1 Şubat 2010 Pazartesi

"bazen kızar dünyaya ama sadece kendini üzer"



Hemcinslerimden en utandığım vakit, taksi beklerken cinlik yaptıklarını sanarak birilerinin önüne geçtikleri anlardır.Yağan yağmurla beraber ters orantılı şekilde azalan taksilerden dolayı bu asabiyetim mevsimsel olarak artar. Bugün ( Pazartesi yazıldı yazı) de onlardan bir gün olabilirdi. Ama ben bugün azıcık akıllılık ederek ve lokasyona olan aşinalığımdan taksinin nereden geleceğini de tahmin ederek, taksiyi de bulacağım yerde konuşlandım. Yine de millete böyle vakitlerde kızdığım için de, benden önce bekleyenlere haksızlık yaptığımı düşündüm ve taksinin yanına vizdan azabımı da oturttum.

Taksi bulamamanın acısını da gayet iyi bildiğim için, spordan çıkarken gördüğüm ve taksi bekleyen bir hanımefendiyi de bu sebeple eğer aynı taraflara gidiyorsak, benimle gelmesi için davet ettim. Açıkçası genelde pek böyle şeyler yapmam. Ama eğer ben o halde bekliyor olsam, böyle bir teklife de hayır demeyeceğimi düşündüğümden, acaba mı dedim. Bunu düşündüğümden bir davette bulundum ama sonra bu hareketim gereksiz bir iyi niyet gösterisi gibi geldiğinden, arabaya biner binmez; spordan çıkarken gördüğümü belirterek bir yakınlık oluşturma gereksinimi duydum.

Şansa yol arkadaşım da gayet tatlı biri çıktı, benim de çenem yağmur sebepli düştü, bu sayede de spor ekseninde konuşarak yolculuğumuzu tamamladık. Bir yandan böyle havalarda herkes böyle yapmalı diye düşünüyorum, bir yandan da etraf manyak doluykan böyle davetlere bile pek ihtimas göstermemek gerek diyen annemin sesini duyuyorum.

Yine de havanın bozacağı şu günlerde "kendimi taksiye attım ya daha ne isterim" diye demeyip, dışarıda ıslak kediye dönme ihtimali olanları da düşünüp, taksi paylaşımcılığına gitmenizi varını yokunu toplum huzuruna adamış bir bünye olarak öneririm.
Böyle böyle bu sene Nobel barış ödülüne aday olur, 2011'de de kaparım ödülü, uyarmadı demeyin.

Kişisel itiraf; Yolda bekleyen kişi bir erkek olsaydı, aynı rahatlıkla bu teklifte bulunamazdım herhalde ( bazen böyle de takılırım başkasının ne düşüneceğine), ancak hava ve taksi durumu daha fena olsaydı "isterseniz gelin" derdim herhalde.

Resim için ps.1.

Başlık şarkısı için ps.2. Cem Adrian- Bana Özel

3 yorum:

varol döken dedi ki...

dışarda bekliyorsun... öldür allah geçmiyor bir araç... hava buz... seninle birlikte 2 kız daha var yanında... hem güzeller hem gençler... taksi yapacaksın mecbur, hem mesafe uzun hem taksi az... kafandan yağmur kadar hızlı binbir düşünce geçiyor... kimseyi rahatsız etmek istemiyorsun, kimsenin de sana tip tip bakmasını çekemiyorsun... kızlara asılan zampara da olmak istemiyorsun, takside adil bir paylaşım nasıl yapılır, bozuk çıkmazsa ne olur onu da bilmiyorsun... ikilemden ikileme sürükleniyorsun yağmurda sürüklenen çerçöp gibi...

işte ben bu gerilim yerine sırılsıklam olmayı tercih ederim:)

malumafatrus dedi ki...

Eğer uzun süre beraber bekleniyorsa, bence zampara durumu falan ortada olmaz. Ben bir kere taksicinin teklifi ile müşterisi olan bir taksiye binmiştim, kendisi başından ikinizden de alırım uyarısını sunmuştu. Taksideki kişi benden önce inince de tüm parayı ödemiş ve taksimetreyi sıfırlayın da hanımefendi tekrar ödemesin demişti, ama taksici taksimetreyi tamamen kapatıp benden otomatik 20 TL almayı tercih etmişti, ben de olağan eziklik ve Bandırma dönüşü depresyonumdan pek laf etmemiştim.

Önce inersem işim zaten kolay, taksimetre ne kadar yazarsa onu veririm, çünkü en nihayetinde ben o yola gidecektim diye düşünürüm, bir de tanımadığım etmediğim insana borçlu durumuna da düşmekten fevkalade rahatsız olurum.

En önemlisi havanın berbatlığı dışında konu bulamayıp, sessiz sessiz yolculuk etmek ki, ben de onun yerine ıslanmayı tercih edebilirim.

varol döken dedi ki...

ülkemizde birbirini tanımayan iki hemcinsin olduğu her yerde zampara durumu olur:) kadınlar haddinden fazla temkinli erkekler de hadlerinden fazla meyilli bu konuda... zaten taksiler de bambaşka bir alemin araçları olduğu için hepsinin toplamı böyle sirk gibi, lunapark gibi bir şey oluyor, insan neyle karşılacağını asla bilemiyor...

ayrıca yukarıda verdiğin örnekte taksideki paylaşımın nasıl olacağının muallak olduğu da ortaya çıkmış... ya biri önce inerse ya biri sonra binerse ya iki kişi aynı anda inip kaçarsa... paranoyalarım bitmez bu konuda:)

galiba en iyisi taksicinin hakem olduğu bakırköy 4 kişi adam başı 10 lira olan kadıköy taksileri...