18 Şubat 2010 Perşembe

"başlayan her şey şimdi bitiyor"


Saç konusu malumunuz her 42+xx'linin klasik derdi...

Kadınları bu dünyada hiç meşgalesi olmasa bile bir ayakkabı bir de saç konusu ile gayet güzel meşgul edebilirsiniz. (Yok ben uğraşmam, takılmam böyle şeylere diyen kadın takdire şayan kadındır, değeri bilinesi insandır o ayrı.)

Ben de isterdim Gülriz Sururi gibi yıllar boyunca aynı şaç modelini kullanabileyim ama işte o meşhur xx'den gelen bir kurttan mütevellit saç modeli/ rengi dediğimiz şey düzenli aralıklarla batıyor bana.

Hep istediğim bir saç boyutu var buna rağmen hızlı uzamayan ( sefa çekmiyoruz burada) saçlarım ve saç konusunda aldığı kararları sürekli unutan bir bünyem var. (Bu sebeple her seferinde kendime küfredip, bir sonraki sefere de katlı saç kestiririm ısrarla)

Geçmişte yaptığım şuursuz denemeler sonrasında saç modelimde yapacak değişikliklerimin sınırı gayet iyi bilir ve eskiden beri -genelin aksine- depresyon sebepli saç kestirmez, saç kestirdikten sonra da bir güzel depresyona girerim.

Bunun içindir ki, genelde saçıma dair yaptığım değişiklikler kahkül kestirip uzatmak arasında gider gelir. ( koca kafam aksine izin vermiyor)
Gelin görün ki kışın kahküllü olmak da akıllı işi değil. Aslında gönlümde gayet kısaltmaya dair karıncalanmalar var ama başka bir modele (saç borsasında dibi görmedikçe) Tutku'nun ellerinde olsam bile heves edemem. (Sürekli saç modeli değiştirene hayran kalırım o ayrı)

Yani bana düşen saçımı normal hallerine bırakıp, ayakkabı dünyasına geri dönmek ki biz buna tıp dilinde alışveriş için mazeret üretmek de diyebiliriz.

ps.1. Resmin mahallesi burası.

ps.2. Başlık şarkısı Hayko Cepkin- Seninki dert mi?

6 yorum:

varol döken dedi ki...

eğer cate blanchett değillerse (bknz. tom tykwer'in heaven-cennet filmi) ben bütün kadınların uzun saçlı ve mümkünse kahkülsüz olmasından yanayım...

ama sanırım önemli olan bu değil, önemli olan kadınların benden yana olması:)

kusburnu dedi ki...

ben de tüm erkeklerin kıvırcık saçlı olmasından yanayım, olamıyorlarsa perma yaptırsınlar, o nedir öyle düz saç, bayık bayık.
kadınların ise 3 numara kısa saçlı, boyasız ve dertsiz olmalarını isterim her daim. kısa saç gibisi var mı ya, ne kurutma derdi var, ne fön derdi var, banyodan sonra gezdir havluyu kafanda, azcık jöleyle şekil ver, bitti gitti..

malumafatrus dedi ki...

ısrarla vurgulamakta fayda görüyorum erkek milletinin saçı 3 numara olmalı, saçı kıvırcık mı pırasa mı falan hiç anlaşılmamalı.

Valla senin dediğin o kısa saç dönemlerinden bir değil iki kere geçmiş bir akıl fukarası olarak söyleyebilirim, denizden çıkıp saçını su şişesi ile ıslatmak falan da azap bu bünyeye.

Minicik ve güzel bir suratı yoksa kadınların kısa saçlı olmasına da şekilciliğimin ve benim büyük itirazı var.

Fery... dedi ki...

ayyyyyy beni anlatmışsın sanki :)) benim de rengini modelini bişileri değiştiresim var...

malumafatrus dedi ki...

ama senin Özgür gibi güvendiğin bir kapın var zaten. Benim öyle değil. Tutku'cuğumun yeteneklerine güvenim çok olsa da sınırlarını yine de ben çizmeliyim kendisinin.

ps. Bugüne kadar çocuklarına tutku ismini koyan aileleri de yazı konusu yapmadığımız geldi aklıma:))

Fery... dedi ki...

Okşan ı da unutma bence hayır bir de bir dönem birlikte çalıştığım birinin adı Okşan dı hala nasıl ya diyorum bir anne babanın kızına yapabileceği en büyük kötülük sanırım...