14 Şubat 2010 Pazar

" biz kendimizi hep düşünmekten kendimizi kaybettik"


Based on a true story, vol.1.;

Yer; Kocaman bir market
Saat: Akşam vakitleri
Başrol; Zengin ( kokona tabir edilecek) teyze ve telefonun karşısındaki ses
Yardımcı Oyuncu: Teyzenin şöförü
Dış ses: Ben

Teyze: X listeye Pronto yazmış ama 1 tane olması vardı, daha yeni aldım. Aşağı inip bakar mısın, var mı yok mu?
Telefondaki ses: .....
Teyze: Sen beni anlayamadın, belki görmemiştir, vardı çünkü bir tane, bakar mısın şimdi?
Telefondaki ses: ...
Teyze: Listede sandviç ekmeği yazıyor, uzun mu yuvarlak mı bu?
Telefondaki ses: ...
Teyze: yok muydu sandviç ekmeği?
Telefondaki ses: ...
Teyze: Siz onu mu yediniz dün?
Telefondaki ses: ( Zıkkım yeseydik daha mutlu olurdunuz sanırım?)
Teyze: Bir daha listeye sandviç ekmeğinin uzun mu yuvarlak mı olduğunu da yazın, olur mu?

Dış ses: Allah zengin kaprisleri ile boğuşmak zorunda kalan herkeslerin yardımcısı olsun.

ps. başlık şarkısı Maskott- Tuval

6 yorum:

Aslı dedi ki...

O kadar zenginsen al ikisinden de, nasılsa yiyor zıkkım yiyesiceler.

Fery... dedi ki...

okurken yoruldum yemin ederim :))

kusburnu dedi ki...

ben hiçbi şey annamadım.. bravo bana!

varol döken dedi ki...

bu teyzeleri altın günleri'nde bir araya getirip yakıyoruz biz... ilanı da şöyle:

altın günleri'nde yakılacak teyze aranıyor!

malumafatrus dedi ki...

bu teyzenin altın günü ile işi olacağını pek sanmıyorum yalnız:)) Süreyya Yalçın ilk düğününde davetlilere altın takmayınız lütfen diye ricada bulunmuştu diye duymuştum. Tamamen dedikodu olduğunu düşünsem ve inanmasam da, bu teyzeyi de öyle düşün, yakacaksan altın gününden başka bir yerlerde yak bence.

Hem ayrıca altın günü çok orta segment bir faaliyet bence. Hatta yaşlı olmadan, gençliğinin baharında altın günü yapanlar,çok da yakından (içerilerden bir yerden) tanıyorum onları, belirtmek isterim.

varol döken dedi ki...

bu altın gününden biz de yaptık desem:) gerçi kek yerine çerez, çay yerine bira tükettik ama o altınlar o eurolar alındı mı alındı:)