17 Şubat 2010 Çarşamba

"çok geç olmakla birlikte sevdiğime pişmanım"



Bazı noktalarda kaderin hayat bilirliğine güvenmek gerekiyor...


Bazı noktalarda, tarih tekerrür ediyorsa vardır bir demek istediği diye düşünmek gerekiyor...

Bazı noktalarda da açılan mekanlar tüm iyi niyetlerine rağmen sürekli kapanıyorsa bu gerçeği de göz ardı etmemek gerekiyor...

Sürekli bir mekanın açılıp kapandığı, dikişin de bir türlü tutturulamadığı bir lokasyona, kesin tutar dediğim bir yeri bile açmam ben, öyle de geçmişten ders çıkartırım.

Ama bazı idealistler vardır ki- aslında idealist olmak güzeldir, idealistlikle inadı karıştırmak kötüdür- buranın tarihini ben değiştireceğim der, oraya aklındaki mekanı açar ve genelde de batar.

Cafe İzz’in de başına gelenler bundan farklı değil. (resmi bilgiye ulaşmamakla beraber, kapandığına dair güçlü kanıtlarım var) Arnavutköy’ün o köşesi İstanbul’un Bermuda şeytan Üçgeni olduğundan olsa gerek, açılan mekanların kaderi hala değişmiyor.

Takdir edersiniz ki benim tüm gönüllü reklamlara karşın, beni bir güzel küstürüp elimi eteğimi çektirmelerinin de bu batışta payı olduğunu düşünüyorum. (mekan kapanmadıysa bu laflar çok bomba olacak ama)

Yani iş bu blogda adı geçen, beni kıran, üzen tüm mekanlar da gün gelince kaderin sillesini yiyecekler, herkes ayağını bundan sonra denk alsın ve Kayahan’ın yerine ben nerede yanlış yaptım sorusunu sormasın.

Soruyorsa da cevabı bu noktada arasın.

edited by kusburnu
ps. Başlık şarkısı yine Gülşen- Ezberbozan

5 yorum:

kusburnu dedi ki...

valla bu tek başına senin lanetin mi yoksa führerşıtaynın da (of bu çocuğun rumuzunu da yazmayı bir türlü beceremiyorum hala, kusura bakma führerciğim :)) katkısı var mı bu işte diye merak etmekteyim. nitekim her kahvaltı operasyonunda birliktesiniz, sevmediğiniz ve sildiğiniz diğer mekanların akıbeti ne oldu bir araştıralım :). hatta benim bile katkım olabilir, gerçi sevmiştim ben izzi o bir gittiğimde sizinle ama çay meselesi sinir bozucuydu.
neyse bundan böyle, mekan açmadan önce sana bir danışalım :))

malumafatrus dedi ki...

benim ne lanetim olacak arkadaşım. taş binanın laneti bütün bunlar.

Fuhrerchein pis boğaz olmakla beraber yemek kariyerinde en çok kahvaltıya önem verir. Ve ayrıca kendisi benim gibi ezik olmadığı için beğenmediğini de çat diye söyler.

Ne acıdır ki, beğenmediğimiz mekandan daha çok beğendiğimiz mekanı kaybettik biz, bu sebeple de beğendiklerimize bir şey olmasın diye itinayla ve ısrarla da o mekanın yollarını aşındırırız.

AMa buna rağmen hala bir yerde müdavim muamalesi görmüyoruz o ayrı.

kusburnu dedi ki...

führer abim madem çat diye söyleyebilen bir insan nasıl oluyor da hiçbir yerde müdavim muamelesi göremiyorsunuz. hani ikiniz de çok standart tipler değilsiniz, tanımıyorlar desem değil. bir sivrilik yok belki de sizde. hani her zamankinden mi? evet her zamankinden diyaloglarına ne zaman gark olacaksınız. izlemekteyim.

Fery... dedi ki...

caddede en son zazie olarak hizmet veren bundan önce de milyon kez el değiştiren mekan için de ben çok üzülüyorum ne olsa tutmuyor :( şimdi de sanırım bir kebapçı açılacak...

malumafatrus dedi ki...

Zazie'nin yeri Nişantaşı'nın göbeği, giderse o kadar uzaklara!! kapanır tabi...