2 Şubat 2010 Salı

"denizlerden sonsuzluk, gözlerinden umut aldım"


Bu da oldu ve ben ilk defa ( daha önce kopyaladım mı yoksa?) Serdar Turgut yazısı da kopyalıyorum bloga(kusburnu beni protesto etmez umarım). Ben mi değiştim Serdar Turgut mu okuyun siz karar verin artık;

Yazının bir kısmı bana fazlasıyla klişe geldi, kopyaladıklarım nispeten daha az klişe bulduklarım.

Buyurun efendim, Serdar Turgut uzaklarda bir yerlerde mutluluğu ararken;

Mutluluğun anahtarı

Her insanın içgüdüsel olarak ilk hedefi daha mutlu olmak ve daha fazlasına sahip olmaktır.
Bu hedeflerde sadece kısa süreli başarılar söz konusudur. Kendimizi neye karşı koruma altına aldıysak da akan hayat nehri bize yeni acılar, sıkıntılar mutlaka verecektir.
Kendimizi korumaya aldığımızı sanırken, bir sıkıntımıza karşı etrafımıza kaleler örmüşken merkezin etrafında dönmekte olan kendi anaforumuz durağanlaşmaya başlar, pislenmeye, kokmaya başlarız.
Çünkü önümüzden akmakta olan hayat nehrinden bir şekilde beslenmek zorundayız. Anaforumuza durmadan hayatın akan suyundan takviyeye ihtiyaç var.
Hem hayatın akan suyundan beslenelim deyip hayattan sadece mutluluk ve güzellikleri almayı istemek gerçekçi değildir.
Çözüm; hayatı güzellikleriyle ve acılarıyla, kötü yanlarıyla da toptan kabul edip hayatın tümünü sevmeye çalışmaktır.
Yani güzelliklere sahip olduğumuzda bunun sonuna kadar kıymetini bilerek yaşayacağız ama hemen sonra sürpriz bir kötülük ve üzüntü geldiğinde şaşırmayacağız, yalpalamayacağız. Onların da hayatın akmakta olan suyunun bir parçası olduğunu onların da bizi bir şekilde besleyeceğini göreceğiz.
...

Bu derin lafların daha afillsini 5 yıl önce bir Southpark bölümünde de Cartman söylemişti, ama işte ısrarla bulamıyorum o yazıyı. Kişisel tarihim de böyle tekerrürü seviyor işte ne yaparsınız.

ps. Başlık şarkısı Cem Adrian- Ben Bu Şarkıyı Sana Yazdım

ps.2. Resmin sokağı da mahallesi de aynı.

5 yorum:

( f ) ( k ) ( h ) dedi ki...

"Çözüm; hayatı güzellikleriyle ve acılarıyla, kötü yanlarıyla da toptan kabul edip hayatın tümünü sevmeye çalışmaktır."

ben mi çok takılıyorum cümlelere yoksa herkese mi oluyor? ben buradan pek bi poliyanacılık gördüm.. özür dilerim!

kusburnu dedi ki...

ortaokul bir kompozisyonu olmuş bu biraz, sevelim, sevişelim, bu dünyaya bir daha nerde gelcez ulen diyor..

malumafatrus dedi ki...

hayat bir nehir kısmında haklısınız komposizyona kaçabilir, ama şunu da unutmayın bir şeyin güzel olması için karmaşık olması gerekmez. Bu sebeple Mazhar Alanson, sarı laleler aldım diye şarkı yapıyor ve çok seviliyor.

Yazıya, ya ne var bunda basit ilkokul mantığı diyorsunuz da, güzel bir anın ardından gelen kötü vakitleri kaçınız olgunlukla karşılıyorsunuz bana onu söyleyin. hepiniz bunu yapıyorsanız ve bir ben kaldıysam Serdar Turgut'tan sonra benim de Ayazma Deresi etrafında falan biraz gezinip hayatı anlamam gerekir sanırım.

varol döken dedi ki...

mutluluğu biriktiremiyorsun... bütün bu tanımlar romantik tanımlar... aşk gibi sadakat gibi tanımını yaptığın anda aşınmayı bırak tanımını yaptığın an yalanlayan tanımlar... serdar turgut iyi niyet göstermiş yazmış ama akıllı adamdır... herkesin peşinde koştuğu mutluluk olmamalı aslında... daha doğrusu farkına varamadığımız ve bizi bir an bile olsa mutlu eden, mutluluğunu seçme özgürlüğü veya mutsuzluğunu... seçim özgürlüğün yoksa bir süre sonra yalan şeylerle mutlu olmaya başlarsın, bir yalanın üstüne diğerini koyarsın... sorsalar çok mutlusundur... ama harcı zayıf mutluluk çabuk dağılır...

mutlu mutlu mutlu diye tekrarlayınca mutlu oluyor insan:)

Fery... dedi ki...

Serdar Turgut değil Varol Döken yazısıdır şu sayfada benim için aslolan...