22 Şubat 2010 Pazartesi

"hatırladım dedin ki zaman kıymetli"



Benim için cep telefonu; yatılı okulda ankesörlü telefonunun önündeki bekleyişlerin son bulmasıdır, aynı zamanda o bekleyişleri eğlenceli kılan muhabbetlere denilen elvedadır. Kendi gözünüzden bakınca istediğiniz herhangi birine ulaşmak şahane de olsa, herkesin de size istediği vakit ulaşabiliyor olması açıkçası pek de şahane gelmiyor bana. Bir dönem uzun soluklu görüşmeler yapsam da sıklıkla vurguladığım gibi artık 1 dakikadan fazla süren tüm konuşmalarda ruhum altın golü arıyor.

Cep telefonu ile beraber bir kuple kalmış mertlik de bozuldu....


Ayrıca telefonunuz kapalıyken bile olup bitenler iki metrekarede hayatını sürdürmeye çalışan hayal gücünüze pek sempatik bir ev sahipliği yapmıyor. Telefonum çekmiyordu, ondan ulaşamadı herhalde iyimserliğine bile balta vuruyor canımızın içi Turkcell. ( Avea da mesela süper ispiyonlayıcı olarak, az önce ulaşamıyordunuz ama artık ulaşabilirsinizi haber veriyor)
E-maillerde ise mertlik "read receipt" ile bozuluyor. Çok şükür bu hizmetler şimdilik sadece outlook gibi iş maillerinde geçerli. Ama zaten işin fena kısmı da orada. Patron bir şey sorduğu vakit, o maili okuma hızınız çarpı cevap verme hızınız belirliyor bazı bazı performansınızın değerlendirmenizi.
Teşviki-i mesaimin yoğunlu sağolsun iletişimin her türlüsünde epeyce hızlıyımdır. Kısa yollarda sağolsun bu hızla beraber hataya da fazlasıyla meyilliyimdir. En büyük korkum çoğu fani gibi iş ortamında tüm şirkete atılan bir maile alakasız bir şekilde reply all yapmaktır. Reply all'u hadiseye karıştırmadan nispeten bu şekilde bir mailim olduğundan da paranoyam had safhadadır. İşin en fenası aynı isimle başlayan pek yakın arkadaşınızla dedikodu yapmak isterken alakasız bir iş arkadaşınıza mail atabilme ihtimalinizdir.( bunun için böyle hatalar yapanlara gülmeden önce bir gün sizin de aynı hayatı yapacağınızı düşünmenizi öneririm)

Benim bu ikili mailleşmelerdeki en büyük tedirginliğim ise, mailin to kısmına genelde kendisinden bahsettiğim kişiyi seçmemdir.( gossip girl'in dedikodusal bünyede yarattığı negatif sonuçlar) Çok şükür bugüne kadar hep direkten dönmekle birlikte, bir kere de golü kale çizgisinin içinden de recall sayesinde çıkartmışlığım var. Ama fakat lakin, risk benim için her daim sürüyor, çünkü beynimin ayarları bu konuda tamamen karman çorman oluyor. Bu sebeple önce mailin to kısmını belirleyip ardından içeriğe geçmeyi tercih ediyor, kendi kendimi düzene sokmaya çalışıyorum.

Çok şükür cep telefonunda böyle saçmalıklarım nüksetmiyor. Sadece bir gün serviste birine hem mesaj yazıp bir yandan da servis arkadaşlarımla konuşurken beyin dalgalarım yine karıştığından servis arkadaşlarımdan birine mesaj attım. (Gerçi bu meymeletsiz karma hadisesinden ötürü şimdi yazdığıma göre kesin başıma daha çok gelir bu hata ama neyse)

İş bu yazıyı da değerli şirketimizde, dahili numara üzerinden değil isim seçenekleri üzerinden arama yaptığımız ve ben de hep ısrarla bazı yönetim kurulu üyelerini aradığımdan yazıyorum. Çok şükür telefonları asistanlarına yönlendirilmiş durumda, çok şükür bazı noktalarda herkese soracak bir soru bulabiliyorum.


Tabi nereye kadar bu densizlikle karışık şaşkınlıkla buralarda var olabilirim, işte o kısmı bilemiyorum.

Resim için ps.1

Başlık şarkısı için ps.2. Badem- Sensiz Olamam

15 yorum:

kusburnu dedi ki...

:))) gülmemem lazım biliyorum ama kendimi tutamıyorum..
ve şunu eklemek istiyorum; ne kadar yanlış bir mail atarsa atsın, kişi asla recall yapmamalı. recalla işe yarayan bir fonksiyon değil. üstelik iki kere rezil oluyor maili gönderen kişi, sıvıyor adeta :)

malu dedi ki...

bütün şirkete attığın recall adamı rezil eder tabi, recall fail mailleri ile dolar mail box.un ama teketek de hayrını gördüm, her seferinde de bir umut şansımı denerim.

ayrıca recall yapanı seviyorsam, üzülmesin diye de recall'unu kaele alırım, bile bile ilk gönderdiği mailini okumam, bu derece de insaniyetim yüksektir.

kusburnu dedi ki...

ben genelde önce maili açıyorum, ben okurken recall geliyor, recalla bassam da basmasam da mail mailboxımı terk etmiyor. sen niye malu oldun be? furuşa noldu?

malumafatrus dedi ki...

Google beni kesip biçti sanırım:)) yok aslında iki accounttan ayarı sapıtmış evladım.

varol döken dedi ki...

recall nasıl oluyor... ben dahiliden jeffi medina'nın eşini bizim stajyer kız diye arayıp tavukları çizmedin mi daha demiştim de kadın nerde görse beni gülmüştü... recall bilsem yapmaz mıydım, telefonda işe yaramıyor mu?

malumafatrus dedi ki...

Tavukları çizmek ne oluyor peki? Telefonda recall ancak hiro nakamura gibi bir arkadaşın varsa işe yarar.

"Hiro'yla tüm hataların geri dönüşü mümkün..."

hereoes reklamlarını izlediniz.

varol döken dedi ki...

çizim işte, tavukçuzade'ye:)

heroes da kalmadı be nerde o eski kahramanlar...

Fery... dedi ki...

recall bir tek sende işe yaramış sanırsam çünkü ben de dahil herkes recall geldiğinde önce maile bakar, recall insan evladını oku maili oku nolur oku diye dürten şeydir :)

ben mail telefon değil de msn de çok yapıyorum bu yanlış mesaj olayını ya :(

varol döken dedi ki...

recall dediğimiz şey attığımız maili kimse görmeden geri çağırmak mı?

bunca yıllık mektupçuyum böyle özellik görmedim:)

malumafatrus dedi ki...

Varol; recall dediğimiz, ben bir halt ettim ama kimseler görmeden vazgeçmek istiyorum diye teknolojinin bize sunduğu bir ikinci şans, kaldı ki gmail.de de çok kısa bir süre de olsa geri alma duşu var sanırım.Ama benim gibi dört ayak üzerine düşmek için epeyce şekil şartın bir araya gelmesi gerekiyor.

Fericim; valla eğer o recall'u yapamasaydım bugün muhtemelen benim için bir çok şey değişik olurdu. ondan çok şükür kırk yılda bir de olsa işe yaradı.

kusburnu dedi ki...

geri çağırmak evet. ama adam üstüne tıklayıp okumadıysa ve önce maile değil de recall mailine tıklıyorsa işe yarıyor. ama ferinin de dediği gibi recall gelince ilk iş herkes ilk gelen maile bakar. recall yapan yaptığına pişman kalakalır.

Fery... dedi ki...

çok merak ettim ne zaman yapmıştın bu hayat kurtaran recall u, mail atsana bana :)

Damla dedi ki...

hoslandıgı cocukla ılglı bı mesajı en yakın kız arkadasına atıyorum dıye cocuga atan bı kısılık var karsınızda, ve bu hadise cep telefonuyla oldugu icin ve cocuk mesajı gozume sokana kdr yanlıs gonderdıgımı farkında bıle olmayan bı sahsıyet oldugum ıcın bu yazı butun anılarımın canlanmasına neden oldu, allahımmm ne buyuk rezalettiiiiiiiiii

Fery... dedi ki...

ee ne güzel işte direkt söylemişsin öğrenmiş :))

Damla dedi ki...

heheeee tabı cnmmm :)