı da bırakırım herhalde.

Naim Dilmener dedi ki...

Yazinin tamamina katiliyorum; butun aklim ve kalbimle. Bu soyleyeceklerimden de emin olmama ragmen:"Bu tur kaygilar kimsede kalmadi." Demek istedigim, yalnizca siteler degil, memleketin cogunlugu "memnun ve mesut". Nasil olabildigine aklim ermiyor ama oyle.
***
Gelelim bir dukkanda vatandaslik numarasinin istenmesine: Faturalara yazma zorunlulugu getirildi ama alinacak belgeyi defterlerine kaydedecekler icin gecerli bu; vergi mukellefi olmayanlar vermek zorunda degil. Vermesinler ve Sevda Demirel gibi "Sen baksana bana" deyip bir de tokat patlatsinlar; isterlerse tabii :)

malumafatrus dedi ki...

büyük devletimiz tc kimlik no ile hayatımızı pek güzel kayıt altına alıyor ama çok yakın zamanda bu bilgilerin herkes tarafından erişilebilmesinden ötürü oluşacak yolsuzluklarla nasıl saçma biryolda olduğunu anlayacaklar ( en azından umudum bu yönde) o zamana kadar zararını görenler her zamanki gibi kendi dertlerine çarelerine kendileri bakacaklar...

perun dedi ki...

selam , bu medya yorumlarınıza okadar katılıyorum ki ben de tam bununla ilgili birşeyler yazdıktan sonra buldum yazınızı. Sorunuza cevap sanırı malesef yoookk.

www.perun-perun.blogspot.com
Bu arada yeni bir site kurmuş olmamdan dolayı hiç izleyenim yok,ama belki siz takılırsınız:)