27 Ocak 2010 Çarşamba

"zamansız olan her şeyin büyülü korkusu"



  • Kadınların hep üşümesine laf eden erkek güruhu, sorarım size biz üşümesek sizin o ceketini veren centilmen ayakları ne olurdu acaba? Bir kadına ne çok üşüyorsun demeden önce bunu bir düşünün, kendi ekmeğinize taş koymayın lütfen.

  • Tamam ayılarınki gibi olmasın ama bizde 1 ay falan kış uykusuna yatsak diyorum. Gerekli görülürse 1 ay boyunca uyumanın da faydalarını madde madde sıralırım, utanırsınız.

  • Her şeyin modası olduğu gibi, hayvan beslemenin de modası var. Misal ben ve yaşıtımın ergenliğe geçiş dönemlerinde kuş beslemek modaydı. Bana da dayım almıştı bir muhabbet kuşu. Hediyenin anlam ve öneminden ötürü, dayımın ismini verdim, sonra ananem kızdı cicican olarak ismini revize ettim. Bununla beraber üniversite çağında ( depresyonun dibinde olduğumdan) küçük iki balık alıp, adlarını da Shakira ve chopın koymak niyetim vardı, depresyon çabuk bitmese de balık niyeti hemen gitti çok şükür.

  • Gözlemlerimde şunu farkettim ki, maydonoz da bu ülkeyi ikiye bölebilir. Maydonozu biri idareten yemiyor üstadım. Ya çok seviliyor bu meret ya da az. Bense pek tabi ki, sevmeyen kesimdenim (ama suyu ile münasebetimiz arttı hatırlarsınız) ve aa maydonoz sevmiyor musun inanmıyorum tepkisine, “aa maydonoz mu seviyorsun inanmıyorum” tepkisi vermek istiyorum.

  • Söz yemekten açılmışken, havuçlu kek seven ve İstanbul’da yaşayan bünyelerin bir şekilde Elifli Pastanesine ( Kabataş) uğraması gerektiği hatırlatmak isterim. Şehirdışına sürülmemden ötürü uzun zamandır o güzel tattan muzdariptim, ama ev arkadaşların en romantiği geçenlerde oraya işi düşünce bir kuple havuçlu keki kapıp, fani günlerimden birini pudra şekeri kıvamına getirdi, siz de kendiniz için bu güzellikle ( kekle) tanışın isterim.

  • Bu arada ben Melis Alphan’ı da sevdiğime karar verdim. Aksini hissedene kadar kayıtlara geçmesini rica ederim.

ps. Başlık şarkısı Sakın Şaşırma- Bülent Ortaçgil

ps.2. Resmin adresi birçok kez tekerrür edecek.

13 yorum:

varol döken dedi ki...

sonunda ikimizden biri yorulacak:)

madde 1: kadınların üşümesine laf da etmem yardım da etmem... yardım etmem derken üşümesine etmem yoksa üşürse ederim ne olacak... ısısı sabit bir insanım ben. ceketli ceketsiz fark etmez... bir kadına ne çok üşüyorsun desem de yanlışlıkla hissederim kızgınlığını anında ne çok düşünüyorum seni bir bilsen diye çevirir çıkartırım hemen cümlemdeki yanlışlığı...

madde 2: 1 ay kış uykusuna yatamaz insan... hayır ayılıktan ama çok uyudum ben biliyorum oradan... asıl ihtiyaç gün içinde kısa uykulardır... da vinci her 2 saatte bir 20 dakika kestirirmiş... japonlar işyerlerinde öğle uykusu molası veriyor efsanesini de gerçek sayalım misal... veyahut bebeğe hak görülen öğle uykusu büyükten neden esirgenir... maddelerimizi sıralarsak yoruluruz sayın blog sahibi, uyumamız gerekir sonra... o yüzden iki ayrı görüş açısı olarak kalsın bunlar burda...

madde 3: bu hayvan konusundan çok acayip bir geçmişim var benim... kedilerin doğumgününü kutlayan bir sülalede yetişip, zehirlenen kediyi kusturarak kurtaran bir çocukluktan, yolda gördüğün kaplumbağayı eve alıp besleyen bir aileye, eve iltica eden muhabbet kuşundan, birbirlerini yiyen lepisteslere kadar hayvanlar alemi gibi böyle medrano sirki gibi gelişmiş her şey... amma velakin otoparkçım canım arkadaşım kemal'in kedi besleyecen oğlum sen 35inden sonra kehanetlerine rağmen istemem kedi köpek yarasa su samuru bundan sonra... bir istediğim balporsuğu, ama beslemeye değil haşa, iki tek atacaz karşılıklı sadece... yazın internete bal porsuğu neden karşılıklı iki tek atmak istediğimi anlarsınız...

madde 4: baba zula pırasa'sını yaptı bunun... bu dünya ikiye ayrılır pırasa sevenler ve sevmeyenler diye... maydanoz da böyle ayrımlara gidebilir aramızda, bölücü bir bitkidir maydanoz, yüz vermeyelim ona... farzı misal biz bile bölündük şu an maydonoz mu maydanoz mu diye? ama burdan sana söz veriyorum blog sahibi sana bir gün bir maydanoz denettireceğim ve sen de söz ver ki maydanoz gibi yutarsan hakkındaki fikirlerini gelip buraya itiraf edeceksin... anlaştık mı?

madde 5: havuçlu kekin içinde ceviz yoksa küserim ben o keke, selam vermem o keke...

madde 6: melis alphan'ı sevmek üstüne düşüneceğim biraz... sevsem melis alphan'ı değiştirir mi benim tarzımı? kafiyeli konuşsam ona, boynuma dolar mı en moda atkıyı... sen de gel melis alphan biz seni okuyoruz sen de bizi oku desek, bunu bu yılın modası sayar mı? bilemedim dedim ya düşüneceğim...

ben de başlık şarkısı olmak istiyorum...

malumafatrus dedi ki...

Varol Döken, illa bir yarış durumu ortaya koyuyorsun farketmedim sanma. Yorum hızını takdir etsem de, yorulan kendim olmam diye umut ediyorum.

2- kısa uyku kesinlikle daha mantıklı. ben de mesela öğlen 3 gibi bir saat uyusam kesinlikle daha huzurlu ve mutlu olurum.

3-bal porsuğu'na baktım, onunla neden iki kadeh içmek istediğini takdir edersin ki anlamadım ama ruh dünyana dair pek çok fikir edinmiş oldum.

4- ben daha önce bunu vişne suyu için yazmıştım, ama blogda mı yazdım, space'de mi hatırlamıyorum. İnsanlar pırasayı da mı çok seviyor diye şaşkınlıklarımı belirtiyorum. bir gün maydanoz denettireceksin ben de maydanoz gibi yutacağım kısmını üzgünüm ama pek anlamadım:)

5- Zaten kekin alameti fabrikası cevizdir benim neznimde. Hatta yerine bazen fındık koyulan keklere de bir güzel burun kıvırırım.

6- İtiraf edeyim ben aslında melis alphan'ı pek okumuyorum ama iyi bir insan olduğuna dair içimde bir hissiyat var. Bu sebeple o da burayı okumasa sadece beni sevse de itiraz etmem.

Eğer biri ismini ( soyadınla beraber) şarkı sözünün içine dahil ederse, yazı başlığı pek tabi ki olursun. Ama bunun yerine sen bir şarkı yazsan,birileri de söylese, ben onun sözlerinden başlık yapsam daha uygun olur gibi.

varol döken dedi ki...

yok yok yarışmak yok... bıraktım ben yarışmayı... yani sessiz sinema ve scrabble denince yine error veriyorum ama burda yarışma yok... yazma hızını takdir etmenin becerilememiş haliydi o sadece...

balporsuğu bu alemin en delikanlı hayvanı... kimseye eyvallahı yok... kobra yılanını bile bayılarak yiyor (burdaki bayılarak kinayedir, çift anlamlı olan kinaye miydi işte ondan:) şimdi böyle bir hayvan evladıyla insan 2 kadeh içmez de ne yapar, ha benim hayvanıma ne yedin kobrayı diye o porsuk tüylerini sıvazlamaz da ne yapar...

bu madde bir kenarda dursun, maydanoz maddesi yani... hayat ahi, ömür baki, olur da bir gün rastlaştırırsa bizi sana aslı maydanoz ama tadı bambaşka olan bir şey ısmarlayacağım... şifa niyetine... o zaman maydanoz sevip sevmeme konusunda arafta kalırsan itiraf edeceksin ama diyordum... yine mi anlaşılmadı mı? yine mi metaforlara aliterasyonlara kahpe mecazlara kurban gitti anlattıklarım:)

en güzel sevgi sebepsiz sevgi... buna da katıldık gitti...

ben bir şarkı yaptım... biri de söyledi... bu bizi ilginç olan şu soruya getiriyor... eğer ormanda bir ağaç devrilirse ama kimse o ağacın devrildiğini bilmezse görmezse o ağaç devrilmiş sayılır mı?

buyrunuz söz sizin:)

Aslı dedi ki...

Maydanoza da havuçlu keke de bayılırım. Kış uykusu girişimini sonuna kadar destekliyorum. Üşümeme laf etmesin kimse, ben de bayılmıyorum üşümeye.

malumafatrus dedi ki...

Varol; ağaç devrilse ve kimsecikler görmese de bence devrilmiştir. Senin şarkı da aynı mantıkta yazılmış ve birileri tarafından söylenmişe, yazılmış sayılır. Ama söylenmediyse daha şarkı kıvamına ulaşmamış demektir.

Aslı; peki sence hangi ayda kış uykusuna yatmak daha mantıklı? Benim oyum ya Aralık ya da Ocak'tan yana. Bu bünyeye ikisi birden çok yorucu çünkü.

varol döken dedi ki...

o maydanozdan dün yine yedim... fikirleri değişiyor insanın...

Fery... dedi ki...

az dolanmadım ortalarda ayı olacak insanım diye... kış sevmem, üşümekten nefret eder çok üşürüm :( Ekimde yatsam uyusam Nisan'da gözlerimi ovuştura ovuştura uyansam; erguvanlar falan...

Aslı dedi ki...

Bana kasım fena koyuyor, kışa girmiyor ama valla depresyonun dibi oluyorum her kasım.

malumafatrus dedi ki...

Feri peki sence Erguvanlar kışın da olsa, kış daha çekilir bir hal mi alırdı,yoksa erguvanı erguvan yapan ilkbahar mıdır?

Aslı bence sen kışın artık kapıda olduğunu hissettiğin için direkt Kasım ayında dip yapıyor olabilirsin, demek ki neymiş terazi burcu borsa gibi, ihtimalleri satın alıyor ve öngörüleri yüksek. Bunu da not ettim bir yere:))

Fery... dedi ki...

Erguvan baharın geldiğinin habercisi kışın sonudur sırf bu sebeple bile mükemmeldir... sevilesidir... Olduğu gibi kalsın :) ama zaman bana hisara gitme şansı tanısın... sadece bu dileğim...

varol döken dedi ki...

erguvani diye şarkım var benim... ben de başlık şarkısı olmak istiyorum...

malumafatrus dedi ki...

feri, geçen sene yapamadık bari bu sene baharda, bir Cuma Anadoluhisarına kaçalım. kahve olmasa da bir şekilde eski günlerin nostaljisini yaparız.

Varol, şarkının sözlerini alıyım lütfen.

Fery... dedi ki...

kesinlikle katılıyorum...