5 Şubat 2010 Cuma

"emin olunca sahipliğimizden düşürüverdik değerimizi "


Alışveriş merkezleri ile ilişkim son 1 yıla kadar gayet seviyeli idi. Üniversite döneminde sıklıkla uğradığım mekanları, sonuç odaklı gidip kaçtığım yerlere dönüştürebildim. ( fuhrerschein sağolsun) Bu sene azıcık raydan çıksam da, hala bir Pazar günü kafama bir şey takmadıkça ve başıma silah dayanmadıkça gitmem AVM'lere. Kanyon'u da toplamda 3 mağazasından alışveriş edebilecek sermayeye sahip olduğum için bir AVM olarak görmem.


Şimdilerde kulağıma AVM'lerin erken kapanması gibi yasa tasarıları çalınıyor. Bu ülkeye kiriz teğet geçtiyse ben ve benim gibiler sayesindedir diye düşündüğümden, söz konusu tasarıya ilişkin iki kuple laf etmek isterim.


Öncelikle benim şahsi AVM'im olsa hafta sonu kapılarını sadece çocuklu ailelere açarım, kapısına gelen bekar ve gençleri de taşla kovalarım. (Bu şehirde bebek parkından ziyade ailelerin çocukları ile gideceği kaç tane açık hava mekanı var ki zaten?) Hafta sonu AVM'ye kendini zorunlu sebeplerden atmayan 30 yaş altı her insan içinde ciddi ciddi üzülürüm.


Kıssadan hisse; Hafta sonu AVM'den kaçabilmek için çalışan güruhun yapabileceği en iyi şey, iş çıkışı oralara gidip sakin sakin alışverişini yapmaktır. Yani 18.00'den sonra müşterileri azalıyor diye AVM'leri kapatanın alnını karışlar, 12.00'de açılsın AVM'ler derseniz sonuna kadar arkanızda olurum.


Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;


Pazar günü çok yakın bir kaynaktan edindiğime göre, istinyepark'da tuvalet sırası bile kapı dışına taşmış. (Cevahir'i düşünemiyorum bile.) Ben bu sabrı da, azmi de şu haliyeti ruhumda anlayamam, anlamak da istemem. Ama sermayeyi bulduğum vakit bir Tatilya bir de İzmit'teki outleti Maslak'a taşır, şuursuz tüketiciliğimi bilinçli işveren boyutuna taşırım.
ps. başlık şarkısı Mustafa Ceceli- Gidersen


5 yorum:

varol döken dedi ki...

avm'ler devlet politikası sonucudur... insanları belirli mekanlarda tutup kayıt altına almanın dünyadaki yansımasıdır... her yansıma gibi bu da çarpık bir yansıma işte...

hangi park malumafatrus hanım... istanbul'da hangi parka gidip gönül rahatlığıyla oturup kafanıza göre takılabilirsiniz...

şu an halihazırda avm reklamı yapan biri olarak çok açık söylüyorum, ülkenin bu kadarına ihtiyacı yok, çok yakın tarihte de kapanmaya başlayacaklar zaten...

malumafatrus dedi ki...

aslında amacım park yok ki demekti:)) sonra sen sorunca yine de, günüz vakti ve tek kişi olmamak şartıyla gidilebilecek Yıldız Parkı, Maçka Parkı, Hidiv Kasrı geldi aklıma.

Peki sayın reklamyapıcı, bir reklam Astoria gibi ruhsuzötesi bir alışveriş merkezini bile adam edebilir mi sorarım sana.

varol döken dedi ki...

reklamın görevi adam etmek değil, adam olmuş olduğuna inandırmaktır... ben sizi astoria'ya götürürüm gerisi size kalır:)

yıldız parkı, maçka parkı, hıdiv kasrı... hiçbiri insancıl gelmiyor bana, o içinde dolaşan bekçiler kapıda otoparkçılar, saçmasapan çay bahçeleri ile... park özgürlükse bu ülkede özgürce nefes alacak 1 m2 bile yok iddia ediyorum...

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
varol döken dedi ki...

nereye kaldırılmış bu kayıt?