16 Şubat 2010 Salı

"evet hep var olasılık nedir sanki kar payım?"

  • Taksicilerin azılı düşmanı olan bünyem, özel şöförlere karşın bu kadar acımasız değil. Hele ki patronu bir yere yetiştirmeye çalışan bu sebeple de kaza yapan şöförün tüm yükü omuzlarıma biniyor nedense. Hem geç kalmaya sebep oluyor hem de kendinin olmayan, olamayacak malı da hasarsızlık priminden mahrum ediyor. Artık patronun insanlık çeşitliliğine göre de fırçayı, azarı, imayı bir güzel yiyor.

  • Bizim yaşlı servisci amcanın servisimizdeki kısa kariyeri -adı üzerinde yaşlı olduğundan- OGS kredisi bitip epeyce kaçak geçtiğini farketmemesi sonucunda oluşan büyük cezadan ötürü son buldu. Evde canı sıkılıp da kahveye gitmek istemediğinden çalışanlara değil de, gerçekten ihtiyacı olduğundan çalışan tüm yaşlılara fevkalade üzüldüğümden bu duruma da çok üzüldüm tabi. (Aslında tercihlerini değil zorunluluklarını yaşayan herkes - ve pek tabii kendim- için üzülüyorum zaten.)

  • Vedat Milor, müsait bir vaktinde şu soruma cevap versin lütfen. Mekanın iyisi menüsü esnek olan mıdır tam tersine menüsünde hayal gücüne yer vermeyen midir? Ama yani bir mekan bana sadece friğ pilavını şu yemekle yiyebilirsiniz derse, ben bir daha oraya gitmem. Hele ki, bugün friğ pilavını az yapmışlar, o yüzden de sizin yemeğin yanına sadece püre ikram edebiliyoruz diyorsa hiç gitmem, gidersem yemek yemem.

  • Bu kaprisleri sadece Michelin yıldızlı mekanlar yapsın, adı cafe olan restoran bile olmayan yerler aklından bile geçirmesin istiyorum.

  • Ayrıca House Cafe'nin yemeklerine güzel diyen bir insanla aynı masaya oturmaya tereddüt etmem, direkt masadan kalkarım. İleride tarih bu saçma mekanları popüler yapanları bir şekilde yargılayacak, buna inanmayı tercih ediyorum.

  • Bünyesine kafein almayan, su, taze sıkılmış portakal suyu vb. ile kahvaltı eden insanlar uykuları geldiğinde neye sığınıyorlar merak ediyorum. İçimden bir ses bu kafein bağımlılığı da uykuyu açmaz diyor, bu sorumun cevabı ile de tezimi ispatlayacağımı sanıyorum.

  • Açıkcası artık Deniz Seki için bir şeyler yazmaya mecalim yok, ama son röportajı yine çok fazla malzeme veriyor bana. Hala ve hala “Türk toplumunun onaylamadığı bir ilişkide ısrar ettim” dediği için Deniz Seki'den ne köy ne de kasaba olur. Allah rızası için bir PR'cı tutsun kendisinin elinden istiyorum.

  • Cezaevinde çadır kurup açlık grevine girmeye de çok meraklıysa, Tekel işçileri için açlık grevine girsin, oradan da güzel şarkılar çıkartabilir diye düşünüyorum.

  • Ayşe Arman’ı da önceki hapishane röportajından sonra bu sefer, karısının ahı tuttu diye düşünüyor musun sorusunu sorduğu için tebrik ediyorum.

  • Ayşe Özyılmazel sağolsun, Kenanımın bunca konserinde görmediğim kalın belini de boxer'ını da görmüş oldum. Sırf haset olsun diye söylüyorum, o kadar topuklu ayakkabı ile kısa insan Kenanımla aynı boya geldiğine göre kısanın da kısalığı varmış diye herkes haline şükretmeli diye düşünüyorum.

edited by kusburnu

başlık şarkısı Gülşen- Ezberbozan



4 yorum:

varol döken dedi ki...

sadece şu pozdan bile bu memleketten dünya çapında yıldız çıkmayacağına emin olabiliriz...

sanatçı yalnızdır, sanatçı mutsuzdur ya hala anlayamadı mı o ezik kafalarınız bunu?

varol döken dedi ki...

kendi ayaklarının üstünde duramayan ayşe benim bulaşıklarımı ayakta nasıl yıkasın?

başlamadan ilişki bitiren ilk blog yorumcusu olarak tarihe geçişim de kayıtlar altına alınsın...

varol döken dedi ki...

deniz seki, vedat milor, ayşe arman bir adaya düşsün yanlarına bazı şeyleri almaya izin verilmesin bak bakalım kaç gün yaşıyorlar!

şöyle ki deniz seki bitmez tükenmez acısını,

vedat milor michelin yıldızlı restoranlarını,

ayşe arman da iç çamaşırlarını...

malumafatrus dedi ki...

kızın sevgilisi varken bulaşık bulaşık diyorsun, ne zaman yine bir ayrılık acısına düşüyor, desteğe ihtiyacı oluyor; küstüm oynamayacağım yapıyorsun. Sevgi dolu ama yalnız bu kızcağızın duygularıyla da fevakalde oynuyorsun bak uyarmadı deme.

Hani Ayşe Arman iç çamaşırı giymiyordu? Bu da mı yalan dünyanın yalanlarından biriydi? Yine de kendisi adaya iç çamaşırsız gitse de dert etmez gibi geldi bana, ( hele ki o adaya business class'da uçuyorsa). Bu arada meraklısına Nihat Odabaşı'nın vatan pazar röportajını da öneririm.

Hatta ben sayısız gollük ortalar içeren bu röportajı da en kısa vakitte yazı konusu yapayım.