25 Ocak 2010 Pazartesi

"yapraklar gibi savruldum da kış oldum"




Kar dediğiniz meteorolojik faaliyet bizim yaşadığımız şehre pek sık uğramaz. Mesela her yıl 1 hafta karlı olur bu şehir diye bir genellemeye gidemeyiz. 10 yılda bir kar yağar diye de kesin bir kanımız yoktur, Allah ne verdiyse bahtımıza şeklinde takılırız.

İşte tam da bu sebepten hevesle karşılarız kar'ı. Etraf beyazlara büründükçe çocuk olasımız gelir. Eşek kadar insanlar tatil hevesi ile camda bekçi oluruz. En azından ben ve tanıdığım büyük bir çoğunluk böyle. Bir de öyle bir kesim var ki; bu çocuksu hale bile dır dır ederler. "Kar yağıyor işte ne var bunda" diye burun kıvırırlar bir güzel.



Bu blogda genelde her şeye burun kıvırıyorum, takdirden ziyade vır vır dır dır ediyorum. Ama birilerinin kar yağıyor diye kendilerini sokağa atmalarına, fotoğraf makinelerine sarılmalarına, dillerinden kar'ı düşürmemelerine asabiyet yapanları bir türlü anlayamıyorum. Herkes hayata aynı noktadan bakmaz tabi ama birilerini çocukça heveslerinden ötürü eleştirmek umutsuzluktur, içi kurumuşluktur, tükenmişliktir ben size söyleyeyim.

Birde bu havada spor yapmaya çalışmak şuursuzluktur. Kar korkusunu unutup serviste bir güzel uyumak, uyandığında köprüdeki tipiyi ve buzlanmayı görüp, sporunun en güzelinin evde yapılanı olduğunu hatırlamak ve atraksiyonlu bir şekilde eve dönmek yarım şuurlu hareket eden her insanın izlemesi gereken yoldur. Şiddetle tavsiye edilir.

Ve bir işin değeri evden çalışılabildiği oranda artar. Yeni mezunlarının kariyer seçimlerinde bu gerçeği göz ardı etmemelerini malumafatrus-ık köşesi olarak hatırlatmayı boynumun borcu sayarım.

ps. başlık şarkısı Kış Oldum- Müslüm Gürses- sözler Birhan Keskin
ps.2. Bir numaralı resmimizin adresi burası, ikincisi google babadan armağan.


10 yorum:

Aslı dedi ki...

Ben kıskanıyorum hem işe gidip acı çeken hem de kar yağdı diye sevinenleri. İşten erken çıkmak bile sevindiremiyor zira o dönüş yolu yarım saat erken çıktım diye kısalmıyor. İşin değeri karda evden çıkmama özgürlüğü ile kesinlikle ölçülmeli. Ölçülsün, biçilsin ve işverenler ona göre hareket etsin.

malumafatrus dedi ki...

Sırf para kazanmak için gidilen iş başlı başına bir acı, kar acının katmeri olur ancak:)) eğer kar sebepli yolda bir kaza olsa veya başka sebepten trafik ilerlemese kesin kafayı yer, büyük de isyan ederdim ama şimdi evden çıkarken düşme tehlikesi, soğuktan bezme dışında pek bir sıkıntısını görmedim keratanın, ondan da kendisiyle aramız iyi. Ama yarın gözümü buzda açarsam aksini de iddia ederim, bu beni şaşırtmaz, sizi de şaşırtmasın.

zaten karın kötü vakti yağışın bittiği ve her yerin çamur olacağı vakit ki, o zaman hep beraber isyan edebiliriz.

benden bu kadar dedi ki...

kar güzel de kış güzel değil ya.. bir de keşke işimiz uzaktan bağlanarak halledilebilseydi.. sürekli sıcak denizlere yelken alırdım valla :)

( f ) ( k ) ( h ) dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
( f ) ( k ) ( h ) dedi ki...

dün bir arjantinli ile tanıştım ve bana kırismıs'ta bile kar görmediğini söyledi.. dedim bekle birazdan yağar. yağdı!

Fery... dedi ki...

uzaktan çalışabilecek insanlardan biriyim ben ama nedense iki gündür kar kış demeden kendimi iş yerinde buluyorum... bu ne yama çelişki :) hiçkimse demiyor ki bugün evden çalışın...

hee bir de hasta oluyorum galiba, boğazım çok kötü sesim de çıkmıyor... Yarın Ankara'ya gidiyorum dün haberlerde başkentte gün içerisinde sıcaklık !!! -10 derece dedi... Valla dedi...

malumafatrus dedi ki...

fericim, annemi aratmamak adına ince giyinmenin sonu hastalıktır diye düşündüğümden ANkara için sıkı tedbirler almanı öneriyor ve iyi yolculuklar diliyorum.

(f)(k)(h); bu olay İstanbul'da mı gerçekleşti, başka bir ülkede mi onu pek idrak edemedim itiraf etmeliyim.

Alper; şuanki haliyeti ruhumun aksine polyannacıılk yapmak gerekirse, kış nar ve kestane sebebiyle sevilecek bir mevsim. Siz sürekli seyahat ediyorsunuz, durumunuz fena ama (bu sözüm feriyle ikinize; ben mi dedim size o işi seçin diye) sürekli sokakta çalışan insanlar var, bu tarzı hiç sevmesem de onları düşünün ve isyandan vazgeçin.

Unutmayın şikayetin mevsimi olmaz, 365 güne en azından bir dert var çünkü.

varol döken dedi ki...

ben karları da (şapka bulamadığımdan karı yazıp şimşekleri üstüme çekmek istemedim en baştan çünkü en sonunda fena çekeceğim:) kışı da, işimi de seviyorum...

ayrıca işe yürüyerek gidebiliyorum... hoş bu kar yağdığında bana iş tatili yok demek bu ama yukarda dedim ya işimi seviyorum...

şimşekleri üstüme çekmeyi de seviyorum:)

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Herkes hayata aynı noktadan bakmaz tabi ama birilerini çocukça heveslerinden ötürü eleştirmek umutsuzluktur, içi kurumuşluktur, tükenmişliktir ben size söyleyeyim.
--
Özellikle bu güzeldi gerçekten.
Masum ve kimseye zararı dokunmayan çocukluklardan kime ne..

malumafatrus dedi ki...

masum ve kimseye zararı dokunmayan çocuğun tanımını da yapmakta fayda görüyorum. 13-15 yaş arası ergenlerin, kar topu oynarken, o topları bana denk getirme ihtimalleri oldukça masumiyetlerinden şüphe ederim onu söyleyeyim:))